Türk-İslâm Dünyasının Düşünce Denizi: İsmail Gaspıralı

31 Mayıs 2019, 00:48

Sebilürreşad, Tarih Eğitim Kültür ve Medeniyet Derneği Ankara’da, “Türk-İslâm Dünyasının Düşünce Denizi: İsmail Gaspıralı” adlı bir panel düzenlendi.

Sebilürreşad Genel Merkezinde düzenlenen etkinlikte, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. İbrahim Maraş, EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Turizm Uygulamaları ve Etkinlikleri Daire Başkanı ve şair, yazar Yusuf Şahin ile Sebilürreşad Yayın Koordinatörü Mehmet Poyraz konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise Sebilürreşad Yayın Kurulu Başkanı Recep Garip üstlendi.

İSMAİL GASPIRALI: TEFEKKÜR SAHİBİ, EĞİTİMCİ, YAZAR…

Recep Garip, İsmail Gaspıralı’nın Türk-İslâm coğrafyasının çok önemli bilgelerinden olduğunu belirterek, “Tefekkür sahibi, eğitimci, gazeteci, yazar. Kendi yaşamış olduğu Kırım coğrafyamızda ve Türk coğrafyasına önemli hareketlilikler kazandırmış; modern dünyayla, geçmişteki birikimlerimizin birlikte harmanlanması konusunda tefekkür kapılarını açmak için gayret etmiş.” dedi.

GASPIRALI’NIN KADINLARA VERDİĞİ ÖNEM…

Gaspıralı’nın Türkçenin konuşulması konusunda, lehçelerin bir araya getirilmesi konusunda, önemli adımları olduğunu belirten Garip, “İsmail Gaspıralı’nın 5 bin civarında okul açtığını, ilk kız mekteplerini açtığını görebiliyoruz. Yine kadınlar dünyası ile ilgili dergiler çıkarttığını, çocuklara yönelik ciddi bir eğitim alanları açarak dergiler yayımladığını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

TERCÜMAN GAZETESİ

Gaspıralı’nın 1883 yılında çıkardığı Tercüman Gazetesi’ne de değinen Garip, “Dilde birliğin, fikirde birliğin yani düşüncede birliğin ve işte birliğin olmazsa olmazlarımızdan olduğunu; Tercüman Gazetesi’nin ana belleği olarak da hafızalarımızı süslediğini ve kendisinin hayatı boyunca bize bırakmış olduğu Tercüman’daki yazılarıyla birlikte bir külliyatının var olduğunu görüyoruz.” dedi.

Son olarak, Gaspıralı’nın düşüncelerinin ve eserlerini Türk coğrafyasında yeterince aktarılamadığının altını çizn Garip, etkinliğin bu açıdan önemli olduğunu ifade etti.

“MİLLETİN İÇİN BİR ŞEY YAPMAK İSTİYORSAN ELİNDEN GELEN İŞLE BAŞLA”

Prof. Dr. İbrahim Maraş ise İsmail Gaspıralı gibi isimlerin gençler arasında yeterince bilinmemesine değindi.

Bu toplantının, Gaspıralı’nın Türkiye’de yeterince tanınması noktasında önemli olduğunu söyleyen Maraş, Gaspıralı’nın Abdürreşid İbrahim ile de yakın olduğunu belirterek, “Bir teorisyen, bir pratisyen, bir aksiyon adamı. Dolayısıyla Gaspıralı’nın günümüzde gençlerimize örnek olarak gösterilmesi gerekiyor. Onun, ‘dilde, fikirde, işte birlik’ ilkesinin herkese tanıtılması gerekiyor. ” ifadelerini kullandı.

Sebilürreşad’ın zamanında Gaspıralı’yı yakından takip ettiğini ifade eden Maraş, “özellikle de Mısır’daki İslam Kongresi ile ilgili çok ciddi destekleri vardı.” dedi.

Gaspıralı’nın en önemli ilkelerinden olan, ‘Milletin için bir şey yapmak istiyorsan elinden gelen işle başla’ ilkesine de değinen Maraş, “Onun bu başarılı faaliyetleriyle, Türk dünyasında da İslâm dünyasında da nasıl bir şuur uyandırdığını, tek başına bir insanın, örnek bir kişilik olarak aktarılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

‘KIRIM’DA YAŞAMIŞ BİR MÜNEVVER’

Yusuf Şahin ise konuşmasında, Gaspıralı’nın kültür ve dil alanındaki çalışmalarına değindi. Şahin, Gaspıralı’nın 63 yıllık ömrüne pek çok işi ve önemli fikri sığdırdığını belirterek, “O dönemdeki İslâm coğrafyasının, özellikle de Türk coğrafyasının genel sıkıntı ve sorunlarından bağımsız ele alamayız İsmail Gaspıralı’yı. O Kırım’da yaşamış bir münevver olarak, özelde Kırım’daki Türklerin sorunlarından yola çıkarak bütün Türklerin sorunlarına eğilmeyi, onları bir arada tutmayı kendisine ana fikir edinmiş bir mütefekkir olarak karşımızda duruyor.” dedi.

PEK ÇOK İLKE İMZA ATTI…

” ‘Dilde birlik, fikirde birlik , işte birlik’ şeklinde Tercüman Gazetesi’nin de spot cümlesi olan ana fikri, ömrü boyunca tüm safhalarda gerçekleştirmeye çalışmış bir münevverimiz” diyen Şahin, Gaspıralı’nın pek çok ilke imza attığının da altını çizerek, Gaspıralı’nın fikirlerini Kırım’dan dünyaya yaymak istediğini belirtti.

Kırım’da ilk mizah dergisini de Gaspıralı’nın çıkardığını söyleyen Şahin, Gaspıralı’nın bugün yeterince tanınmadığını ifade etti. Şahin, “Gaspıralı’nın düşünceleri, gazetelerdeki yazıları, risaleleri tam anlamıyla günümüze ulaştırılabilmiş değil. Üzerince ciddi çalışmalar yapılmaı gerekiyor.” dedi.

Şahin, konuşmasını Gaspıralı’nın Kırım şiirini okuarak sonlandırdı.

RUSYA’DAKİ İLK MÜSLÜMAN KONGRESİ…

Mehmet Poyraz ise, Gaspıralı’nın vefatının 105. yılında dahi savunduğu fikirlerin önemini koruduğunu ifade ederek, “İsmail Gaspiralı 63 yıllık hayatı boyunca, Türk -İslâm düşünce dünyasını etkileyen pek çok faaliyette bulunmuştur. En çok bilinen faaliyeti ise Tercüman Gazetesi’nin yayınlanmasıdır. Dönemin Rusya’sında Türk -İslâm dünyasının eğitim ve kültür reformu başta olmak üzere bir çok alanda modernleşmesini savunan Gaspıralı, uzun süre yayın yapan Tercüman Gazetesi’nde sıklıkla Türklerin ve Müslümanların birlik, beraberlik içerisinde olması gerektigini savunmuştur.” dedi.

“İSLÂM BİRLİĞİ’NİN KURUCUSU”

Poyraz, Gaspıralı’nın Rusya’daki ilk Müslüman Kongresini gerçekleştirdiğini de belirterek, “Gaspıralı, aynı zamanda İslâm Birliği’nin kurucularındandır.” dedi.

Gaspıralı’ya göre modernleşmenin tek yolunun eğitimden geçtiğini de aktaran Poyraz, Gaspıralı’nın Müslüman mekteplerdeki din üzerine yoğunlaşan eğitim sistemini eleştirdiğini söyledi.

GASPIRALI’NIN DİL KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALARI

Hikmet Eren ise, Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesinin, 27 yıl önce Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi ile başladığını ifade etti.

“Bütün yaşamını Rusya Türkleri arasında millî bilinci tesis etmek için uğraşan Gaspıralı, Osmanlı Türklüğünün milli bilincinin henüz tam anlamıyla oluşmadığı, zayıf olduğu bir dönemde millî duruş ve düşünüş tarzına sahip bir Türk aydındır.” sözleriyle Gaspıralı’yı tanımlayan Eren, Gaspıralı’nın dil konusundaki çalışmalarına ve hassasiyetlerine de değindi.

“Gaspıralı İsmail Bey, Türk kavimlerini kullandıklari dil etrafinda birleştirmeyi amaçlamiştır.” diyen Eren, “Başta Tercüman Gazetesi ve çıkardığı diğer neşriyatta ‘Türkiye Türkçesi Temelinde Müşterek Orta Asya Türkçesi’ni kullanmış olması bu duyuş ve düşünüş tarzından ileri gelmektedir.” ifadelerini kullandı.

İsmail Gaspıralı
Kırım
Türk-İslâm Dünyası
Bunlara da bakın: