Türk sinemasının efsanesi Cüneyt Arkın hayatını kaybetti

Güncel
Ömer Kaya
28 Haziran 2022, 09:53
Ömer Kaya
28 Haziran 2022, 09:53

Türk sinemasının efsane ismi, usta oyuncu Cüneyt Arkın bu sabah 85 yaşında hayatını kaybetti. Kırım Tatarı kökenli oyuncu Arkın, Türk sinemasında kahraman rollerine imza atan Türkiye’de ve dünyada sevilen bir sanatçıydı.

Türk sinemasının büyük ismi Cüneyt Arkın hayata gözlerini yumdu. Unutulmaz Yeşilçam filmlerinin baş aktörü oyuncu Arkın, dün gece aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırdı. Tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeden 85 yaşındaki oyuncu Cüneyt Arkın, Eskişehir’in Kırım Tatar köylerinden Karaçay’da 1937’de doğmuştu ve tüm Türkiye’de ve dünyada sevilen bir sanatçı olarak tarihe geçmişti.

Dün gece saatlerinde rahatsızlanan Arkın, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan Liv Hospital Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamada, “Türk sinemasının değerli oyuncusu Sayın Cüneyt Arkın kalbinin durması sebebiyle ambulansla geldiği hastanemizde bütün yeniden canlandırma çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Türk sinemasının dev oyuncusunu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Cüneyt Arkın’ın ailesine ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Oyuncu Arkın’ın defin işlemleri hakkında henüz bir açıklama yapılmadı.

CÜNEYT ARKIN KİMDİR?

Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır olan Cüneyt Arkın, 8 Eylül 1937 tarihinde Eskişehir’in merkezine bağlı Kırım Tatar köyü Karaçay’da doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı’na katılmış Hacı Yakup Cüreklibatur’dur. Aslen Kırım Tatarı olan Arkın, Eskişehir Atatürk Lisesi’nde öğrenim gördü. 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu.

Memleketi Eskişehir’de, yedek subay olarak askerliğini yaparken, Göksel Arsoy’un başrol oynadığı Şafak Bekçileri (1963) filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ’in dikkatini çekti. Askerliğini bitirdikten sonra Adana ve civarında doktorluk yaptı. 1963 yılında Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu. Bir süre iş arayan Arkın, 1963’te Halit Refiğ’in teklifiyle sinema oyunculuğuna başladı ve 2 yıl içinde 30 kadar film çevirdi.

1964 yılında oynadığı Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesi, Arkın’ın kariyerinde bir kırılma noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra yine Halit Refiğ’in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. Bu dönemde İstanbul’a gelen Medrano Sirki’nde altı ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantürlü filmlerin en çok aranan isimlerinden biri haline geldi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere değişik türlerde filmler çekti.

12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali’nde (1972) jürinin ilk oylamasında Yılmaz Güney’i Baba filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu seçmesine rağmen daha sonra siyasi baskılarla Güney’in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın’ı en iyi erkek oyuncu seçti. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti. Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült film haline geldi. 1980’li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam ve İki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990’lı yıllarda polisiye dizilere yöneldi.

Cüneyt Arkın, at binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. Oyunculuğun yanı sıra televizyon izlenceleri sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı yapmıştır. 2009 yılında omurgasındaki sinir sıkışmasından dolayı yaklaşık üç ay hastanede tedavi gördü.