18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Soykırımı kurbanları anısına çevrimiçi matem mitingi düzenlendi

Haberler
Ayyıldız Huri Kaptan
18 Mayıs 2022, 21:56
Ayyıldız Huri Kaptan
18 Mayıs 2022, 21:56

Kırım Tatar Milli Meclisi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımının 78’inci yıl dönümünde sürgün kurbanlarının anısına bir çevrimiçi matem mitingi düzenledi. Matem programına, Ukrayna Başbakan Yardımcısı İrına Vereşçuk, Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov ve Letonya Meclis Başkanı İnara Murniece gibi pek çok önemli isim katıldı.

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı 78’inci yıl dönümünde sürgün kurbanlarının anısına bugün saat 17.00’de uluslararası bir çevrimiçi matem mitingi düzenledi. Anma programına, Ukrayna Başbakan Yardımcısı, Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanı İrına Vereşçuk, Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kırım Tatarlarının milli lideri Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Letonya Meclis Başkanı İnara Murniece, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) üyesi Eskender Bariyev, Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakan Yardımcısı Snaver Seithalilev, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, Gazeteci Aleksandr Podrabinek ve Rus avukat Nikolay Polozov katıldı.

VEREŞÇUK: UKRAİNLERİN VE KIRIM TATARLARININ ACILARI ORTAK

Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatarlarının vatanları Kırım’dan sürgün edildiğini ve 70 yıl sonra, 2014’te Putin’in totaliter rejiminin Kırım’a geri döndüğünü belirten Ukrayna Başbakan Yardımcısı İrına Vereşçuk, “Kırım Tatarları ve Ukrainler baskı ve işkencelere maruz kalıyorlar ve hayatları tehlikede olduğu için evlerini terk etmek zorunda bırakılıyorlar” diyerek Ukrainlerin ve Kırım Tatarlarının yine ortak acıları paylaştığını vurguladı.

KIRIMOĞLU: RUS BASKILARI, KIRIM TATAR MİLLİ HAREKETİNİ DAHA GÜÇLÜ HALE GETİRDİ

Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, uluslararası çevrimiçi matem mitinginde, Kırım Tatarlarının tüm baskılara rağmen 18 Mayıs Sürgününün her yıl dönümünde şartlar ne olursa olsun anma gerçekleştirdiğini belirterek şunları kaydetti:

“Elbette, hiçbir cinayet suçlusu kendisinin işlediği cinayetin hatırlatılmasını, bu cinayet hakkında konuşulmasını istemez. Çünkü her zaman işlenen cinayetin ne kadar zaman geçerse geçsin bir cezası olabilir. Onun için Sovyet döneminde 18 Mayıs trajedisini kaydetmek kesinlikle yasaktı. Ama insanlar aileleri, arkadaşları ile görüştükleri zaman, evlerde geçirilen toplu dualarda bunun hakkında konuşurlardı, olup bitenleri hatırlar ve sürgün kurbanı olan soydaşlarının ruhlarına dua okurlardı.

20’nci yüzyılın ortalarında Kırım Tatar milli hareketi yeniden canlanmasından sonra, hep Sovyet rejiminin baskılarına rağmen, bu facialı gün daha sistematik ve organize bir şekilde kaydedilirdi; mitingler yapılırdı, beyannameler yayımlanır ve daktilodan geçirilip dağıtılırdı, binalarda matem bayrakları asılırdı. İnsanlarımıza, özellikle gençlerimize, onlara kim olduklarını, vatanları nerede, neden onlar kendi vatanlarında değil de, gurbet topraklarında yaşamak zorundalar, halkımıza karşı sürgünü ve soykırımı gerçekleştiren kimlerdir, uluslararası hukuka göre bu suçlar nasıl nitelendiğini anlatmak ve hatırlatmak çok önemli idi. Çünkü yalnız insanların milli kimlikleri, milli duyguları gerekli seviyede olduğu zaman o insanlar harekete geçebilir, kendi hak ve hukukları için mücadele edebilir.

Bilindiği üzere Sovyetler zamanında Kırım Tatar Milli Hareketi en güçlü, hemen hemen tüm halkımızı kapsayan hareketlerinden birisiydi. Sovyetler dağıldıktan sonra da Kırım Tatar milli hareketi, birçok hareket gibi, parçalanmadı. Tam tersine, daha fazla güçlendi. Biz demokratik seçimler geçirdik, 70 yıldan sonra yine Kurultayımızı kurduk ve tüm halkımızın adına konuşmaya hakkı olan Milli Meclisimizi ve hep soydaşlarımızın yaşadığı bölgelerde yönetim sistemlerimizi kurduk. Bizim en önemleri milli-siyasi tedbirlerimiz de adeta 18 Mayıs’ta gerçekleşirdi, çünkü bu acı gün gerçekten de tüm halkımızı birleştiren bir gündür.

8 yıl önce, topraklarımızı işgal eden Sovyetler Birliğinin halefi, faşist Rusya Federasyonu doğal olarak önce 18 Mayıs tedbirlerini ve sonra Kırım Tatar Milli Meclisini, tüm bizim milli yönetim sistemimizi yasakladı, Meclis reisine Kırım’a giriş yasağı uyguladı ve onun iki yardımcısını hapse attı. Şimdi Kırım’da 18 Mayıs gününün yalnız işgalcilerin kontrolü altında dualar ile geçirilmesine izin var. İşgalciler Milli Meclis yerine, geçen 8 yıl içerisinde hep kendilerine uşaklık yapan birkaç işbirlikçilerden ve hainlerden ulaştırılan bir grup kurmak peşindeler. Ama elbette, hainlerden hiç zaman Milli Meclis olamaz, çünkü Milli Meclis, yalnız demokratik seçimlerle kurulabilir. Putin’in rejimi altında ise hiç zaman demokrasi olmadı ve olmayacaktır.

3 ay önce, 24 şubatın gecesinde, Rusya Federasyonu Ukrayna’ya karşı geniş çaplı savaş başlattı. Ukrayna topraklarına beş yönden Rus askerleri girdi, Kıyiv’e, Harkiv, Lviv, Odesa, Mariupol, diğer şehirlere, köy ve kasabalara binlerce bomba ve füzeler atıldı, binlerce çok katlı binalar, mektepler, hastaneler yıkıldı, su, gaz, elektrik tesisleri yok edildi, binlerce insan öldürüldü. Sadece 3 aylık ile 15 yaşına aralığında öldürülen ve sakat bırakılan çocukların sayısı bugün 700’e kadar ulaştı.

Bu vahşeti durdurmak için Rusya’nın heyeti başta Belarus sınırında ve sonra İstanbul’da geçirilen iki taraflı görüşmelerde birkaç şart koydu. Bu şartların arasında da Ruslar için en önemlisi; Ukrayna’nın “Kırım yarımadasını Rusya toprağı” olarak resmen tanıması idi.

Yani, bunların akıllarına göre, Ukrayna, Kırım’ın Rus toprağı olduğu konusunda anlaşma imzalayacak, buna göre Rusya’ya karşı demokratik ülkeleri tarafından uygulanan yaptırımlar kaldırılacak ve bunlar rahat rahat Kırım’ı yerli halkından boşaltıp Kırım yarımadasını Rus bölgesi yapacaklar ve böylelikle 78 yıl önce 18 Mayıs Stalin başlattığı Kırım Tatar halkını yeryüzünden yok etme planını tamamlayacaklar.

Ukrayna tarafı, Rusya’nın bu ve diğer buna benzeyen küstah talebini elbette kabul etmedi ve hiç zaman kabul etmeyecektir.  Neticede, 21 yüzyılda Avrupa topraklarındaki en kanlı ve en acımasız savaş devam etmektedir.

Rusların planlarına göre, onlar Ukrayna’yı en fazla bir hafta içerisinde işgal edecek ve burada hep Rusların şartlarını ve isteklerini  kabul edecek bir kukla hükumet kuracaklardı. Ama bugün savaşın artık 84’üncü günü. Ukrayna halkının işgalcilere karşı bu savaşta gösterdiği cesareti, birliği, kahramanlığı ve vatanperverliği dünya son yüzyıl içerisinde görmemişti.

Ukrayna tüm dünyanın sempatisini kazandı ve çok ülkeler Ukrayna’ya çeşitli yardımlar sağlamaya başladı. Bu 84 gün içerisinde işgalcilerin 28 binden fazla askeri, binlerce tankı, uçakları, helikopterleri, 13 deniz gemileri yok edildi.

Ukraynalı kardeşleri ile beraber omuz omuza 2014 yılındaki Rus işgalinden sonra Kırım’ı terk etmeye mecbur kalan bizim soydaşlarımız da savaşmaktadırlar.  Tüm Ukrayna halkı gibi bizim soydaşlarımız da emin ki, bu 8 yıl önce Rusya tarafından Kırım’da başlayan savaş Kırım’da da bitecek, neticede bizim vatanımız da işgalcilerden temizlenecektir.

Bu zor günlerde ülkemize askeri ve maddi yardımda bulunan tüm ülke ve şahıslara minnettarız. Ama bu kanlı savaş bir an önce bitmesi için, can kayıplarının durdurulması için Ukrayna’nın daha çok desteğe ihtiyacı var.

Bu savaş yalnız Ukrayna’nın savaşı değil, bu savaş aynı zaman dünya demokratik kuvvetlerinin, totaliter ve tüm dünyayı kendi nükleer silah ile tehdit etmeye çalışan, birinci sırada hep komşu ülkelere tehlike yaratan rejim ile olan bir savaştır. Ve bu savaşa sadece tarafsız seyirci olmak büyük hata ve basiretsizliktir. Yakın zamanlarda düşmanın tamamı ile yenileceğine ve bizim toprağımızın da pisliklerden temizleneceğine şimdi büyük ümit var. Ve inşallah gelecek yıl, biz  kızıl faşizmin kurbanlarının hatırasına büyük mitingimizi Akmescit’in merkez meydanında toplanarak yapacağız. 78 yıl önceki sürgün ve soykırımın kurbanlarının ruhları şad olsun, Allah onlara rahmet eylesin. Ukrayna’ya şan şerefler olsun.

ÇUBAROV: MOSKOVA’NIN SUÇLARI CEZASIZ KALDIĞI İÇİN BUGÜN BUNLAR YAŞANIYOR!

KTMM Başkanı Refat Çubarov ise “Bu katiller, 70 yıl sonra bizim geleceğimizi yok etmek için vatanımıza geldiler… Şimdi de 20. yüzyılda olduğu gibi tüm kötülüklerin geldiği kaynak Moskova’dır. Moskova yönetimi, Ukrayna halkını dize getirmek için Holodomor’u yaptı. Moskova, bir çok halkı sürgün etti. Kırım Tatarları dışında Letonya, Litvanya, Estonya halkları, Çeçenler, İnguşlar, Kabardey-Balkarlar, Kalmuklar, Almanlar Sürgün edildi. Hepsini Moskova yönetimi yaptı. Tüm bu suçlar cezasız kaldı. Bu yüzden onlar 24 Şubat’ta herkesin gözü önünde Ukrayna’yı bombalamaya başladı. Bu yüzden 8 yıl önce Kırım’ı işgal ettiler. Bu yüzden de şu an Rus İmparatorluğunun, Stalin’in tamamlayamadığını tamamlamaya çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.

YALÇIN TOPÇU: TÜRKİYE, KIRIM’IN İŞGALİNİ TANIMADI, TANIMAYACAK!

Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, anma kapsamında katılımcılara şu sözlerle hitap etti:

“Sizleri Türkiye Cumhurbaşkanlığı külliyesinden saygıyla selamlıyor, dost ve kardeş ülke Ukrayna da devam eden savaşın yerini hemen şimdi barışın ve refahın almasını cenabı haktan diliyorum.18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgününün 78. yıl dönümünde, sürgünde şehit olan Kırım Tatarı soydaşlarımızı rahmet ve saygıyla yad ediyorum. Sürgünlerin, zindanların baş eğdiremediği, diz çöktürtemediği Kırım Tatarlarının milli önderi büyük dava adamı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu ve Kırım Tatarı kardeşlerimizi saygıyla selamlıyorum. Türk ve dünya tarihinin unutulmaz insanlık suçlarından biri olan 1944 Sürgününün 78. yıl dönümünü anarken ne acı ki; uluslararası hukuk hiçe sayılarak dünyanın sessiz kaldığı 2014’te yapılan Kırım’ın yasa dışı işgali ve ilhakı halen devam ediyor. Türkiye, bu yasa dışı işgali ve ilhakı tanımadı ve tanımayacak. Ana yurtları Kırım’dan bu yasa dışı hukuksuz işgal ve ilhak sonrası ayrılmak zorunda kalan Kırım Tatarlarının hak ve menfaatlerini her şartta korumaya ve savunmaya devam edecek. Türkiye, Kırım Tatarı soydaşlarının refah ve güvenlik içinde anavatanları Kırım’a dönmelerine yönelik meşru mücadelesini uluslararası hukuka bağlı olarak sürdürecektir. Kırım Tatarsız, Tatar Kırımsız olamaz! diyor, barışın, refahın, esenlik ve diyaloğun hakim olduğu insan hayatının ve ekosistemin azami korunduğu bir dünya dileğiyle sizleri saygıyla selamlıyorum.”

MÜKREMİN ŞAHİN: VATANINA DÖNEN HALKIMIZ BUGÜN İKİNCİ BİR FELAKETİ UKRAYNA HALKIYLA BERABER YAŞIYOR

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin buradaki konuşmasında, “Dün akşam 18 Mayıs 1944 Kırım Tatarlarının Sürgünü ve Soykırımının 78’inci yıl dönümü vesilesiyle teşkilatımıza bağlı tüm dernekler halkımızı dualarla andı. Yolda verdiğimiz şehitlerimizle nüfusumuzun yüzde 46’sı yok edildi, Kırım Tatar halkına tam bir soykırım uygulandı. Millî hareketimiz sürgün yerlerinde gelişti ve halkımız vatanına geri döndü. Fakat şimdi ikinci felaketi Ukrayna halkıyla beraber yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“BU HADİSELER KIRIM’I TATARSIZLAŞTIRMA VE MÜSLÜMANSIZLAŞTIRMA AMACIYLA YAŞANDI”

Ukrayna’daki savaşla birlikte Ukrain halkının ve Kırım Tatarlarının aynı şeyi yaşandığına dikkat çeken Şahin, “Bu hadiseler, Kırım’ı Tatarsızlaştırma ve Müslümansızlaştırma amacıyla yapıldı. Türkiye’de, Ukrayna’da, 15 ülkede ve sürgün yerlerinde yaşayan Kırım Tatar halkımızla beraber geleceği kurmak için mücadelenin tam ortasında olmak istiyoruz. Ukrayna’da yaşayan halkımızla Türkiye’de yaşayan halkımız Kırım için köprü vazifesi görecektir. Burada yaşayan Kırım Tatarları olarak bu görevi yerine getireceğiz” dedi.

“İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN VE VİCDANLI İNSANLARDAN MÜCADELEDE TARAFLARINI BELLİ ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

Şahin, Ukrain ve Kırım Tatar halkının mücadelesinde destek olunması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’de ve sürgün yerlerinde yaşayan kardeşlerimiz, vatanlarında yaşayan halkımızın ve Ukrayna’nın yanında olacaktır. Geleceği beraber inşa edeceğiz. Bütün insan hakları savunucuları ve vicdanlı insanları bu mücadelede taraflarını belli etmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.