Ukrayna Dışişleri Bakanlığından Kırım'a su teminiyle ilgili net yanıt

16 Eylül 2020, 13:33

Ukrayna yönetimini Kırım’a su sağlamayarak uluslararası anlaşmalarda belirlenen “insan hakları yükümlülüklerini” ihlal etmekle suçlayan işgalci Rusya’ya Ukrayna Dışişleri Bakanlığından yanıt geldi. Dışişleri Bakanlığı, işgal altındaki topraklarda ihtiyaç olan tüm kaynakların işgalci devlet tarafından sağlanması gerektiğini vurgulayarak, Kırım’a su teminin ancak işgal sona erdikten sonra yapılacağını kaydetti.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rus işgali altında bulunan Kırım’a su sağlanması ile ilgili dün açıklamada bulundu. Dışişleri Bakanlığı, Kırım’a suyun ancak işgal sona erdikten sonra sağlanacağını vurguladı. 2014 yılında Kırım’ı işgal eden Rusya, işgalden önce yarımadanın su ihtiyacının yüzde 80’ini karşılayan Kuzey Kırım Kanalı’nın kapatılmasından sonra yarımadada meydana gelen su sorununa çözüm bulamıyor.

İŞGAL EDİLEN TOPRAKLARDAN İŞGALCİ DEVLET RUSYA SORUMLUDUR

Rus yönetimi, tüm uluslararası norm ve ilkeleri ihlal ederek topraklarını işgal ettiği Ukrayna’yı Kırım’a su teminini keserek “uluslararası sözleşmelerde yer alan insan hakları yükümlülüklerini” ihlal etmekle suçlarken, Ukrayna yönetimi, 12 Ağustos 1949 tarihli Savaş Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ne dayanarak işgal edilen topraklardaki ihtiyaçların işgalci devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurguluyor.

Dışişleri Bakanlığının resmi sayfasında 15 Eylül tarihinde yayımlanan açıklamada, “Ukrayna anakarasından Kırım’a su tedariki ancak yarımadanın tamamen işgalden kurtarılmasından sonra yeniden yapılacaktır. Bu tutum, uluslararası hukuk normlarına dayanmaktadır.” ifadelerine yer verildi.

İŞGALCİ RUSYA’NIN KIRIM’DAKİ EYLEMLERİ SAVAŞ SUÇUDUR

İşgalci Rus yönetiminin, askeri yapıları ve askeri sanayinin hızlı gelişimi için suya duyduğu ihtiyacı “insani ihtiyaç” olarak göstermeye çalıştığının altını çizen Dışişleri Bakanlığı, “Su kaynaklarına olan ihtiyacın, yarımadanın sömürgeleştirilmesine bağlı olarak arttığı aşikardır – Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeye yönelik siyasetin sonucu nüfusun hızla büyümesi. İşgalci devletin bu tür eylemleri savaş suçudur. Amaçları, Ukrayna topraklarını devletlerinin genişleme politikasına sadık Rus vatandaşları ile doldurmak ve böylece yasa dışı işgali pekiştirmektir.” ifadelerini kullandı.

KIRIM’DA SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR

Bunun yanı sıra, geçici işgal altındaki Kırım’da Ukrayna vatandaşlarına yönelik cinayetler, kaçırılmalar, işkence, insan onuruna saldırıların, insanlığa karşı suç ve savaş suçu olduğu belirtilen açıklamada; bu suçların, Ukrayna’da açılan davaların konusu olup, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı tarafından da incelendiği, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararlarında ve uluslararsı toplum tarafından kınandığı kaydedildi.

RUSYA’NIN AÇIKLAMALARI ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN BİR HİÇTİR

Ayrıca açıklamada, işgal edilen topraklarda gıda, ilaç ve diğer ihtiyaçlar gibi su ihtiyacını karşılamanın da Cenevre Sözleşmesi uyarınca işgalci devletin yükümlülüğü olduğuna dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Su temininin kesilmesi nedeniyle Ukrayna’nın güya uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiği yönündeki herhangi iddiaların, uluslararası hukuk açısından hiçbir önemi yoktur ve görünüşe göre, Kırım’ın yasa dışı işgali ve yarımadanın askerileştirilmesi nedeniyle Rusya’nın yedi yıldır ettiği zarardan sorumlu olanları “tayin etmeyi” amaçlamaktadır. “

RUSYA’DAN UKRAYNA’YA KÜSTAH SUÇLAMA

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, 11 Eylül 2020 tarihinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Ukrayna bir dizi uluslararası anlaşmanın katılımcısıdır. Dolayısıyla bu belgelerde belirtilen insan haklarına saygı gösterme, koruma ve uygulama yükümlülüğünü gönüllü olarak üstlenmiştir. Böylece, Kıyiv yönetiminin kasıtlı olarak Kırım’a yönelik su ablukasının uygulanması, Ukrayna tarafının uluslararası sözleşmelerde yer alan insan hakları yükümlülüklerinin ihlali olarak nitelendirilebilir.” ifadelerini kullanmıştı.

Öte yandan sosyal medya üzerinden açıklamada yapan Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, Kırım yarımadasına su sağlamayı keserek Kıyiv yönetiminin suç işlediğini ve yarımadada yaşayan insanların temel insan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, “Rusya’da su ablukası başlatanlara karşı yargı sürecinin başlatılması gerektiğini düşünüyorum. Daha sonra dava Uluslararası Adalet Divanına kadar gider.” diye kaydetmişti.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu.Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

Kırım'da su sorunu
Kırım'ın işgali
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı
Bunlara da bakın: