Ukrayna işgal edilen Kırım’daki kültür mirasını koruma olanaklarını genişletiyor

14 Şubat 2020, 12:03

Tatyana İvaneviç / QHA Kıyiv

Ukrayna, işgalci Rusya’nın Kırım’da yürüttüğü yasa dışı faaliyetlere karşı kendi kültür ve tarihi mirasını koruma altına almaya çalışıyor. Ukrayna Kültür Bakanlığı tarafından hazırlanan, “Ukrayna’nın Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Varlığın Korunmasına İlişkin 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi’nin İkinci Protokolüne Katılımı Hakkında” adlı yasa tasarısı, Ukrayna Parlamentosuna sunuldu. Yasa tasarısının Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskiy’in girişimiyle hazırlandığı belirtildi.

KONUNUN TARİHÇESİ

İkinci Dünya Savaşı, birçok tarihi anıtın yıkımına ve insanlığın kültürel varlıklarının kaybına yol açtı. Gelecekte bunun bir kere daha tekrarlanmasını engellemek için birçok ülke 1954 yılında Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Varlığın Korunmasına İlişkin Lahey Sözleşmesini imzaladı. İlgili sözleşme, küresel ölçekte kültürel mirasın korunmasına yönelik yasal çerçeveyi oluşturan ilk uluslararası anlaşma özelliğini taşıyor.

Belgede; mimari, tarih ve sanat, dini veya laik, arkeolojik anıtlar, el yazmaları, arşivler, koleksiyonlar, müzeler, kütüphaneler ve kültürel varlıkların toplandığı merkezlerden bahsediliyor. Sözleşme, silahlı çatışma sırasında kültürel değerlerin yok edilmelerine veya zarar görmelerine neden olabilecek herhangi bir şekilde kullanılmasını yasaklıyor. Ayrıca belgeye göre, işgalci bir ülke tarafından yerinden edilen kültürel varlıkların, sahip olduğu ülkeye teslim edilmesi gerekiyor.

Sözleşme işgalci ülkenin kültürel varlıklara zarar vermemesi hatta onların korunmasının sağlaması gerektiğini öngörüyor. 

Lahey Sözleşmesinin Birinci Protokolü, 14 Mayıs 1954 yılında imzalanmıştı ve 7 Eylül 1956 tarihinde yürürlüğe girmişti. İmzalayan ülkeler arasında Ukrayna ve Rusya da yer alıyor. İkinci Protokol ise, 26 Mart 1999 yılında imzalandı ve 9 Mart 2004 yürürlüğe girdi fakat ne Rusya ne de Ukrayna bu protokolün tarafı olmadı.

KIRIM’IN KÜLTÜR MİRASININ KORUNMASINA YÖNELİK EK MEKANİZMALAR

Parlamentoya sunulan yasa tasarısı kabul edilirse Ukrayna, Sözleşmenin İkinci Protokolüne de katılma şansını elde edecek. 

Protokol’ün onaylanması durumunda Ukrayna, UNESCO’ya kültürel varlıkların bağımsız olarak korunmasını organize etme ve ayrıca olağanüstü durumlarda hazırlık, önleyici veya örgütsel önlemler alma konusunda hak sahibi olacak. Özellikle, geçici olarak işgal edilen bölgelerdeki kültürel varlıkların durumunun izlenmesini ve korunmasını organize etmek için ek araçlar elde edecek.

Sözleşmenin İkinci Protokolü kültürel varlıkların korunmasını da sağlıyor. Lahey Sözleşmesi, aşağıda belirtilen eylemlerin yapılmasını yasaklıyor:

-Yasa dışı ihracat veya kültürel varlıklara el konulması ve onların devredilmesi,

-Kültürel mülkiyetin korunması, sayımı veya korunması için gerekli olan koşullar dışında herhangi bir arkeolojik kazı yapılması;

-Kültürel varlıkların kültür, tarihi veya bilimsel kanıtları gizlemek veya yok etmek amacını taşıyan herhangi değişimi veya onların kullanım alanının değiştirilmesi.


 Elmira Ablâlimova

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kırım Tatar aktivist, Bahçesaray Tarih ve Kültür Milli Parkının eski Müdürü Elmira Ablâlimova, Ukrayna’nın, Lahey Sözleşmesinin İkinci Protokolüne katılma konusunun 2018 yılından beri aktif bir şekilde tartışıldığını anlattı. Geçen sene boyunca bu konunun öne çıkarıldığı üç büyük görüşme yapıldı. Ve sonunda 2019 yılında Kültür Bakanlığı ilgili yasa tasarısını hazırlayarak onu kamuya tanıttı. 

“TAVRİDA OTOYOLU İNŞAATINDA 90 ‘A YAKIN ANIT YOK EDİLDİ”

Ukrayna için Lahey Sözleşmesinin İkinci Protokolüne katılmanın faydalarını değerlendiren Ablâlimova, “1954 tarihli Lahey Sözleşmesinin İkinci Protokolüne katılımı, Ukrayna için şu anda Kırım’da işgalci güçler tarafından yok edilen kültürel miras objelerini koruma konusunda ek mekanizmaları sağlayacak. Örneğin bu belge, işgal edilen topraklardaki kültürel varlıkların korunmasına ilişkin daha ayrıntılı bir düzenleme getirmektedir. Bunun dışında sözleşmeye göre, işgalci devlet kültür mirasının koruması söz konusu olduğu durumları dışında arkeolojik kazıları yürütmemeli ve onların yapılmasını yasaklamalı, önlemelidir. Fakat Rusya 2014 yılından beri işgal ettiği Kırım’ın topraklarında bir sürü arkeolojik kazı yürütüyor. Geçen sene biz Kırım’da bir arkeolojik yıkım haritası sunmuştuk; Tavrida otoyolu inşaatı sırasında 90’a yakın anıt yok edildi. 

Öte yandan İkinci Protokol kültürel varlıkların kültür, tarihi veya bilimsel kanıtları gizlemek veya yok etmek amacını taşıyan herhangi bir değişimini yasaklıyor. Bu madde, mevcut olan uluslararası yasal sözleşmelerde, kimliğini çarpıtmak için bir kültürel anıtın kasıtlı olarak değiştirmekten bahseden tek maddedir. Bu madde Bahçesaray’daki Hansaray’ın etrafında gelişen durumla doğrudan ilgilidir.” diye kaydetti.

“İKİNCİ PROTOKOLDEKİ İHLALLERİ UKRAYNA CEZA KANUNUNA DAHİL ETMELİYİZ”

Ablâlimova’ya göre, Lahey Sözleşmesinin İkinci Protokolüne katıldıktan sonra Ukrayna için Rusya’nın uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiğini kanıtlaması daha kolay olacak. Belge onaylandıktan sonra ikinci protokolde yasaklanan ihlallerin Ukrayna ulusal mevzuatında da suç olarak sayılması gerektiğini ifade eden Ablâlimova, “İkinci Protokolün onaylanması hukuki açıdan tamamen mantıklı bir adımdır. Ukrayna, Rusya’nın Kırım’daki ihlallerini duyurmak için tüm mekanizmaları kullandığını göstermeli. İkinci protokolde öngörülen ihlalleri Ukrayna Ceza Kanununa da dahil etmemiz gerekiyor. Bu bize, Ukrayna içinde uygun şekilde mahkeme davalarını incelemeye ve Rusya’nın işgal edilen topraklarda bulunan kültürel varlıklara karşı yürüttüğü ihlallere yönelik topladığı kanıt veritabanını uluslararası siyasi ve hukuki platformlarında kullanma fırsatı verecek. Örneğin, BM Adalet Divanında.” dedi.

“UNESCO UZMANLARININ EĞİTİM VE KÜLTÜREL MİRAS ALANINDA BİLGİ TOPLAMASINI BEKLİYORUZ”

Ukrayna, UNESCO İzleme Misyonunun doğrudan Kırım’da bir izleme yapabileceğini umuyor. Geçen sene Ukrayna’ya ziyaret gerçekleştiren UNESCO heyeti, Ukraynalı meslektaşlarıyla görüşerek işgal edilen Kırım’daki medya, bilim ve eğitim durumu hakkında bilgi topladı. Bu yıl kültürel varlıklar hakkında bilginin toplanmasının beklendiğini belirten Ablalimova, “Tüm bilgiler toplandıktan sonra Kırım’a izleme misyonu gönderme ile ilgili karar alınacak. Bu yıl UNESCO uzmanlarının gelmesini ve eğitim ile kültür miras alanındaki durum hakkında bilgilerin toplanmasını bekliyoruz.” diye anlattı.

İŞGALCİLER HANSARAY’DAKİ 8 YAPIDA DAHA SÖZDE RESTORASYON YAPMAYA PLANLIYOR

İşgal edilen Kırım’daki Ukrayna kültür mirasının durumunu değerlendiren Bahçesaray Tarih ve Kültür Milli Parkının eski Müdürü, işgalci ülkenin ihlallerinin hiç azalmadığını ayrıca tarihi objelere el koyma politikasının devam ettiğini vurguluyor. 

Ana ihlaller arasında;

  • Rusya Federasyonu’nun tarihi ve kültür miras objelerine el koyması;
  • İşgal edilen Kırım’da yürütülen yasa dışı arkeolojik kazılar;
  • Müze objelerinin Kırım ve Akyar’dan Rusya’ya yasa dışı olarak taşınması.

Kültürel varlıkların kültürel, tarihi veya bilimsel kanıtlarını yok etmek amacını taşıyan ve anıtların orjinalliğini bozan değişimi en çarpıcı ihlallerden biridir. Bu ihlal en çok Hansaray’daki Han Camii’nde yapılan sözde restorasyon sırasında ortaya çıktı. Hansaray’ın çatısının orijinalliği kısmen kaybedildi ve artık hiçbir şekilde geri kazanılamaz. Aynı durum Kefe’de bulunan ressam İvan Ayvazovskiy’in müzesinde de yaşandı. Müzenin bulunduğu evin orijinal çatısı tamamen yok edildi.

Hansaray’ın şimdiki durumundan bahseden Ablalimova müze kompleksine dahil olan yapılarda hala sözde restorasyon çalışmaların devam ettiği belirterek, “Şu an Hansaray’daki Altın odanın sözde restorasyon konusu aktif bir şekilde konuşuluyor. Hansaray’ın ana binası da ‘restorasyon’ için hazırlanıyor. Bunun dışında sekiz yapıda; Dilara Bikeç Türbesi, Kuzey Türbe, Güney Türbe, giriş kapısının iki tarafında bulunan Muhafız Bloğu, mutfak, ahır, kütüphane ve Şahin Kulesinde sözde restorasyonun yapılması planlanılıyor.” diye kaydetti.


Hansaray
Kırım'ın işgali
kültür mirası
Bunlara da bakın: