Ukrayna Büyükelçisi Bodnar: Türkiye'ye arabuluculuk teklifi için minnettarız

Güvenlik
Ömer Kaya
25 Ocak 2022, 01:27
Ömer Kaya
25 Ocak 2022, 01:27

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezinde (ANKASAM) “Ukrayna-Türkiye: Diplomatik İlişkilerin 30. Yılı” konulu basın toplantısı düzenlendi. Konferansın konuşmacısı Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Türkiye ve Ukrayna’nın bölgesel barışa hizmet eden çalışmalarının yanı sıra Rus saldırganlığı konusunda Ukrayna’nın tutumunu aktardı. Büyükelçi Bodnar, uluslararası kamuoyunun gündemindeki konuyla ilgili, “Rus saldırganlığına karşı alınabilecek en büyük önlemlerden biri Ukrayna’nın NATO’ya üyeliğidir.” değerlendirmesini yaptı.

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nde (ANKASAM) bugün saat 11:00’de “Ukrayna-Türkiye: Diplomatik İlişkilerin 30. Yılı” konulu konferans düzenlendi. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar (Vasyl Bodnar) konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferansın açılış konuşmasını ANKASAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol gerçekleştirdi. Prof. Dr. Erol, konferansın gündem konusunun ilişkilerin 30’uncu yıl dönümü olsa da bugün Ukrayna’daki durumun çok önemli olduğunu kaydetti. Erol, Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin tarihini ve iki ülkenin halkları arasındaki derin ilişkilerin söz konusu olduğuna değindi.

Yapılan basın toplantısında, Ukrayna Büyükelçisi Bodnar, Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin 30. yılı ve Rusya’nın Ukrayna sınırlarında gerçekleştirdiği askeri hareketlilik ve gerginliği değerlendirdi.

“TÜRKİYE İLE STRATEJİK ORTAKLIĞIMIZ, İKİ CUMHURBAŞKANININ KARŞILIKLI GÜVENİNE VE ANLAYIŞINA DAYANIYOR”

Aramızdaki diplomatik ilişkilerin 30. yılını kutlamamıza rağmen, iki ülke arasında var olan ilişkiler yüzyıllara dayanıyor. Aslında bu bağlamda, sergileyebileceğimiz birçok ortak noktamız var. Tarih, kültür ve sanat açısında ve bize kalan miras hususunda… Türkiye ile stratejik ortaklığımız, iki Cumhurbaşkanı arasında var olan karşılıklı güven, anlayış ve diyaloga dayanıyor. 10 yıl içerisinde sözle ifade edilen stratejik ortaklık pratiğe de yansıdı. Birçok alanda hızla geliştiğini söyleyebiliriz. Tabii, burada birbirimize bizleri tanıtan insani boyut var. Vizesiz rejime, pasaportsuz seyahat usulüne geçtik. Bu sayede, geçen yıl Ukrayna’dan Türkiye’ye 2 milyonu aşkın turist geldi. Türkiye’den Ukrayna’ya gelen turist sayısı da 350 bini aşıyor. Ukrayna ve Türkiye, üst düzey, güçlü siyasi diyalog ve iki ülke arasında var olan güçlü istikrarı ve barışı sağlamak istiyor. Bunu sağlamak için ortaklaşa çalışıyoruz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusundaki desteği ve Kırım’ın işgalini tanımaması konusunda Türkiye’nin güçlü tutumu için minnettarız. Özellikle, arabuluculuk teklifi ve Ukrayna ve Rusya’nın çatışmaya son vermesi için destek vermeye hazır olduklarını beyan eden Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sayın Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na müteşekkiriz.

“Ukrayna’nın 2008’de NATO’ya kabul edilmemesini büyük bir hata olarak görüyorum”

UKRAYNA BÜYÜKELÇİSİ VASIL BODNAR

BÜYÜKELÇİ BODNAR, UKRAYNA’NIN ULUSLARARASI ORTAKLARINDAN BEKLENTİSİ AÇIKLADI: RUS SALDIRGANLIĞI, ZAMANLA BAŞKA ÜLKELERE YAYILABİLİR

Türkiye’nin Ukrayna’nın NATO üyeliği hususunda desteği için müteşekkiriz. 2008 yılında Ukrayna’nın NATO’ya kabul edilmemesini büyük bir hata olarak görüyorum. Bugünün şartlarında, Rusya’nın Ukrayna’yı savaşla tehdit ettiği zamanlarda. Ukrayna’nın NATO’ya üye olması, Rusya’yı durdurabilecek en güçlü unsurlardan birisidir. Tabii, NATO’ya üye olan ülkelerin güvenliğini de Ukrayna’nın üyeliği artıracaktır.

Ukrayna NATO’ya üye olursa NATO’nun Ukrayna’ya ordu göndermesi gerekmiyor. Ukrayna kendini savunmaya hazır. Ama, hem NATO’dan hem de diğer Avrupa ülkelerinden şunu bekliyor. Bu saldırganlık sadece Ukrayna ile kalmayabilir. Zamanla başka ülkelere de yayılabilir. Bugün, Ukrayna’da var olan cephe hattı, sadece Ukrayna’yı değil tüm Avrupa’yı savaştan korumaktadır. Rusya’nın bizi doğrudan istila tehdidi karşısında biz yine de bu diplomatik yoldan yürümeye devam ediyoruz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliği sağlanmalı. Hem Donbas hem de Kırım’daki bu sorun barışçıl yollarla çözülmeli. Özellikle, Kırım etrafındaki ihtilafı barışçıl yollarla çözmek için Kırım Platformu başlatıldı. Türkiye’ye buna desteği için de minnettarız.

UKRAYNA VE RUSYA ARASINDA SAVAŞ OLASI MI? UKRAYNA, SAVAŞA HAZIR MI?

Son anketlere göre Ukrayna nüfusunun yarısı, eline silah alarak ülkesini savunmaya hazır. Uluslararası ortaklarımızdan da destek alıyoruz. En kötü senaryoya, kendimizi savunmaya hazırız. Ama, bu ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesini bekliyoruz. Türkiye’nin arabuluculuk teklifini memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek isterim. Özellikle, bu bağlamda, Sayın Cumhurbaşkanınızın arabuluculuk rolünü üstlenmeye hazır olduğunu da aynı şekilde memnuniyetle karşıladık. Bizim yerimize başka birinin geleceğimizi belirlemesini istemiyoruz. Ukrayna’nın NATO’ya üyeliği konusu, tamamen Ukrayna’nın egemenliği ve Ukrayan halkının kendi kaderini belirlemesine bağlı.

UKRAYNA KRİZİ DEMEK DOĞRU MU?

Ukrayna’da gerçekten kriz var mı? Ukrayna’da kriz yok. Kriz, Ukrayna’nın etrafında yer alıyor. İşgal krizi var. Rusya Federasyonu, Ukrayna’nın doğusunda, Donbas’ın bir kısmını ve Kırım’ı işgal etti. İşgal edilmiş topraklarda bir kriz var. Çünkü, insanlar burada zulüm görüyor. Kavramsal olarak, konuşacaksak, buna Ukrayna-Rusya savaşı demek gerekiyor. Burada, kendini savunan bir Ukrayna ve saldıran taraf olarak Rusya Federasyonu var. Rusya’nın sorumluluğunu, işgal altındaki bölgelere atmasının ne doğru bir gerekçesi var ne de bu çabalar başarılı olacak. Rusya’nın işgal ettiği bölgeleri Rusya’ya dahil etmesi, Rusya’nın gerçek amacını gösteriyor. Buradan tekrar uluslararası topluma sesleniyorum, Ukrayna-Rusya uluslararası ihtilafını çözüme kavuşturmamız lazım.

ANKASAM BAŞKANI PROF. DR. EROL: TÜRKİYE BARIŞ İÇİN AKTİF DESTEĞİNİ ORTAYA KOYUYOR

ANKASAM Başkanı, Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine destek vermesinin altında bu ortak geçmiş ve ortak tarih anlayışının yattığını kaydetti. Öte yandan Erol, Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin bölge ve dünya siyaseti açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin 30 yıllık kısa sürede önemli mesafeler kat ettiğini vurgulayarak, “Ukrayna sadece bölgesel değil uluslararası alanda da dünya barışının geleceği anlamında jeopolitik olarak ciddi bir öneme sahip” ifadelerini kullandı. Erol, “Bunun için İkinci Dünya Savaşı öncesini çok iyi okumak lazım. Türkiye nasıl İkinci Dünya Savaşı öncesi bölgesel ve küresel olarak barış diplomasisi sürdürüyorsa bugün de aynı şekilde politika yürütüyor.” dedi. Türkiye’nin, Ukrayna-Rusya arasındaki meselede arabuluculuk rolüne de değinen Erol, “Türkiye barış için aktif desteğini ortaya koyuyor” diye konuştu.