"Uluslararası Emek ve Dayanışma Gününde Uygurlar unutulmamalı"

Güncel
Mehmet Berk Yaltırık
01 Mayıs 2020, 21:37
Mehmet Berk Yaltırık
01 Mayıs 2020, 21:37

Uygur Hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününde (diğer adıyla İşçi Bayramı) yayımladığı duyuruyla, Çin’de köle gibi çalıştırılan Uygur Türklerinin gündeme taşıdı.

Yayımlanan basın açıklamasının tam metni şöyle:

“ÇİN EKONOMİSİ, KÖLE GİBİ ÇALIŞTIRILAN UYGUR HALKININ EMEKLERİ ÜZERİNDEN TEKRAR HAREKETE GEÇTİ”

“Basın duyurusu, 30 Nisan 2020: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, diğer adıyla İşçi Bayramı, bu yıl Çin’den çıkan ve bütün dünyayı etkisi altına alan küresel salgın gölgesinde kutlanmaktadır. Çin’in nüfusunun önemli bir kısmının ve dünyanın diğer ülkelerinin işlerine geri dönmeye başladığı bu dönemde Çin ekonomisi köle gibi çalıştırılan Uygur halkının emekleri üzerinden tekrar harekete geçmiştir.

Çin hükûmeti, Doğu Türkistan’da toplama kamplarında kalan gençleri, zorla fabrikalara çalışmaya götürerek, onları orada çalışmaları talimatını vermiştir. Covid-19 küresel salgın günlerinde Uygurların hayatını riske atan Komünist Partisi’nin Çin’in genelinde virüsten hayatını kaybedenlerin sayısını gizlemesi ve Çin ekonomisini desteklemesi amaçlanmaktadır. Bu baskı ve zulüm, Çin’deki sosyal medya kanallarında Uygur Türk gençlerinin belli merkezlerde toplanarak yola çıkarıldığına dair görüntülerinin de yayınlanması ile teyit edilmiştir.

“DOĞU TÜRKİSTAN HALKI FABRİKALARDA ZORLA ÇALIŞTIRILIYOR!”

Aynı zamanda, Çin Komünist Partisi, Han Çinlilerini Uygurların anavatanına gidip yerleşmeleri konusundaki kampanyalarına çeşitli teşvikler vererek devam etmektedir. Onlara, Çin hükümeti tarafından el konulan Uygur Türklerinin evlerinin ücretsiz olarak verilmesinin yanı sıra, hiçbir Doğu Türkistanlının istese de elde edemeyeceği yükseklikte maaşlar ve çeşitli avantajlar verilmektedir. Çin’in Doğu Türkistan’ı işgalinden bu yana Han Çinlilerinin nüfusu yüzde 5 oranından bugün yüzde 45 – 50 oranlarına kadar yükselmiştir. Bugün Uygurların yaşadıkları her yerde, onlardan çok rahatsız edici bir istek olan DNA örnekleri alınmaktadır. Bu durum, Vuhan bölgesinden gelecek akciğer nakilleri taleplerini karşılamak için de yapılmaktadır. Bu çalışma şartlarındaki eşitsizlik, kan donduran delillerle birlikte, devam eden soykırım, insanlık dışı muamele, evrensel ahlak ilkelerine aykırılık, zorla gerçekleştirilen organ nakilleri Çin hükûmeti tarafından gerçekleştirilmektedir ve bu durumun bütün toplumlar tarafından eş şiddetli bir şeklide kınanması gerekmektedir.

Batı ülkeleri kendi ülkelerindeki işçilerin haklarının iyileştirilmesi ve korunması için adım attıkları görülürken, bu ülkelere ait şirketlerin Çin’in insan haklarına aykırı sisteminden nasıl faydalandıklarını da hatırlamakta fayda vardır. Not etmek gerekir ki, Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü’nün kutlandığı bu dönemde, Amazon, Amerikan (ABD) Hükûmetinin kara listesini hiçe sayarak Doğu Türkistan’da kurulan ileri teknolojiye dayalı korkunç polis devletinin büyük tedarikçilerinden Zhejiang Dahua Technologies firmasından 10 milyon dolarlık ekipman sipariş etmiştir. Bu şirketin ürünleri, Uygur Türklerini, çok basit, sadece yurt dışındaki akrabalarını arama gibi gerekçelerle zorla göz altına alıp, kamplara gönderilmesi ve oralarda mahkûm edilmesi süreçlerinde kullanılmaktadır.

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI – Australian Strategic Policy Institute), şubat ayında yayınlanan ‘Satılık Uygurlar’ başlıklı raporunda, 2017 ile 2019 yılları arasında, yaklaşık 80 bin ki bu mütevazi bir rakamdır, Doğu Türkistan halkının fabrikalarda zorla çalıştırıldığını ortaya koymuştur. Gerçekte, son yayınlanan haberlere göre 500 bin Uygur Türkü gönderilmiştir, bu zorla taşımanın gerçekleştirilebilmesi için kamuya hizmet veren bütün demir yolları bir süreliğine durdurulmuştur. Aralarında Nike, Google, Volkswagen’in de aralarında bulunduğu dev şirketler, konfeksiyon üreten markalar ve diğer birçokları, doğrudan veya dolaylı olarak bu zorunlu çalıştırma sisteminden faydalanmaktadır. Bütün bu baskıların açıkça görüldüğü bu dönemde küresel toplum buna dur demelidir.

UYGUR HAREKETİNDEN DÜNYA KAMUOYUNA, ÇİN’İN TAMAMINDA ÇALIŞANLARIN HAKLARININ KORUNMASI İÇİN ÇAĞRI

Uygur Hareketi (CFU – Campaign For Uyghurs) Direktörü Rushan Abbas, “Kız kardeşim Dr. Gulshan Abbas Çin hükümeti tarafından kaçırıldıktan sonra, onun bulmak için mücadele ettiğim dönemde, Batılı şirketlerin insan haklarına aykırı bu suçlara karıştığını görmek beni şaşırtmıştı” açıklamasını yapmıştır. Rushan Abbas, devamında, “Bu şirketlere sormak istiyorum ki, Çin’in işlediği soykırım suçuna destek vermeye devam edecek misiniz? Bir doktorun, sizin ekonomik çıkarlarınız için tekstil atölyesinde bir işçiye dönüştürülmesine?” ifadesini kullanmıştır.

Uygur Hareketi, Doğu Türkistan’da Uygurlar ve diğer Türk halkının insan haklarını ve demokratik özgürlüklerini savunmaya, onların seslerini duyurmaya devam ederken, Uluslararası İşçi ve Emek Günü vesilesi ile bir kez daha hükûmetleri, şirketleri Çin’in tamamında çalışanların sosyal, ekonomik ve politik haklarını korumaya çağırmaktadır. İnsanlık için mücadeleye bağlılık adına.”