"Yasa, 70 yıldan beri Çin zulmü altında olan Uygur Türkleri için ümit oldu"

19 Haziran 2020, 23:21

Ömer Cihad KAYA & Aybala POLAT
QHA Ankara

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ile ilgili Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören tasarıyı imzalaması dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kırım Haber Ajansı, bu kararın yansımalarını ve Uygur Türklerinin bu yasadan beklentilerini; Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Erkin Ekrem, Dünya Uygur Kurultayı Genel Sekreteri Doç. Dr. Erkin Emet ve Sürgündeki Doğu Türkistan Hükumeti Başkanı İsmail Cengiz ile konuştu.

Tarihler 2017’yi gösterdiğinde dünya kamuoyu, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da işlediği insan hakları ihlalleri ve asimilasyon politikaları ile sarsıldı. Bu uygulamaların başında, insanlık dışı uygulamaların işlendiği toplama kampları gelmekteydi. Pekin, uzun bir süre bu kampların varlığını inkar etse de sonunda kabul etmek zorunda kaldı. Uluslararası toplum, Çin’in Uygur Türklerine yönelik baskılarına karşı birtakım yaptırım kararları almak için harekete geçti. Bu adımların en sonuncusu, Amerika Birleşik Devletlerinde önce Senato sonra da Temsilciler Meclisinde kabul edilen Çinli yetkililere yönelik yaptırımların yer aldığı karar oldu. Uygur İnsan Hakları Yasası olarak da bilinen metin, 17 Haziran 2020 tarihinde Başkan Trump tarafından imzalanarak kabul edildi.

İlgili haber: Trump, Çinli yetkililere yaptırım öngören tasarıyı onayladı

“TASARI, 70 SENEDEN BERİ ÇİN ZULMÜ ALTINDA OLAN UYGUR TÜRKLERİ İÇİN UMUT OLDU”

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Trump’ın imzaladığı Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine ilişkin kararı, Kırım Haber Ajansına değerlendirdi. Dolkun İsa’nın konuyla ilgili değerlendirmeleri şu şekilde:

”Biz bu tasarının çıkmasını 2 yıldır bekliyorduk. Senato ve Temsilciler Meclisinden geçerek Başkanın imzasına gelmesi için çok çalıştık. Hem Cumhuriyetçilere hem de Demokratlara tasarıyı anlattık, pek çok toplantı ve görüşmeler yapıldı. 70 seneden beri Çin zulmünü çeken Uygur Türkleri için ilk defa bir ülke böyle bir yasaya imza attı. Ses getiren bu karar Doğu Türkistan halkının mücadelesine moral oldu. Diğer ülkelere de örnek olmasını diliyorum.


Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa

Tasarının imzalanması için kongre üyeleri ve senatörlerle çalıştık. Ben de 7-8 kez toplantı ve görüşmeler için Amerika’ya gittim. Önceleri kararın onaylanması konusunda tereddütler vardı. Ama bağımsız kuruluşların ve Birleşmiş Milletlerin raporları insanların bize inanmasında çok etkili oldu. ‘Zero Tolerance’ nitelikteki bu raporlar tereddütleri ortadan kaldırdı. Raporları doğrulayan haberlerin de basında yer alması toplumun bu konuya duyarlı olmasını sağladı.  İnsanlık karşıtı bu suçun ortağı olmamak adına Çin’in yaptıklarına tepki göstermenin doğru olduğuna inandılar.”

“UYGUR YASASI ÇİN’E KARŞI VERİLEN MÜCADELEDE YAKILMIŞ ÖNEMLİ BİR MEŞALEDİR”

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgün Hükumeti Başbakanı İsmail Cengiz, gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla ile yasanın Uygur Türkleri açısında önemine değindi. Söz konusu açıklama şu şekilde:

“Demokrat ve Cumhuriyetçi Parti’ye mensup senatörlerin çoğunluğunun (413 oy ile) kabulü ve Başkan Trump’ın imzası ile Uygur Haklarını Koruma Tasarısı’nın Amerika tarafından onaylanarak yasa haline getirilmesi diasporada sürdürülen Doğu Türkistan davası için gerçekten de 70 yıl sonra atılmış önemli ve tarihi bir adımdır.


 Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz

Bu karar ile birlikte Amerika, Uygurların insani haklarının çiğnendiği gerekçesiyle Çin’e karşı siyasi, ekonomik yaptırımlarda bulunabilecektir. Bu durum Çin’in Doğu Türkistan Türklerine karşı bir nebze yumuşamasına neden olabilecektir. Bu karar için Amerika’ya minnettar olsak da, ona güvenerek sırtımızı dayananın yanlış olduğunu düşünüyoruz. Çünkü sadece ‘çıkarları’ ile hareket eden Amerika Çin’e karşı sürekli tacizkar bir tavır içinde olmayacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri , Uygurlar için ne canından ne de kanından vazgeçmeyecektir… Ancak sebep ne olursa olsun, Amerika’nın hedefleri ne olursa olsun, Trump’ın imzaladığı bu karar, Doğu Türkistan’ın bağımsız ve özgür olma davası yolunda Çin’e karşı verilen mücadelede yakılmış bir meşale olarak tarih sayfalarına kaydedilmiştir. Arzumuz, Amerika’nın Çin karşıtı bu tavrını, Doğu Türkistan halkının mutlu sona ulaşacağı tarihe kadar sürdürmesidir. Bu vesile ile Türkiye, Suudi Arabistan, Japonya, Hindistan, Kanada gibi ülkelerin de parlamentolarında benzer kararlar almalarını talep ediyoruz. 

ERKİN EKREM: KARAR, DÜNYANIN ÇİN’E KARŞI OLUMSUZ TUTUMUNUNU DAHA DA GÜÇLENDİRDİ

Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Ekrem, Uygur Türklerinin uzun yıllardır verdiği uluslararası arenada Doğu Türkistan meselesinin kabul edilmesi meselesinin bugün tescil edildiğini kaydetti. Kararın, ABD ve Çin açısından yansımalarını değerlendiren Doç. Dr. Ekrem’in açıklamaları şu şekilde:


Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı, Doç. Dr. Erkin Ekrem

“Doğu Türkistanlılar, 1949’dan beri davayı uluslararası toplumda geliştirmek için çalışmalar yaptı. Sadece Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği nezdinde değil ülkeler bazında da faaliyetler oldu. Bugün bu faaliyetlerin bir sonucu olarak ABD’de Uygur İnsan Hakları Yasası onaylandı. Amaç, ABD’nin iç hukuk mekanizmalarıyla Çin’e müdahale edebilecek bir gücü meydana getirmekti. Bu açıdan, bugün Uygur Türkleri bunu başarmış oldu.

ABD tarafından meseleye bakacak olursak, evet şu anda bu yasa çıktı. Ancak, bu kararlar, icraate nasıl yansıyacak bunlar önem taşıyor. Burada, Trump hükumetinin neler yapacağı çok önemli. Denildiği gibi Dışişleri Bakanlığınca bir ofis kurularak senatoya raporlar sunulacak mı bekleyip göreceğiz.

Ancak, Çin açısında bakıldığında ise tam anlamıyla bir mağlubiyet söz konusu. Çin, bugüne kadar Doğu Türkistan’ı kendi iç meselesi olarak görüyordu. Ancak, artık bu bir uluslararası mesele haline geldi. ABD, bu yasayla Doğu Türkistan meselesine müdahil olacağını gösterdi. Çin, yalnızca Uygur Türkleri konusunda değil diğer halklarla münasebetleri söz konusu olduğunda aynı küstah ve aşağılayıcı dili kullanır. Tüm bunlar, uluslararası kamuoyunu rahatsız etti. Ve sonuçta ABD, bu yaptırım kararını uygulamaya koymuş oldu.

Son 1-2 yıllık süreçte dünyanın Çin’e olan bakışı ciddi manada değişti. Bu karar, her ne kadar, icraat noktasında problemli olsa da, sembolik anlamda Çin’e bir baskı aracıdır. Çünkü, Çin modern ahlaki ilke ve değerleri bu derece ihlal ettiği sürece, dünya tarafından kabul edilmeyecek. Bu yasanın çıkması da dünyanın Çin’e olan olumsuz bakışını daha da güçlendirdi.”

ERKİN EMET: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLÜĞÜ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM

Dünya Uygur Kurultayı Genel Sekreteri, Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Emet, ABD’de kabul edilen Uygur İnsan Hakları Yasası’nın sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Emet, alınan kararın, dünya kamuoyunun Doğu Türkistan Türklüğünün mücadelesini tanıması için önem arz ettiğini vurguladı. Doç. Dr. Emet’in açıklaması şu şekilde:


Dünya Uygur Kurultayı Genel Sekreteri, Doç. Dr.
Erkin Emet

“Aslında Doğu Türkistan ile ilgili ABD’de uzun yıllardır devam eden bir süreç vardı. Sonuçta, Trump, 17 Haziran’da bu kararı imzaladı. Bu karar, Doğu Türkistan davası için çok önemli bir olaydır. Bu yasanın sonuçlarını üç bakımdan ele alabiliriz. Doğu Türkistan’da halihazırda gerçekleşen zulümle ilgisi olan Çin Komünist Partisi temsilcileriyle yönelik yaptırım söz konusu. Yani bu insanların bulunduğu bir liste var. ABD’ye geldiklerinde cezalandırılacaklar. Çin, her ne kadar, komünist olsa da son 30 yıldır Komünist Partisi üyelerinin büyük bir kısmı, çocuklarını Amerika Birleşik Devletlerinde okutmaktadır. Orada mülk sahibi olurlar. ABD, işte bu yaptırım kararıyla bunları engellemeye çalışıyor. Bir diğeri, Doğu Türkistan’da ticaret yapan uluslararası büyük şirketler var. Oradaki, insan hakları ihlalleriyle ilgisi olan şirketler bunlar. Bu şirketlerin cezalandırılması öngörülüyor. Üçüncüsü de, bölgede bir kölelik sistemi var. Çin yönetimi, ücret ödemeden Uygurları kamplara topluyor. Orada üretilen malları satın almak, uluslararası suçtur. ABD, bunun da önüne geçmek için bu malları satın alanlara yaptırım uyguluyor. Ayrıca, bu yasadan esinlenerek diğer Avrupa ülkelerinin de benzer kararları alması isteniyor. Bu bakımdan da, bu karar, diğer ülkelere örnek olacak bir yasadır. Bu yasa, Çin’in işlediği insan hakları ihlallerinin dünya tarafından kabul edilmesini, tescil edilmesini sağladı. Dünya Uygur Kongresi, bu kararın alınması için uzun yıllardır çalışıyordu. Dolayısıyla, Doğu Türkistan Türklüğü için de önemli bir adımdır.”

Ancak, Çin açısında bakıldığında ise tam anlamıyla bir mağlubiyet söz konusu. Çin, bugüne kadar Doğu Türkistan’ı kendi iç meselesi olarak görüyordu. Ancak, artık bu bir uluslararası mesele haline geldi. ABD, bu yasayla Doğu Türkistan meselesine müdahil olacağını gösterdi. Çin, yalnızca Uygur Türkleri konusunda değil diğer halklarla münasebetleri söz konusu olduğunda aynı küstah ve aşağılayıcı dili kullanır. Tüm bunlar, uluslararası kamuoyunu rahatsız etti. Ve sonuçta ABD, bu yaptırım kararını uygulamaya koymuş oldu.

Son 1-2 yıllık süreçte dünyanın Çin’e olan bakışı ciddi manada değişti. Bu karar, her ne kadar, icraat noktasında problemli olsa da, sembolik anlamda Çin’e bir baskı aracıdır. Çünkü, Çin modern ahlaki ilke ve değerleri bu derece ihlal ettiği sürece, dünya tarafından kabul edilmeyecek. Bu yasanın çıkması da dünyanın Çin’e olan olumsuz bakışını daha da güçlendirdi.”

ABD’DEN UYGUR İNSAN HAKLARI KARARI

ABD Başkanı Donald Trump, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik baskı ve asimilasyon politikalarından dolayı Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören tasarıyı imzaladı.
ABD Başkanı tarafından yayımlanan yazılı 
açıklamada, Çin’in Doğu Türkistan’daki Müslüman azınlığa yönelik insan hakları ihlalleri kınanırken, bahsi geçen fiilleri işleyen Çinli yetkililere yaptırım uygulanacağını da duyuruldu. Söz konusu tasarı metni ilk olarak, 15 Mayıs’ta Senato’ya gelmişti. Ardından 27 Mayıs’ta da Temsilciler Meclisinde onaylanan tasarı, Başkan Trump’ın onayına sunulmuştu. Tasarı, ABD Dışişleri Bakanlığının, Doğu Türkistan’da Pekin yönetimi tarafından işlenen insan hakları ihlalleri hakkında bir rapor hazırlamasını öngörüyor.

ABD
Doğu Türkistan
Uygur Türkleri
Bunlara da bakın: