İşgalciler, “ablukanın” Kırım’a yaklaşık 1,5 trilyon ruble zarar verdiğini iddia ediyor

Haberler
Anife Bilal
19 Temmuz 2021, 12:29
Anife Bilal
19 Temmuz 2021, 12:29

Rus işgali altında bulunan Kırım’ın sözde yönetimi, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “ablukadan” doğan zararın tahmini değerini açıkladı. İşgalcilerin hesaplarına göre, “abluka nedeniyle Kırım’a verilen zararın” miktarı 1,47 trilyon ruble (20 milyar dolar).

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde Parlamento Başkan Yardımcısı Yefim Fiks, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “ablukayı” organize eden 12 Ukrayna vatandaşının, “mutlaka cezalandırılacağını” ileri sürdü. Fiks yaptığı açıklamada, “Abluka organizatörleri hakkında soruşturma yürütülüyor. Çalışma grubumuz, su ablukasının yarımadaya verdiği zararın tazmin edilmesi için, mahkemede dava açmak için gerekli olan belgelerin hazırlığını tamamlamak üzere.” diye belirtti.

Ön hesaplara göre tahmini zararın 1,47 trilyon ruble olduğunu iddia eden işgalci yetkili, “Söz konusu miktarı gerekli tüm belgelerle desteklediğimizde, talep mahkemeye sunulacak” dedi.

İŞGALCİ YÖNETİM, KIRIM’DA SU SORUNUNA İLİŞKİN KIRIM TATAR LİDERLERİNE DAVA AÇTI

Daha önce, Rus işgali altında bulunan Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde yönetiminin, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve Soruşturma Komitesinden, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “ablukayı” organize eden ve destekleyen 12 Ukrayna vatandaşı hakkında dava açılmasını istediği duyurulmuştu. İşgalciler, Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkan Yardımcısı Lenur İslamov, eski Ukrayna Cumhurbaşkanları Petro Poroşenko ve Leonid Kravçuk, Ukrayna Cumhurbaşkanının eski Kırım Daimi Temsilcisi Boris Babin’in de aralarında bulunduğu 12 Ukrayna vatandaşı hakkında dava açılmasını talep etti.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor. Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

KIRIMOĞLU: SU SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN KIRIM’I MAHVEDECEKLER

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki su sorunu çözme girişimlerinin, yarımadanın ekolojisini olumsuz etkileyeceğini ifade etmiş; işgalcilerin Kırım’da yeni su kuyuları açarak, yarımadayı mahvedeceğini vurgulamıştı.

İşgalci yönetimin, su sorunu çözme yöntemlerini değerlendiren Kırımoğlu, “Şu anda yeraltı suyu çıkarmak için yeni kuyu açılmasına ağırlık veriyorlar. İlk olarak yeraltı suyu rezervleri sınırsız değil ve tüm Kırım’a suyla sağlamaya yetmeyecektir. İkinci olarak, Kırım’ın ekolojisi için büyük tehdit oluşturuluyor. Tatlı su çıkarıldıktan sonra oluşan boşluklara deniz suyu dolduruluyor ve tüketimi uygun olmayan çeşitli kanalizasyon suları dolduruluyor. Bu da toprağın tuzlanmasına yol açıyor.” ifadelerini kullandı.