Yaşar Yakış: Rus basınında çıkan ifadeleri kullanmadım

22 Ekim 2020, 17:16

Elmaz Kırımer – QHA / Ankara

Türkiye’nin eski Dışişleri Bakanlarından Yaşar Yakış, Rus basınında çıkan haberlerde kendisine atfedilen ifadeleri yalanladı. Rusya’nın Kırım’ı 2014 yılında işgal ettiğini ifade eden Yakış, “Benim bir Türk vatandaşı olarak Kırım konusundaki, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi konusundaki düşüncem Türkiye Cumhuriyeti’nin görüşü ile aynıdır.” dedi.

Rus kara propaganda basını ne zaman Türkiye-Ukrayna görüşmesi olsa ya da Türkiye’de Rusya ile anlaşmazlık konuları gündeme gelse çarpıtılmış demeçleri ortaya atmaktan geri durmuyor. Geçen günlerde Rus Lentar.ru sitesi, Türkiye’nin eski Dışişleri Bakanlarından Yaşar Yakış‘ın Kırım konusundaki açıklamalarına yer verdiği bir haber yayımladı. Haberde, Yakış’ın, Ankara’nın Moskova ile olan ilişkileri iyileştirmek için “Kırım’ı Rusya’nın bir parçası olarak tanıması” gerektiğini söylediği ileri sürüldü. Bunun yanı sıra Yakış’ın, 2014 yılında Rusya Kırım’ı işgal ettikten sonra, Kırım’da 2 kez bulunduğunu, Kırım Tatarlarının haklarının ihlal edildiğini görmediğini, Kırım Tatarlarının şimdi Ukrayna zamanındakinden daha fazla haklara sahip olduklarını, serbest bir şekilde ana dillerinde konuştuklarını, Türkiye’nin ise gerçekçi olması ve Kırım’ı Rusya’nın bir parçası olarak tanıması gerektiğini söylediği şeklinde demeçleri ortaya atıldı.

“KELİMELERLE OYNAMIŞLAR”

Konuyla ilgili Kırım Haber Ajansına açıklamalarda bulunan Yaşar Yakış, Rus basınında kendisine atfedilen ifadeleri kullanmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Kelimelerle oynamışlar orada. Bu şekilde ifadeler kullanmadım. Ben şunu söyledim… Rusya orayı kendiliğinden iade etmezse başka bir devletin Rusya’nın elinden orayı alması zordur. Bunun bir realite olduğunu söyledim. Türkiye Kırım’ı Rusya’nın toprağı olarak tanımalıdır demedim. Rusya’nın oradan kendiliğinden çekileceğini beklemek gerçekçi değildir dedim. Kendiliğinden çıkmaz. Yani uluslararası konjonktür nedeniyle üzerinde baskı olursa belki o zaman çıkar ama kendiliğinden Kırım’dan çıkacağını zannetmiyorum.”

YAKIŞ: BU DÜPEDÜZ İŞGALDİR, KIRIM UKRAYNA TOPRAĞIDIR

Kırım’ın Ukrayna toprağı olduğunu ve 2014 yılında Rusya tarafından işgal edildiğini kaydeden Yakış, şu ifadeleri kullandı:

“Düpedüz işgal, orayı ilhak etti. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesini kabul etmeyen, onu reddeden bir insanım. Kırım’ı Ukrayna toprağı olarak görüyorum. Benim bir Türk vatandaşı olarak Kırım konusundaki, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesiyle konusundaki düşüncem Türk Cumhuriyeti’nin görüşü gibidir… Ve Devletimin bu politikasına sahip çıkarım. Ama bu her zaman Ruslarla kavga etmek, Ruslarla bozuşmak anlamına gelmez. O başka, bu başka. Türk-Rus dostluğu çerçevesinde müzakere etmek suretiyle Kırım Tatarlarının 1944’te gasp edilen hakların ne kadar geri verilirse o kadar iyidir. Hatta 1944’e değil, daha da erkene gitmek lazım. 1774 yılında Küçük Kaynarca Antlaşması’nda bir şart koşulmuştu – Rusya burayı ilhak etmeyecektir. 9 sene sonra 1783’te Rusya orayı ilhak etti. Yani daha o tarihte Rusya nüfus terkibini değiştirmeye başladı. O tarihe kadar Kırım sadece Tatarlarla meskun bir yerdi, başka azınlıklar da vardı ama küçük azınlıklardı bunlar. Yani orası Tatar ülkesiydi.”

KIRIM’A İŞGALDEN SONRA 1 KERE GİTTİM SEBEBİ DE…

Kırım Rusya tarafından işgal edildikten sonra Kırım’a yasa dışı ziyaret gerçekleştirdiğini kabul eden Yakış, Ruslar tarafından işgal edilen yarımadada düzenlenen etkinliğe katılmasının amacının, “Rus dinleyicilere tarihi hakikatleri anlatmak” olduğunu söyleyerek, “İşgalden önce 2 defa bulundum Kırım’da. İşgalden sonra da bir defa. En son Yalta Konferansı’nın yıl dönümü münasebetiyle bir toplantı oldu o toplantıya katıldım. Herhalde 3 yıl önceydi. Moskova’daki Şarkiyat Enstitüsü düzenlemişti ziyaretimizi. Ben orada bir tebliğ sundum. Yani Yalta Konferansı Türk-Rus ilişkilerini ve Türk Boğazları konusunu nasıl etkilemiştir. Bunu anlatan bir sunum yaptım. Benim için önemli olan tarihi hakikatlerin yansıtılması için bir fırsat doğmuşsa onu kullanmaktır. Türkiye’nin NATO’ya girme ihtiyacı hissetmesi sürecini anlatmak istedim. Türkiye’nin NATO’ya girmesi Rusya’nın Türkiye’yi Boğazlar nedeniyle tehdit etmesi sonucudur. Bu gerçeği orada Rus dinleyicilere anlatmak istedim. Boğazların statüsü ta Büyük Petro zamanından beri Rusların gözlerini diktiği bir yerdir.” ifadelerini kullandı.

“AMACIM, RUSLARA TARİHİ HAKİKATİ ANLATMAKTI”

Söz konusu etkinliğe katılmasının, işgalcilerin, düzenledikleri bu tür etkinliklere katılımını kendi çıkarları doğrultusunda kullanabileceği ihtimalinden, Rusya üzerinden Kırım’a girerek Ukrayna devlet sınırını ihlal etmiş olmasından daha önemli olduğunu belirten Yakış, şöyle konuştu:

“O toplantıda tarihi hakikati Rus dinleyicilere gözleri önünde dile getirmek bana daha önemli göründü. Çünkü bunu yapsam da yapmasam da Ruslar benim çeşitli faaliyetlerimi istismar edebilirler. Ama ben artık görevi başında resmi bir sıfatı olan biri değilim. Emekli bir insanım. Ve emekli sıfatımla böyle bir toplantıda böyle bir tebliğ sunabilmek çok önemli… Artık resmi bir sıfatı olmayan bir insanın da ömrü boyunca bildiği şeyleri, gelecek kuşaklar için kayıtlara geçirme görevi de vardır. Benim için o da bir görev.”

“KIRIM TATARLARI İÇİN ÇOK ŞEY YAPIYORUZ HAVASI VERMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Rus yönetiminin, Kırım’da Kırım Tatarlarının çok haklara sahip olduğu illüzyonunu yaratmaya çalıştığını söyleyen Yakış, “Bahçesaray’ı daha fazla ortaya çıkarmak için büyük yatırımlar yapmışlar. Ukrayna hükumetinin o imkanları yoktu belki, o önceliği veremiyorlardı. Ruslar şimdi orada Kırım Tatarları için bir şeyler yapıyoruz havası vermek için Bahçesaray’daki Kırım Hanlarının sarayının restorasyonunu yapıyorlardı ve bizi de sırf onun için muhtemelen oraya da götürdüler, o restorasyonu gördük. Onun yan tarafında turistik lokanta vardı, Kırım Tatarları işletiyordu. Yemeği orada verdiler. Oradaki çabaları biz Kırım Tatarları için çok şeyler yapıyoruz havası vermekti. Biz tabii, bizim yaşımızdaki insanlar, bunun ne anlama geldiğini gayet iyi anlarlar. Besbelli burada halka Kırım Tatarlarının hakları ve refahı arttı havası vermek istiyorlar.” dedi.

İşgal altındaki bölgede, işgalcilerce düzenlenen yasa dışı etkinliğe katılmanın işgali tanıdığı anlamına gelmediğini söyleyen Yaşar Yakış, Resmi görevde bulunduğu zamanlarda da “tartışmalı yerleri” ziyaret ettiğini belirterek, gerçekleştirdiği ziyaretin “o toprağın şu ve ya bu ülkenin toprağı saydığı anlamına gelmediğini savundu.

“KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNİN YASAKLANMASI, HALKIN HAKLARININ GASP EDİLMESİDİR”

İşgalci Rus yönetiminin Kırım Tatar halkının temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisinin faaliyetlerini yasaklayarak onu aşırılıkçı örgüt olarak tanınmasını da değerlendiren Yakış, “Bunu ben Kırım Tatarlarının haklarının gasp edilmesi olarak görüyorum. Çünkü Kırım Tatarları oranın yerli halkı. Yani orada Rusya yokken, daha 1. Petro zamanında Rusya orada yokken Kırım yüzde yüze yakın oranında Tatarlarla meskun bir yerdi. Dolayısıyla burası Tatarların yeridir.” diye konuştu.

KIRIM’DAKİ TATAR NÜFUSUNU DAHA DA AZALTMAK İSTİYORLAR

Rusya’nın işgal ettiği Kırım’da Kırım Tatar nüfusunu azaltma politikası izlediğini belirten Yakış, “Ruslar bizi götürüp (Bahçesaray’da) bir lokantada yemek yedirdiler. Lokantanın sahibi Kırım Türküydü, Tatarca konuşuyordu ama her taraf Rus. Deniz kıyısında Rusların gelip tatil yeri satın alması için Rusya teşvik de ediyor. Bunu yapmaktaki amacı, oradaki Tatar nüfusunun oranını daha da azaltmaktır.” dedi.

Kırım’ın işgalden kurtarılmasının ise ancak müzakere yoluyla mümkün olabileceğini ifade eden Yakış, “Ruslarla meydan savaşı vererek bunun çözümleneceğini (işgal) zannetmiyorum. Ruslarla müzakere etmek suretiyle çözümlemek lazım bunu. Buradaki kriter müzakere olmalıdır. Türkiye’nin Ruslarla birçok alanda işbirliği varken. Bu işbirliği kanallarını Kırım’ın da statüsünü düzeltmek için kullanmak lazımdır. Kırım’ın Tatar kimliğinin daha da belirginleşmesi için Türkiye’nin faaliyet göstermesi lazım.” ifadelerini kullandı.

Kırım'ın işgali
Yaşar Yakış
Bunlara da bakın: