Tarihi önemdeki Uygur Mahkemesi, Doğu Türkistan'daki zulmü belgeleyecek

Güncel
Ömer Cihad Kaya
07 Haziran 2021, 21:59
Ömer Cihad Kaya
07 Haziran 2021, 21:59

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kampının şahitlerinin ifade verdiği Uygur Mahkemesi’nin ilk duruşmaları bugün tamamlandı. 4 Haziran’dan beri devam eden duruşmalarda, toplamda 38 tanık ifade verdi. Doğu Türkistanlı toplama kampı şahitlerinin yaşadıklarını anlattığı duruşmalar, 2021 yılının eylül ve aralık aylarında da yapılacak. Kırım Haber Ajansına konuşan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Doç. Dr. Erkin Emet ve Doç. Dr. Ömer Kul, Uygur Mahkemesi’nden çıkacak olan kararın Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlalleri için önemine dikkat çekti.

Doğu Türkistan’da Çin yönetiminin işlediği sistematik baskı ve asimilasyon politikalarını incelemek üzere Londra’da kurulan Uygur Mahkemesi’nin ilk duruşmaları, 4-7 Haziran 2021 tarihleri arasında düzenlendi. Alanında uzman hukukçulardan oluşan heyet, Doğu Türkistan’daki ceza kamplarından çıkan Doğu Türkistanlı kamp mağdurlarını ve konunun paydaşı olan diğer aktivistleri dinledi. Duruşmalar, Doğu Türkistan’daki soykırıma varan Çin zulmü ve insan hakları ihlallerine dair detayları, raporlar ve kamp şahitlerinin beyanlarının kayıt altına alınması için büyük önem taşıyor.

QHA’ya özel açıklamalarda bulunan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi, Uygur aktivist Doç. Dr. Erkin Emet, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi ve İsa Yusuf Alptekin Vakfı (İYAV) Başkanı Doç. Dr. Ömer Kul, Çin’e karşı dünya ülkelerinin yaptırım uygulamaları için tarihi bir fırsat olan Uygur Mahkemesi’nin duruşmalarını değerlendirdi.

“UYGUR MAHKEMESİ, DÜNYA ÜLKELERİNİN ÇİN’E YAPTIRIM KARARI ALMASI VE SOYKIRIMIN DURMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR”

Doğu Türkistanlı liderin Türkiye'ye giriş yasağının kalkıp kalkmaması  karara bağlanacak
Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa

Londra’da Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini incelemek üzere kurulan Uygur Mahkemesi’nin Doğu Türkistan konusunda Çin’e uygulanacak baskı için büyük önem arz ettiğini vurgulayan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, QHA’ya verdiği demeçte duruşmaları değerlendirdi. Dolkun İsa’nın açıklamaları şu şekilde:

“Mahkemenin kararının yıl sonuna kadar çıkmasını bekliyoruz. Mahkeme, tanıklıkları uluslararası yasalar çerçevesinde, soykırımın yapılıp yapılmadığını karara bağlayacaktır. Bu kararın soykırım yönünde çıkmasını ümit ediyoruz ve Çin’e yaptırım için kanuni delil olması açısından da önemli bir gelişme olacaktır. İngiltere Başbakanı da Çin’e karşı soykırımdan dolayı, Çin’e yaptırım uygulamak için mahkemenin kararı olması gerekiyor diyordu, işte Uygur Mahkemesi bu amaca yönelik bir adım olacaktır. Bunun sonucunda, bir çok ülkenin Çin’e karşı yaptırım uygulamasında yararlı olacaktır, ümit ediyorum.”

“ÇİN, MAHKEMEYİ ENGELLEMEK İÇİN BÜYÜK BASKI UYGULADI AMA DURUŞMALAR, BAŞARILI BİR ŞEKİLDE YAPILDI”

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, duruşmalara ilişkin, “Duruşmalar şu ana kadar gayet güzel ve çetin geçti. Dört günlük mahkeme sürecinde, toplamda 38 kişi tanıklık etti ve ifade verdi. Bunun 24’ü Doğu Türkistanlı kamp şahitleri ve aileleri kamplarda vefat etmiş kişiler. Diğer 14 kişi de uluslararası bağımsız uzmanlar tarafından tanıklık etmektedir. Mahkemenin yapılmaması için, Çin’in büyük psikolojik ve fiziki baskıları oldu. Mahkemeyi engellemek ve itibarsızlaştırmak için ciddi baskılar uygulandı. Buna rağmen, başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. 4-7 Haziran arasındaki ilk duruşmaların son gününde, eski bir Çinli polis tanıklık verdi ve Uygurlara Çin hükumetinin ne tür baskılar yaptığını ve bizzat yaşadıklarını anlattı. Bu çok önemli bir gelişmedir. İşlediği suçlardan ötürü pişmanlık duyduğunu ve mahkeme önünde tanıklık vermek istediğini belirtti. ” ifadelerini kullandı.

“BAĞIMSIZ MAHKEMENİN KARARI, DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIMI YASAL OLARAK TESCİLLEYECEKTİR”

Doç. Dr. Erkin Emet

Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi, Uygur aktivist Doç. Dr. Erkin Emet, Londra’daki bağımsız mahkemenin kararının son derece önem arz eden bir konu olduğunu ifade ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Londra’daki mahkemenin önemi şu, Doğu Türkistan’da yıllardır zulüm devam ediyor. Dünya Uygur Kurultayı ve sivil toplum kuruluşu, yıllardır dışarıda Uygurlara zulmün yapıldığını anlattılar, anlattık. Şimdi ise, ABD, Kanada, Hollanda, İngiltere, Litvanya gibi ülkeler parlamentolarında yapılanın soykırım olduğunu kabul etti. Ancak, Çin sözde karalama kampanyası, siyasi karar vesaire diyerek bu kararları tanımıyor. Uygur Mahkemesinde, şu an çok sayıda şahit, kendilerinin kamplarda yaşadığı soykırımı birinci ağızdan anlatıyor. Yaşadıkları vahşeti gözler önüne seriyor. Bunu da Çin, inkar etmeye çalışıyor ama yasal olarak orada yapılanlara bir ad konacak. Yani bunun bir soykırım olduğu, bağımsız mahkemeler tarafından tescillenecek. Mahkemenin ikinci duruşması eylül ayında üçüncü duruşması da aralık ayında sonuçlanacak. Nasıl bir karar çıkacak bilmiyoruz ama hukuki açıdan yapılanın ne olduğu tespit edildiği takdirde, dünyada Doğu Türkistan’daki soykırım daha açık bir şekilde duyurulacak. Yapılanlar, tarih önünde kayda geçirilmiş oldu. İkincisi de, bu mahkeme esnasında, tüm uluslararası medya kuruluşları orada yer aldı. Bu, Doğu Türkistan’daki soykırımın dünyaya tanıtılması açısından büyük önem taşımaktadır.”

“DEVLETLERİN ÇİN İLE OLAN İLİŞKİLERİNİ ETKİLEYECEKTİR”

Doç. Dr. Ömer Kul

İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi ve İsa Yusuf Alptekin Vakfı (İYAV) Başkanı Doç. Dr. Ömer Kul, Uygur Mahkemesi’nin kurulmasında emeği geçenleri tebrik ederek, bu mahkemenin almış olduğu kararın devletlerin Çin ile ilişkilerini muhakkak surette etkileyeceğini vurguladı. Doç. Dr. Kul’un QHA’ya yapmış olduğu demeç şöyle:

“Dünya Uygur Kurultayının girişimleriyle başlayan bağımsız bir mahkeme kuruldu. Mahkemenin kararını, Aralık ayında veya 2022’nin Ocak ayında açıklaması bekleniyor. Tabii ki bu mahkemenin bir yaptırımı olmayacak. Ama bundan daha önemlisi, dünyanın gözü önünde bir mahkeme kuruluyor. Burada görev yapan insanlar tarafsızlığı ve hukuk bilgileriyle rüştünü ispat etmiş insanlar. Hatta mahkeme başkanı, Sırp kasabı olarak bilinen Miloşeviç’i yargılayan hakimdir. Bu dünyanın gözü önünde Doğu Türkistan’da Çin Halk Cumhuriyeti ve Çin Komünist Partisinin yapmış olduğu uygulamaları net bir şekilde ortaya koyan, meselenin insan hakları bağlamında, taraf olan herkesin bir araya getirildiği, herkesin bir araya geldiği, şahitlik yaptığı belge sunduğu bir süreç yaşıyoruz. Ben bunu çok önemsiyorum. Sonuç açıklandıktan sonra bir yansıması mutlaka olacaktır. En kötü anlamda, devletlerin, uluslararası kuruluşların Çin’le olan ilişkilerine etki edecektir. Çin’in uygulamalarından vazgeçmesi için de olumlu görüyorum. Bu anlamda, Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’yı ve ekibini, oraya kadar gidip tanıklık veren herkesi tebrik ediyorum.”

Londra’da Uygur Mahkemesi başladı. İzlemek için tıklayınız:

Uyghur Trıbunal: https://www.youtube.com/channel/UCt4uc8LsgxsTDK_0dChZm5A

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca, Çin hükumeti, her ne kadar dünya kamuoyunda aksini iddia etse de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı zorla tutuluyor. Burada, Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve zulüm politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve diğer azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya.