Zair Smedlya: Kırım'da gerçekleri anlatan herkes takibat altında

16 Kasım 2020, 12:12

Kırım Tatar Milli Kurultayı Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Zair Smedlya, Rus işgali altındaki Kırım’da gerçekleri anlatan herkesin takibat altında olduğunu kaydetti. Smedlya, baskı yarımadasına dönen Kırım’daki durumu Ukrayna medyasına aktardı.

Ukrayna’nın Dom televizyonuna 13 Kasım 2020 tarihinde açıklamalarda bulunan Smedlya, “Herkesin doğru bilgiye erişimi yok, çünkü günümüzde doğruyu söyleyenler, Kırım’da yaşanan keyfilik hakkında yazan herkes baskıya uğruyor.” ifadelerini kullandı.

Gazetecilere karşı baskı politikasının 6 yıldır devam ettiğini kaydeden Smedlya, “Sosyal medyadaki paylaşımlar için cezai sorumluluk getirilmesiyle başladı, ardından gazetecilere karşı kovuşturmalar başladı, davalar açıldı. Aluşta’daki gazetenin editörü Aleksey Nazimov, yurttaş gazeteciler Nariman Memedeminov, Remzi Bekirov ve Osman Arifmemetov…” şeklinde konuştu.

Bunun yanı sıra Smedlya, son zamanlarda, Kırım’ın Rusya tarafından işgalini sevinçle karşılayan ve şimdi de Kırım’ın sözde yönetimini eleştirenlere de baskı uygulandığını ifade etti.

KIRIM TATAR AKTİVİSTLERE VE BAĞIMSIZ GAZETECİLERE BASKI

Rusya 2014’te Kırım’ı işgal ettikten sonra yarımadada düzenli olarak sivil aktivistlerin, bağımsız gazetecilerin, Kırım Tatar milli hareketi aktivistlerinin ve Kırım Tatar Milli meclisi üyelerinin evlerine aramalar düzenliyor. İşgalci yönetim, böylelikle baskı uygulayarak Rus işgaline karşı çıkan herkesi susturmaya çalışıyor.

YARIMADADA 6 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini “özgürce” tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Ukrayna’ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna’nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.

Rus baskısı
yurttaş gazeteci
Zair Smedlya
Bunlara da bakın: