Türkiye'deki Kırım Tatar diasporası, Kırım Platformu hakkında ne düşünüyor?

Diaspora
Ömer Cihad Kaya
01 Aralık 2020, 21:56
Ömer Cihad Kaya
01 Aralık 2020, 21:56

Vatan Kırım’ın Rusya tarafından işgaline son vermek amacıyla uluslararası çabaları birleştirmek için Kırım Platformu’nun oluşturulması planlanıyor. İlki 2021 yılının mayıs ayında gerçekleşecek olan zirve için ülkeler ile görüşmeler devam ederken, Türkiye’nin platforma etkin bir şekilde katılması bekleniyor. Kırım Tatar halkının temsilcileri tarafından uzun yıllardır dile getirilen uluslararası platforma dair somut adımların atılması sevindirici ancak bu durum bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. QHA’ya konuşan Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının temsilcileri, Kırım Platformunu yorumlarken, Kırım Tatar Milli Meclisi ve Kurultayının statüsünün belli olmamasına dikkat çektiler.

Kırım Haber Ajansı, Kırım’ın işgalden kurtarılması için Ukrayna devleti tarafından organize edilen Kırım Platformuna ilişkin Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının görüşlerine başvurdu. Kırım Derneği Genel Başkanı ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkan Yardımcısı Mükremin Şahin, Kırım Tatar Teşkilatları Platformu ve Kırım Gelişim Vakfı Başkanı Ümit Şilit, Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten ve Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, oluşum aşamasındaki uluslararası Kırım Platformunu değerlendirdi.

MÜKREMİN ŞAHİN: KTMM, KIRIM TATAR HALKINI TEMSİLEN PLATFORMDA YER ALMALI

Kırım Derneği Genel Başkanı ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Başkan Yardımcısı  Mükremin Şahin, Kırım Platformunun ciddi bir platform olduğunu ve bu girişimde Kırım Tatar Milli Meclisinin de Kırım Tatar halkını temsilen yer alması gerektiğini kaydetti. Şahin’in açıklamaları şu şekilde:

“Teşebbüs olarak doğru ve faydalı bir teşebbüs. Bu teşebbüste Kırım Tatar Milli Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresinin de olmasını arzu ediyoruz. Onların görüşleri de önemli diye düşünüyorum. Sayın Emine Ceppar’ın da gayretlerini görüyoruz ve çok da başarılı buluyoruz. Çok ciddi bir platform, zemin oluşturuluyor. Ama bu konuyla ilgili bilgi eksikliğimiz de var, detaylarını bilmiyoruz. Esas olarak doğru bir girişim fakat usul konusunda bilgi eksikliği olduğu için bir şey söyleyemiyorum. Ama Kırım Tatar Milli Meclisinin Kırım Tatar halkını temsilen burada olması gerektiği kanaatindeyim. Türkiye’nin Platform konusunda öne çıkması gibi bir beklenti var. Neden böyle bir beklenti var anlamadım. Türkiye zaten her zaman duruşuyla, tavırlarıyla Kırım meselesini savunuyor. Kırım Tatar halkının, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekliyor. Türkiye’nin burada öne çıkmasından çok diğer ülkelerin platforma katılmalarını sağlamak ve inisiyatif almaları önemli.

Kırım Platformuyla ilgili Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Ceppar, gerçekleşmesi planlanan toplantıları şöyle sıralamıştı:

-Devlet başkanlarının katılacağı yüksek siyasi düzey toplantıları;
-Dışişleri ve Savunma bakanlarının katılacağı toplantılar;
-Parlamentolar arası ortak çalışma grupları;
-Bölge üzerine çalışmalar yapan gazeteci ve akademisyenlerin katılacağı çalıştaylar

ÜMİT ŞİLİT: DÜNYA KIRIM TATAR KONGRESİNİN MUTLAKA KATILIMI GEREKİYOR

Kırım Tatar Teşkilatları Platformu ve Kırım Gelişim Vakfı Başkanı Ümit Şilit, uluslararası Kırım Platformunda gerçekleşmesi planlanan toplantılara dikkat çekerek, Kırım Tatar Milli Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresinin söz hakkı ve temsiliyeti konusunun önem arz ettiğini belirtti. Şilit şöyle konuştu:

Platform kapsamında bahsi geçen 4 aşamanın mantıklı ve gerekli olduğu söylenebilir ama bu aşamaların hiç bir yerinde maalesef Kırım Tatar halkının tanınmış temsil organları, Kırım Tatar Millî Kurultayı ve onun seçtiği Kırım Tatar Millî Meclisinin tanımlaması açık bir şekilde yapılmamıştır. Dünyanın pek çok yerine dağılmış Kırım Tatarlarının temsil organı Dünya Kırım Tatar Kongresinden de bahsedilmiyor ne yazık ki… Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki; Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Kurulunun 2015 yılında oybirliği ile kabul ettiği “Netice Beyannamesi’nin” ilk beş maddesi doğrudan doğruya oluşturulması planlanan ve Kırım’ın kaderiyle ilgili Kırım Platformu’nun konusu ile ilgilidir. Ancak, bu platformda ne Kırım Tatar Millî Meclisine ne de Dünya Kırım Tatar Kongresine yönelik açık bir tanımlama yapılmaması, Kırım Platformunda Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Kurulunda oybirliği ile kabul edilen Netice Beyannamesi’nin ilk beş maddesinde yer alan esaslara ne kadar riayet edileceği üzerinde soru işaretleri oluşturmaktadır.

Bu nedenle, kurulması planlanan Kırım Platformu’nda, bahsi geçen aşamalar içinde Kırım Tatar Millî Meclisi ve diasporada yaşayan Kırım Tatarlarını temsilen Dünya Kırım Tatar Kongresinin katılımı ve söz hakkını düzenleyen hususların bugünden açık, anlaşılır ve kesin bir şekilde tanımlanması hayatî önem arz eder. Türkiye’de kurulu Kırım Tatar Teşkilatları Platformu olarak, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kırım Platformunda Kırım Tatar halkının temsilcisi olan Kırım Tatar Milli Meclisi ve diasporanın çatı teşkilatı olan Dünya Kırım Tatar Kongresinin mutlaka açık bir şekilde katılımının sağlanması gerekliliğini beyan ediyoruz.

CELAL İÇTEN: GÖZLEMCİ ÜYELİK BİLE VERİLMESİ BİRLİĞİ VE ORTAK HAREKETİ GÖSTERİR

Kırım Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten, Kırım Platformu’nda Kırım Tatar Milli Hareketi ve diaspora yetkililerinin yer alması gerektiğini kaydederek, milli hareket içinde birlik ve beraberliğin ortaya konulması açısından bu durumun hayati önemde olduğunu vurguladı. İçten’in değerlendirmesi şu şekilde:

Kırım Platformuna dünya ülkelerinden katılım için müracaat yapılıyor. Kimisi kabul ediyor kimisi de etmiyor. Ama bana göre en büyük diasporanın Türkiye’de olması itibarıyla burada Sovyetlerin açılışından beri dernek başkanlığı, meclis temsilciliği yapanlar var. Bence, bu insanları Kıyiv’deki Agalarımız, Ukrayna Parlamentosu vekillerimiz, diasporayı da göz önüne alıp en azından bu kişilerin de platforma katılmasını zikretmesi gerekir. Olur mu olmaz mı bilemem ama usulen de olsa bunun söylenmesi bizim birlik ve beraberliğimizi, ortak hareket ettiğimizi gösterir. Çünkü Kırım Tatar Milli Hareketine en büyük faydayı Türkiye’deki diaspora yapmıştır. Türkiye devletinin de bu konuda desteğini almak lazım. Ayrıca bunun dışında da diasporamızın olduğu ülkeler var Bulgaristan, Romanya gibi… Burada söz hakkı gibi olmasa da gözlemci sıfatıyla teklif edilebilir ama biz bunu kendi kendimize yapamayız Kıyiv’dekİ büyüklerimiz bunu yapacaklar.

Burada gözlemci olmak bile bu işe katkı sağlamaktır. Bu tür destekler ve teklifler, Kırım Tatar milli hareketi ile diasporanın birlikte hareket ettiği manası çıkar. Dışarıdan bu işleri takip eden birisi bu fotoğrafı gördüğü zaman birlikte hareket edildiğini anlar. Siz istediğiniz kadar Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu üyesi olun ama diaspora yetkilileri, bu uluslararası kuruluşta gözlemci bile olamıyorsa bu platformun faydasını sorgulamak gerekir. Faydası derken, şunu kastediyorum Kırım, Kıyiv ve büyük diasporanın birlikte hareket ettiğini göstermektir.”

ZAFER KARATAY: KIRIM PLATFORMU, KIRIM’IN İŞGALİNİ SÜREKLİ GÜNDEMDE TUTMAK İÇİN YARARLI OLACAKTIR

Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, uluslararası Kırım Platformu fikrinin Kırımoğlu tarafından ortaya atıldığını ve Kırım’ın Rusya tarafından işgalini sürekli gündemde tutmak anlamında ciddi yarar sağlayacağını ifade etti. Karatay, bu platform içinde Kırım Tatar Milli Meclisinin de temsil edilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

Uluslararası Kırım platformu önemli bir oluşum olacaktır. Dünyamızda olayların ve dünya gündeminin hızla değiştiği, ekonomik çıkarlar sebebiyle hükumetlerin başka ülkelerdeki ağır insan hakları ihlallerini görmezden geldiği bir çağda Kırım Platformu oluşturma çabaları, Vatan Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin unutturulmaması ve gündemde tutulması açısından çok yararlı olacaktır. Rusya’nın Kırım’ı işgal ettiği 2014 yılından bu zamana, dünyanın gündemi sürekli değişmiştir. Rusya ile ekonomik çıkarları olan ülkeler, ya da bu ülkelerdeki menfaat grupları, zayıf olan kamuoyu hafızasında, işgalin unutturulup, Rusya’ya karşı Kırım işgali sebebiyle uygulanan yaptırımların kaldırılmasına yönelik girişimler ve çabalar yapmaktadır. AB’nin çekirdeğini oluşturan Fransa ve Almanya’nın bu yöndeki adımları dikkat çekmektedir.

Dünya’daki gelişmeleri yakından takip eden ve engin bir tecrübeye sahip yolbaşçımız Kırımoğlu, Kırım’ın Rusya tarafından işgalini dünya gündeminde sürekli tutabilmek ve bu doğrultuda Kırım Tatarlarının haklarına dikkat çekmek ve destek sağlamak için bu fikri ortaya attı. İlerleyen zaman içerisinde bu fikir daha somut hale gelmeye ve gelişme göstermeye başladı. Bu sevindiricidir. İnşallah gerçekleşir ve burada Kırım Tatarlarının demokratik olarak seçilmiş, temsile yetkili en üst organı olan Kırım Tatar Milli Meclisi de mutlaka temsil edilir.

NAMIK KEMAL BAYAR: DQTK’NİN KATILIMI VE SÖZ HAKKI, AÇIK VE ANLAŞILIR BİR ŞEKİLDE TANIMLANMASI GEREKİR

Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Namık Kemal Bayar, Kırım Platformuna ilişkin görüşlerini açıkladığı bir bildiri ile yayımladı. Platformda, Kırım Tatar halkının en yetkili temsil organı Kırım Tatar Millî Meclisi ve diasporada yaşayan Kırım Tatarlarının temsil edildiği Dünya Kırım Tatar Kongresinin katılımı ve söz hakkının açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini dile getiren Bayar’ın açıklamaları şu şekilde:

Bir kez daha hatırlatmakta fayda var ki; Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Kurulunun 2015 yılında oybirliği ile kabul ettiği “Netice Beyannamesi”nin ilk beş maddesi doğrudan doğruya oluşturulması planlanan ve Kırım’ın kaderiyle ilgili Kırım Platformu’nun konusu ile ilgilidir ve bu ilk beş madde aynen şu şekildedir:

“1- Kırım, Kırım Tatarlarının aslî ve tarihî vatanıdır.
2- Kırım Tatar halkı vatanda ve diasporada yaşayanlar ile birlikte bir bütündür ve ilelebet bu bütünlük muhafaza edilecektir.
3- Kırım’ın ve onun tarihî, aslî ve yerel halkı olan Kırım Tatarlarının kaderini belirleme hakkı yalnızca Kırım Tatar halkına aittir.
4- Kırım’ın kaderi konusunda onun tarihî, aslî ve yerel halkı Kırım Tatarlarının iradesine aykırı hiçbir eylem ve karar Kırım Tatar halkı tarafından kabul edilemez.
5- Dünya’daki bütün Kırım Tatarları, vatanları Kırım’da kendi özyönetiminde, insan haklarına saygı, hukuk ve demokrasinin üstünlüğü, ırk, milliyet, din, dil, cinsiyet ve sair diğer her türlü ayrımcılığa karşı olma ilkeleri çerçevesinde barış, huzur ve refah içinde yaşama hakkına sahiptir.”

Ancak ne yazık ki, aşağıdaki haber metninden alınarak yukarıda yer verilen Kırım Platformunun belirlenen 4 aşamasında “bölge üzerinde çalışma yapan gazeteci ve akademisyenlere” dahi yer verilmişken ne Kırım Tatar Millî Meclisi’ne ne de Dünya Kırım Tatar Kongresi’ne yönelik açık bir tanımlama yapılmaması, Kırım Platformu’nda Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edilen Netice Beyannamesi’nin ilk beş maddesinde yer alan esaslara ne kadar riayet edileceği üzerinde soru işaretleri oluşturmaktadır.

Bu nedenle, kurulması planlanan Kırım Platformu’nda haberde bahsi geçen aşamalar içinde Kırım Tatar Millî Meclisi ve diasporada yaşayan Kırım Tatarlarını temsilen Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin katılımı ve söz hakkını düzenleyen hususların bugünden açık, anlaşılır ve kesin bir şekilde tanımlanması hayatî önem arz eder.

ULUSLARARASI KIRIM PLATFORMU

Kırım Platformunun ilk zirvesi, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmıtro Kuleba’nın bildirdiğine göre Mayıs 2021’de düzenlenecek. Bakan Kuleba, zirvenin Ukrayna’da geniş bir katılımla yapılması planlanıyor. Şu ana kadar teklif götürülen pek çok ülke platforma olumlu bakıyor. Hatırlanacağı üzere, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 23 Eylül 2020 tarihinde Kırım Platformunu BM’de tanıtarak uluslararası ortaklara Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılmasına yönelik çabaları birleştirmek için kurulacak bu girişime katılmayı teklif etmişti. Kırım Platformu girişimi fikri, uzun bir süredir Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım Tatar halkının temsilcileri tarafından dile getiriliyordu.