Olimpiyatlarda Ukraynalı sporculara skandal gaf: Rusya temsilcisi gibi anons ettiler

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
06 Ağustos 2021, 19:24
Ayyıldız Huri Kaptan
06 Ağustos 2021, 19:24

Tokyo’da Olimpiyat Komitesi yetkilileri, Ukraynalı sporculara yönelik skandal bir gafa imza attı. Yetkililer, madalya töreninde iki Ukraynalı sporcuyu Rusya Olimpiyat Komitesi temsilcisi gibi anons etti. Komite daha sonra Ukraynalı sporculardan özür diledi.

2020 Tokyo Olimpiyatları’ndaki yetkililer, bugün artistik yüzme serbest rutin finalinde bronz madalya kazanan Ukraynalı Marta Fiedina ve Anastasiya Savchuk’un, Rus Olimpiyat Komitesi’ni (ROC) temsil ettiklerini ifade ederek anons etti. Sporcular, bu skandal anonsla podyuma çıkmak zorunda kalınca komite özür diledi.

KOMİTE ÖZÜR DİLEDİ: “OPERASYONEL HATA”

Tokyo’daki organizasyon komitesi sözcüsü Masa Tanaka, “Olimpiyat havuzunda Fransızca anonsta madalya sahiplerine Ukrayna Takımı demeliydi ancak bunun yerine ROC dendi” diye açıklamada bulundu. Tanaka, “Elbette insanlar bunu fark etti ve duyurulardan sorumlu kişi özür diledi” dedi. Tanaka, duyuru hatasını “tamamen operasyonel bir hata” olduğunu savundu.

KIRIM’IN İŞGALİ VE UKRAYNA-RUSYA KRİZİ

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. 7 yıl önce Mart ayında sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.
Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.
16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.
İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

18 MART 2014’TE KIRIM RUSYA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİ

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.
Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.