Brüksel'de Kırım Tatarlarına destek eylemi düzenlendi

Haberler
Anife Bilal
17 Mart 2021, 16:41
Anife Bilal
17 Mart 2021, 16:41

Belçika’nın başkenti Brüksel’de Kırım Tatarlarına destek eylemi düzenlendi. Eylemciler Rusya’ya Kırım Tatar siyasi tutsakları serbest bırakma ve Kırım’da kaçırılan Kırım Tatar aktivistlerin yerini tespit etme çağrısında bulundu.

Belçika’da yaşayan Kırım Tatarları, 16 Mart 2021 tarihinde Brüksel’deki Rus Büyükelçiliği binası önünde eylem düzenledi. İşgal altındaki Kırım’da Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında düzenlenen sözde referandumun 7. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen mitingde eylemciler, Rusya’dan Kırım Tatarlarına yönelik baskıları durdurmasını talep etti.

KIRIM TATARLARINA UYGULANAN BASKIYA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN YAPILDI

Eylemle ilgili açıklamalarda bulunan eylem organizatörlerden biri Kırım Tatar aktivist Riza Asanov, “Söz konusu eylem Rusya’nın Kırım’da 16 Mart 2014 tarihinde düzenlediği sözde referandumun 7. yıl dönümü dolayısıyla düzenlendi. Eylemin amacı; Rusya yönetimine Kırım Tatar siyasi tutsakları serbest bırakma, kaçırılan Kırım Tatarlarını bulup özgürlüğe kavuşturma, Kırım Tatarlarına yönelik baskıları durdurma çağrısında bulunmaktır. Ayrıca eylemin amacı, uluslararası kuruluşların ve medyanın dikkatini, Rus yönetiminin Kırım Tatarlarına uyguladığı ve devamlı artırdığı baskıya çekmektir.” diye anlattı.

Asanov, koronavirüs salgınına rağmen şehrin yönetiminin anlayış göstererek mitingin düzenlemeye izin verdiğini belirtti.

RUS İŞGALİNDEKİ KIRIM’DA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.