İşgalci zulmü: Temmuz ayında Kırım'da 9 alıkoyma ve iki baskın vakası kaydedildi

Haberler
E. K.
11 Ağustos 2021, 19:37
E. K.
11 Ağustos 2021, 19:37

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rus işgali altındaki Kırım’da Temmuz 2020’ye ait insan hakları ihlalleri raporunu yayımladı. Bugün yayımlanan rapora göre, Temmuz ayında Kırım’da 9 kişi işgalcilerce alıkonulurken, 2 eve baskınlar düzenlendi.

Rus işgali altında bulunan Kırım’da Temmuz ayında 8’i Kırım Tatarı olmak üzere 9 kişi işgalci güçlerce alıkonulurken, 2 Kırım Tatar evine de baskın düzenlendi. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin temmuz ayında Kırım’daki insan hakları ihlallerine ilişkin raporuna göre, işgal altındaki yarımadada bu dönemde ayrıca 29’u Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarlarına yönelik olmak üzere adil yargılanma hakkının ihlali ile ilgili 30 vaka, 14’ü Kırım Tatarlarına yönelik olmak üzere ulaşılabilir en yüksek düzeyde fiziksel/(bedensel) ve ruhsal sağlık standartlarından yararlanma hakkı ihlali ile ilgili 16 vaka ve 1’i Kırım Tatarına olmak üzere 2 para cezası vakası kaydedildi.

Bunun yanı sıra temmuz ayında kaybolan 2 Kırım Tatarının da daha sonra ölü bulunduğuna dikkat çekildi.

YARIMADADA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini “özgürce” tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Ukrayna’ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna’nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.