Tony Blair: Ülkeler aşı durumunu gösteren bir seyahat kartı konusunda anlaşmaya başlamalı

Haberler
Anife Bilal
11 Haziran 2021, 15:47
Anife Bilal
11 Haziran 2021, 15:47

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bodrum Belediyesinin ev sahipliğiyle düzenlenen Küresel Turizm Forumu (Global Turism Forum) Bodrum Zirvesi kapsamında, küresel siyasetin ve turizmin önemli isimleri koronavirüs sürecinde sektörün durumunu konuşmak için bir araya geldi. Birleşik Krallık eski başbakanı Tony Blair, foruma video bağlantısı yoluyla katıldı.

Bordum’da 10-12 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Küresel Turizm Forumu düzenleniyor. Foruma video yoluyla katılan Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair, Türkiye’nin de yoğun bir şekilde yürüttüğü aşı seferberliğin önemine değinerek pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen turizmin çıkışı olarak, aşının yaygınlaşmasını gösterdi.

“100 MİLYON ÇALIŞAN İŞSİZLİK RİSKİ ALTINDA”

Turizmi, küresel ekonominin önemli bir parçası ve koronavirüs sürecinden en çok etkilenen sektör olarak tanımlayan Blair, turizm ticaretindeki düşüşün bir sonucu olarak dünya çapında 100 milyon kadar kişinin risk altında olduğunu vurguladı. Sektörün yeniden açılmasının acil bir öncelik olduğunu belirten Blair, “Tüm bu trajik can kayıpları ile birlikte, dünya çapında ticarette ve özellikle turizmde büyük kayıplar oldu. Yani olan şu ki milyonlarca tatile gitmek isteyen insan, imkanlarını kaybetti, turizm sektöründe çalışan ve bundan dolayı ailelerine bakmaları gerekenler imkanlarını kaybetti ve dahası ülkeler aralarındaki önemli uluslararası iletişimi kaybettiler. Bunların hepsi koronavirüs krizinden ciddi şekilde etkilendi. Ve henüz bittiğinden bile emin olamıyoruz.” şeklinde konuştu.

“TURİZMİN ÇIKIŞ YOLU AŞI” 

Salgından en çok etkilenen sektörlerden birinin turizm sektörü olduğunu belirten eski Başbakan, “Tüm bu trajik can kayıpları ile birlikte, dünya çapında ticarette ve özellikle turizmde büyük kayıplar oldu. Bu nedenle, neler yapabileceğimize ve yapmamız gerektiğine bakmanın tam zamanı. Turizm endüstrisinde çalışanların, turizm sevenlerin, şartları iyileştirmek için ve umutsuzca desteğe ihtiyaç duyan ülkelerin ekonomilerini canlandırmak için çalışmalıyız.” dedi.

Kovid-19 sürecinde tüm dünya gibi turizm sektörünün de en önemli çıkış yolunun Türkiye’nin de yoğun bir şekilde üzerinde durduğu aşı çalışmalarının küresel ölçekte artmasından geçtiğini belirten Blair, aşı sürecinde dikkat edilmesi gereken 3 önemli konunun altını çizdi.

“SEYAHATLERİ GÜVENLİ HALE GETİRMEK İÇİN ÖNCELİĞİMİZ AŞI KART OLMASI”

Uluslararası toplumunun insanların test veya aşı durumunu gösteren ortak kurallar üzerinde anlaşması gerektiğini belirten Blair, şunları söyledi:

“Üzerinde durmamız gereken öncelikli konu, insanların dünyanın herhangi bir yerinde test durumunu veya aşı durumunu gösteren bir seyahat kartı konusunda bazı ortak kurallar üzerinde anlaşmaya başladığımızdan emin olmaktır. Farklı sistemlere sahip bir sürü farklı ülke, farklı sistemler kullanan farklı kıtalar ile karşı karşıya kalırsak, bu güveni sisteme geri kazandırmak çok daha zor olacak fakat buna son verirsek, insanların tekrar güvenle seyahat etmelerini sağlayabiliriz.

“AŞILI VE AŞISIZ AYRIMI OLMASI GEREKİYOR”

İkinci olarak, aşılı ve aşısız arasında bir ayrım olması gerekmektedir. Aşıların dünyanın en fakir bölgelerine dağıtılmasını sağlamak dünyanın daha zengin ülkelerinin görevi olmalıdır. Ama yine de gerçekçi olmalıyız. Turizmin yeniden başlamasını istiyorsak, özellikle turizm çalışanlarına yapılan aşıları doğrulayabileceğimiz bir sisteme ihtiyacımız var ve bunun turizm sektöründe açıkça bir fark yaratacağını insanlara gösterebilmemiz gerekiyor. Aksi takdirde aşı olan insanlarda, seyahat noktasında bir isteksizlik oluşacaktır. Çünkü gittikleri yerlerde aşı olamayan insanlarla temas etmek istemeyeceklerdir.”

“ULUSLARARASI ÖRGÜTLER DE ELİNİ TAŞIN ALTINA SOKMALI”

Yapılması gereken üçüncü şeyin de aşıya ulaşmada küresel adaletin sağlanması olduğunu söyleyen Tony Blair, “Gerçekten de bu aşıları dünyanın daha zengin bölgelerinden daha fakir bölgelerine ulaştırdığımızdan emin olmalıyız. Anladığım kadarıyla zengin ülkeler, önce kendi nüfuslarını aşılamak istemektedirler. Ancak eğer G7, G20 ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası örgütler aşı dağıtımında adaletin sağlanmasını öncelik olarak görürlerse en azından imkanları kısıtlı insanları, ana şehir merkezlerini ve tüm dünyadaki ön saflardaki sağlık çalışanlarını 2021’de aşılayabilir ve 2022’nin sonuna kadar küresel nüfusun aşılarını tamamlayabiliriz.” şeklinde konuştu.