İnsan Hakları Savunucuları: İşgal edilen Kırım'da bağımsız medya susturuldu

25 Şubat 2020, 09:54

Ukrayna’da İnsan hakları savunucuları, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin devam ettiği 6 yıl boyunca, işgalci yönetimin gazeteci ve blog yazarlarına karşı uyguladığı 300 baskı vakasını kayda geçirdi.

Başkent Kıyiv’de 21 Şubat 2020 tarihinde düzenlenen basın toplantısında, işgal edilen Kırım’daki ifade özgürlüğünün durumunun ele alındığı rapor sunuldu. Rapor, ZMINA İnsan Hakları Merkezi ve Kırım İnsan Hakları Grubu tarafından Şubat 2014-Eylül 2019 tarihleri arasında Kırım’daki insan hakları durumu ile ilgili yapılan araştırmaya dayanarak hazırlandı.

İnsan hakları savunucuları, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin başından bu yana yarımadada ifade özgürlüğünü kısıtlayan büyük çaplı bir sürecin başladığını ve halen devam ettiğini vurguladı. İşgalci yönetimin, gazetecilere baskı uygulamak için Rusya Federasyonu “aşırıcılıkla mücadele” yasalarını kullandığını belirten insan hakları savunucuları, gazeteciler hakkında sözde ayrılıkçılık bahanesiyle bir dizi davaların açıldığını, gazetecilerin para cezalarına çarptırıldığını ve fiziksel saldırılara maruz bırakılarak tehdit edildiğini ifade etti.

Kırım İnsan Hakları Grubu uzmanı İrına Sedova, işgal edilen Kırım’da işgalin başından bu yana her ay gazetecilerin ve blog yazarlarının haklarının ihlal edildiğini belirtti.

Sedova, gazetecilere yönelik baskıların, en çok Mart 2014’te yaşandığını ve gazetecilere saldırı, işkence ve baskıların uygulandığını bildirdi. Sedova, “Bu dönemde Kırım’da tüm dünyadan gelen gazeteciler çalıştı. 26 Şubat-22 Mart 2014 tarihleri arasında yüzden fazla gazeteciye ve blog yazarına karşı hak ihlali vakası kayda geçirildi.” diye kaydetti.

İŞGALCİLERDEN SİYASİ GÜDÜMLÜ DAVALAR

Kırım’daki işgalci yönetimin, işgale karşı çıkan gazetecilere yönelik siyasi güdümlü davalar açmaya başladığını belirten Sedova, “Bilindiği gibi, bu türde en az 10 dava açıldı. Dört kişiye karşı özellikle, Kırım’ın Ukrayna’ya ait olduğunu savundukları için dava başlatıldı. Kırımlı Müslümanlara karşı açılan siyasi güdümlü dava duruşmalarını takip ederek, onlar hakkında bilgi yayınladıkları için Kırım Tatar gazeteciler Remzi Bekirov ve Osman Arifmemetov tutuklandılar. Şu an onlar parmaklıklar arkasında tutuluyor ve hapis cezaları onları bekliyor. Bunun dışında işgalci yönetim, işgale karşı çıkan insanları kendi fikirlerini dile getirdikleri için cezalandırmak amacıyla 13 idari dava açtı. Bu da 3 ile 10 gün hapis cezası ve 500 ile 15 bin ruble para cezası demek.” diye anlattı.

KIRIM’DA BAĞIMSIZ MEDYA, TAMAMEN SUSTURULDU

Basın toplantısında konuşan araştırmacı-gazeteci Tatyana Rıhtun, Kırım’daki işgalci yönetimin, bu tür eylemlerinin çoğulcu düşüncenin yok olmasına ve bağımsız medyanın yerine Rus propaganda medyalarının getirilmesine yol açtığını kaydederek, “2020 yılında Kırım’da bağımsız medya konusu tamamen kapatıldı.” dedi.

Bunun dışında Rıhtun, son yıllarda işgal edilen Kırım’da Ukrayna haber sitelerinin ve radyo yayınlarının yasa dışı olarak engellendiğini ve aktivistlerin bunu tespit ettiğini aktardı.

Kırım İnsan Hakları Grubu, Mayıs 2019’da Kırım’ın kuzeyinde bulunan Canköy, Armanpazarı (Armyansk), Kurman (Krasnogvardeyskoye) kentleri dahil olmak üzere 19 yerleşim yerinde, FM yayınlarının durumunu araştırmıştı. Araştırmanın sonuçları, 8 yerleşim yerinde Ukrayna radyolarına ait olan yayın dalgalarında Rus radyolarının yayın yaptığını gösterdi. Öte yandan, diğer 11 yerleşim yerinde Ukrayna radyo yayınlarının kısmen engellendiği tespit edildi.

İŞGALCİ YÖNETİMDEN İNTERNETE ERİŞİM ENGELİ

İşgalci yönetim, Rusya Federasyonu “aşırılıkla mücadele” yasalarını kullanarak, internette yayın yapan bağımsız medyaları da düzenli olarak engelliyor. Bununla birlikte Kırımlı internet sağlayıcıları, Ukrayna internet siteleri, Telegram ve Linkedin gibi sosyal ağları tamamen erişime engelliyor. Yarımadada yaşayan insanların bağımsız ve kaliteli bilgilere ulaşmalarını engellemek amacıyla bazı durumlarda internet sağlayıcıları hiçbir yasal gerekçesi olmadan internet sitelerini bloke ediyor.

İşgalci yönetimin, 2054 yılına kadar Kırım’a girişini yasakladığı gazeteci Taras İbragimov, yarımadada mesleğini yaparken birçok kez baskıya uğradığını anlattı. Yarımadada çalışan gazetecilerin ana sorununun işlerini yaparken, en küçük şeylerde bile engelle karşı karşıya kaldığını ifade eden İbragimov, araştırmanın yapıldığı 6 yıllık dönem içinde insan hakları savunucularının 80’den fazla fotoğraf ve video kaydını tamamen yasakladığı ve en az sekiz defa kamuya açık bilgilere erişimin engellendiği vakayı kaydettiğini belirtti.

“MESLEKTAŞLARIMI KIRIM’A GİTMEYE DAVET EDİYORUM”

Rus baskılardan dolayı Kırım’da neredeyse hiç bağımsız gazetecinin kalmadığını belirten İbragimov, “Kırımlı gazeteciliğin bir başka sorunu sayımızın çok az olması. Meslektaşlarımı Kırım’a gitmeye davet ediyorum. Tehlikeli olsa da yarımadadaki insan hakları ihlalleri anlatılmalı.” dedi.

İnsan hakları savunucuları, işgal edilen Kırım’daki bağımsız medyanın neredeyse tamamen yok edildikten sonra yurttaş gazeteci ve blog yazarlarına uygulanan baskıların da arttığını kaydetti. Siyasi güdümlü mahkeme süreçlerini takip eden ve bilgileri sosyal medyada paylaşan Kırım Dayanışması sivil teşkilatı üyelerine de uygulanan baskılar artıyor.

“RUSYA’DA BAĞIMSIZ İŞ DİYE BİR ŞEY YOK”

İşgalci yönetim tarafından aralık ayında Kırım’dan sınır dışı edilen Yaltalı blog yazarı Yevgeniy Gayvoronskiy, yarımadadaki ifade özgürlüğü durumunu anlatırken, “Rus yönetim modeli zaten bağımsız gazeteciliği veye ifade özgürlüğü öngörmüyor. Rusya’da bağımsız iş diye bir şey yok. Bu yüzden medya bağımsız faaliyet için kaynak bulamıyor.” diye kaydetti.

ZMINA İnsan Hakları Merkezi Başkanı Tetyana Peçonçik, Kırım’da ifade özgürlüğünü kısıtlayarak Rusya’nın uluslararası standartları ihlal ettiğini ve bu durumdan dolayı Rusya’nın derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.

Rusya’yı etkilemek için en uygun aracın uluslararası baskı olacağını belirten Peçonçik, “Rus yönetimi ve Kırım’ın işgalci yönetimi, muhalif gazetecilerinin yarımadayı terk etmesini sağlamak için elinden gelen her şeyi yaptı. Şu an da, yarımadada bağımsız medyanın çalışması mümkün değil. Uluslararası devletlerin yönetimlerine; bağımsız gazetecilere ve blog yazarlarına yapılan baskıları durdurmak, Kırım ve Rusya’da alıkonulan tüm Ukrayna vatandaşı siyasi tutsakların serbest bırakılmasını sağlamak için Rusya Federasyonu’na yönelik uygulanan baskıları devam ettirmeyi tavsiye ediyoruz.” diye kaydetti.

Öte yandan Peçonçik, Ukrayna hükumetinin de baskılardan dolayı yarımadadan Ukrayna ana kısmına taşınmak zorunda kalan medya kuruluşlarına destek vermesi gerektiğini ifade etti.

İnsan hakları savunucusu Peçonçik, Ukrayna yönetiminin aşağıdaki tavsiyelere uyarak Kırım’daki ifade özgürlüğü durumunu etkileyebileceğini belirtti:

  • gazeteci ve blog yazarlarının hak ihlallerinin etkili soruşturmasını sağlamak,
  • Rusya Federasyonu siyasi baskısının kurbanı olan gazeteci ve blog yazarlarına devlet desteği ve korumasının sağlamasına yönelik yasa tasarısını hazırlamak ve onaylamak,
  • Gazeteciler, basın çalışanları, avukat ve insan hakları savunucuları için geçici olarak işgal edilen Kırım’a giriş izni alma sürecini kolaylaştırmak.

Kırım sakinlerinin tarafsız bilgi alma haklarından da söz eden hak savunucuları, şu an Ukrayna’da yürürlüğe giren yayın yeniliklerinin Kırımlıların tarafsız bilgiye ulaşmasını engellediğini vurguladı. Konuya ilişkin, daha önce Kırım’da yaşayan insanların uydu aracılığıyla Ukrayna kanallarını izlediğini belirten İrina Sedova, çoğu Ukrayna kanalının uydu yayınını şifreli hale getirmesinden sonra artık bu kanallara erişim sağlanamadığını kaydetti. Ukrayna yönetiminin bu sorundan uzakta kalmaması gerektiğini ifade eden Sedova, Kırımlıların alternatif bilgi kaynaklarına erişimini sağlamak için Ukrayna televizyon kanallarının sahipleri ile konuşarak buna bir çözüm yolu bulması çağrısında bulundu.


bağımsız medya
ifade özgürlüğü
Kırım'ın işgali
Rus baskısı
Bunlara da bakın: