Toplama kamplarından çıkan Uygur Türkü kadınlar: Yaşadıkları psikolojik bunalımı atlatamıyorlar!

Güncel
Ömer Cihad Kaya
01 Mayıs 2019, 16:48
Ömer Cihad Kaya
01 Mayıs 2019, 16:48

Uygur Türklerinin ana vatanı Doğu Türkistan’da 2017 yılında kaybolan ve Çin’in toplama kamplarına alındığı ortaya çıkan 40’ın üzerindeki kadına ulaşan Fransız haber ajansı AFP, serbest bırakılmalarının ardından Uygur kadınlarının yaşadığı değişim sürecine dair bilgilere yer verdi.

TOPLAMA KAMPLARINDAN ÇIKAN UYGUR KADINLARI

2017 yılında ortadan kaybolan yaklaşık 40 Uygur Türkü kadın evlerine geri döndü. Ancak bu kadınların kocalarına ulaşan haber sitesi, eşlerinin artık eskisi gibi olmadığını, toplama kamplarında dayatılan uygulamaların hayat arkadaşlarını değiştirdiğini söylüyor.

DOĞU TÜRKİSTANLI KADINLARIN DİNİ ÖZGÜRLÜĞÜ BASKILARLA ELLERİNDEN ALINMIŞ

Haber göre, Çin yönetimi, kamplarda kadınlara zorla domuz eti yedirdi ve içki içirdi. Hayata tarzları tamamen değişen bu kadınların eşleri, “İslami yaşamdan tamamıyla uzaklaşmaları” halinde serbest bırakıldıklarını vurguluyorlar. Serbest bırakılan kadınlardan bazılarının eşleri, toplama kampındaki yetkililerin zorlaması nedeniyle kadınların istemedikleri halde restoranlara girip içki içtiklerini, namaz kılmayı bıraktıklarını ifade ediyor.

ÇİN’İN ÇAĞ DIŞI BASKI POLİTİKALARINA MARUZ KALANLAR PSİKOLOJİK ANLAMDA DEĞİŞİME UĞRUYOR

Adının gizli kalması şartıyla konuşan Pakistan vatandaşı tüccarlardan biri de eşinin domuz eti yemek ve içki içmek zorunda bırakıldığını söyleyerek bu şekilde Çinli yetkililere radikal fikirlere sahip olmadığını ispatlamak zorunda kaldığını belirtiyor. Yine aynı tanığa göre kadınlara yönetimden verilen bir rehber kitapta cami kırmızı çarpı işaretiyle gösterilirken Çince kitaplar yeşil tik işaretiyle gösteriliyor.

Çin’in sistematik baskılarına maruz kalan Uygur Türklerinden çok azının toplama kamplarından çıkabilmesi, üstelik çıkanların da psikolojik bunalımlar ve değişimlere maruz kalması endişe uyandırıyor. Söz konusu haberden aktarılan diğer bir Uygur Türkü kadının eşi, yetkililerin müdahalesinden sonra eşinin sessiz kaldığını, herkesten şüphe etmeye başladığını, en yakınlarından bile şüphelendiğini aktarıyor. Adını açıklamayan Uygur Türkünün eşini artık tanımayarak bambaşka biri olduğunu söylemesi durumun vahametini ortaya koyuyor.

Kadınlarla birlikte Uygur ve Kazak Türkü çocukların da toplama kamplarına alındığı biliniyor. Bu insanlık dışı uygulama QHA’da da yer almıştı.

UYGUR TÜRKÜ ÇOCUKLARA ÇİN PROPAGANDASI AŞILANIYOR

Ortaya çıkan görüntülerdeki vahim duruma ait Çin yönetiminden herhangi bir cevap ve açıklama gelmezken, söz konusu görüntülerde tesisin girişindeki bir odada askeri kamuflaj giymiş bazı şahısların çocuklara eğitim verdiği, çocukların tutulduğu yatakhanelerin girişinde Çin haritalarının, duvarlarda ise “Ben Çinliyim ve ülkemi seviyorum” gibi propaganda sloganlarının yer aldığı görülmüştü.

Çin yönetiminin, küçük çocuklara askeri eğitim vermesi için askerleri görevlendirdiği ifade edilmişti. Söz konusu tesislerin, Birleşmiş Milletler raporlarına göre en az 1 milyon Uygur Türkünün alıkonulduğu toplama kamplarına benzediği belirtiliyor.