Siyasi tutsak Raim Ayvazov'un eşi: İşgalciler, eşimi alıkoyarken ölümle tehdit ettiler

17 Temmuz 2020, 21:37

İnsan hakları savunucularının verilerine göre, yüze yakın Kırımlı, siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım’daki hapishanelerde alıkonuluyor. Söz konusu siyasi tutsakların büyük bir çoğunluğu ise Kırım Tatarı.

İlk bakışta sadece tutsak listelerindeki isimler olarak algılanan siyasi tutsakların her birinin ayrı hikayesi bulunuyor. Kırım Haber Ajansı (QHA), siyasi tutsakların ailelerinin durumunu ve yaşantısını anlatan yazı dizisine devam ediyor.

SİYASİ TUTSAK RAİM AYVAZOV

26 yaşındaki Kremlin esiri Raim Ayvazov, 17 Nisan 2019 tarihinde asılsız suçlamalarla alıkonulmuştu. O güne kadar Ayvazov, Rus işgali altındaki Kırım’da açılan siyasi güdümlü davaların “duruşmalarına” katılıyor ve tutukevlerinde alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsaklara yardım ediyordu.

Raim Ayvazov, Kırım’da artık geleneksel hale gelen evlere yapılan baskınlar sonrası değil de, Kırım ile Ukrayna’nın ana kısmı arasındaki Kalançak kontrol noktasında alıkonuldu. Ayvazov, işgalciler tarafından Rusya Ceza Kanununun 205.5. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde Rus mevzuatına göre terör örgütü olarak kabul edilen bir örgütün (Hizb-ut Tahrir) faaliyetlerinde yer almak ve Rusya Ceza Kanununun 30. maddesi 2. fıkrası ile 278. maddesi gereğince şiddet kullanarak iktidarı ele geçirmeye hazırlanmakla suçlanıyor.

EŞİ MAVİLE AYVAZOVA ANLATIYOR: EŞİM ÇOK MERHAMETLİ BİR İNSANDIR

Alıkonulduğu gece Rus işgalci güçler tarafından bir tarlaya götürüp kurşuna dizme canlandırması yapılarak yakınlarına ateş açılan siyasi tutsağın durumunu 2 küçük çocuğuyla yalnız kalan eşi Mavile Ayvazova anlattı.

Eşim, çok merhametli ve düşünceli bir insandır. Raim, kimsenin yardım isteğini hiçbir zaman geri çevirmedi. Biri istiyorsa son parasını borç verebilirdi. Kızımızla zaman geçirmeyi çok severdi. Kızımız 6 aylıkken, bahçemize ahududu dikti, bir yıl sonra meyve verdiğinde kızımız kendisi koparıp yiyebilsin diye. 16 Nisan 2019 tarihinde eşim Ukrayna’nın ana kısmına gitmeye karar verdi. Sınıra kadar (Ukrayna’nın ana kısmı ile Rus işgali altında bulunan Kırım arasındaki idari sınır) akşam saat dokuza otobüs vardı. İdari sınırı geçer geçmez bana yazmasını istedim.

RAİM AYVAZOV’UN ALIKONULMASI

Gece yarısı bana Kalançak kontrol noktasında evraklarına el konulduğunu yazdı. Sınır görevlileri kendisine Akmescit’ten gelecek insanları beklemesini söylemiş. Raim yaklaşık 3 saat onları beklemiş. Sabah saat üçten sonra onunla bağlantı kesildi, telefonlara ve mesajlara cevap vermeyi bıraktı. Daha sonra öğrendiğimize göre gelen 3 kişi Raim’i elektroşokla tehdit etmiş, darp edip arabaya bindirmiş ve tarlaya götürmüşler. Orada kurşuna dizmeyi canlandırarak kafasının ve bacaklarının yakınlarına ateş etmeye başlayıp, buradan sağ çıkamayacağını söylemişler. Orada öleceğini düşünmüş. Daha sonra onu Akmescit’teki FSB (Rusya Federal Güvenlik Servisi) şubesine götürmüşler.

Tüm bu süre içinde kendisine ulaşılamıyordu. Sabah yaklaşık saat 10.30’da Raim’den iyi olduğuna ve güya sınırı geçtiğine dair bir mesaj geldi. Kendisinden beni görüntülü aramasını istedim ama o uygun bir yerde olmadığını ve başı ağırdığını söyleyerek daha sonra arayacağını yazdı. Sonuçta hiç aramadı ve kendisiyle bağlantı kesildi. Daha sonra bu mesajları eşim değil de, eşimin telefonundan “FSB” görevlisinin yazdığını öğrendim.

Endişeleniyordum, 102’yi (polis hattı), sözde savcılığı aradım ve telefonla bir kişinin kaçırıldığını bildirdim. Kocamın sınırı kesin geçip geçmediğini sormak için sınırı aradım. Bana herhangi bir bilgi vermeyi reddedip bunu sınıra gelip öğrenmeyi önerdiler. Yakınlarımızla sınıra gittik, Krasnoperekopsk şehrine geldiğimizde namaz kılmak için camiye girdik. Sonra ise bizi arayıp Raim’in Akmescit’teki “FSB şubesinde” olduğunu söylediler.

Akmescit’e geldiğimizde eşimle görüşmemize izin vermediler. Yanında ona tayin edilen avukat vardı, bizim avukatımızın eşimle görüşmesine izin verilmedi. Sorgudan sonra onu Aluşta tutukevine gönderdiler ve ertesi gün “mahkeme” yapıldı.

Raim alıkonulduktan beri 2 kez görüşebildik. İşkence ve baskı ile kendisinden gereken ifadeleri aldılar, ifadelerinden vazgeçtikten sonra görüşmelerimize de son verildi ve bu mesele hala çözülmedi. Sadece “duruşmalar” sırasında görüşebiliyoruz. Son kez bu yıl şubat-mart gibi görüştük. Şimdi Raim Akmescit tutukevinde tutuluyor. Sürekli diş ağrılarından şikayet ediyor, doktor istedi ama doktor hala gitmedi. Ağrıkesiciler içiyordu ve ağrıyan dişi parçalandı- diş ağrısı bu şekilde durdu.

“BABAM NE ZAMAN GELECEK? ONUNLA UYUMAK İSTİYORUM”

Raim’le iki çocuğumuz var, ikinci çocuğum eşimin alıkonulmasından sonra dünyaya geldi. Büyük kızım kısa bir süre önce bana “Babam ne zaman gelecek? Onunla uyumak istiyorum” diye sordu. Sürekli babasını soruyor ve çok özlüyor.

Raim alıkonulduktan beri cemaatimiz desteğini hiç esirgemedi. Alıkonulduktan bir gün sonra bizi desteklemek için “mahkemeye” Kırım’ın farklı yerlerinden çok sayıda insan geldi. İnsanlar hala “duruşmalara” geliyorlar.

İkinci çocuğumu doğurduktan sonra taburcu olurken birçok kişi hastaneye karşılamaya geldi. Her ay eşime yardım gönderiyor, çocuklarımıza hediyeler veriyorlar. Halkımıza minnettarım, birliğimiz gücümüzdür. Eşim suçlu ve terörist değil, özgürlüğüne kavuşmasını çok istiyorum. Ve biz, Müslümanlar olarak sadece Allah’a güveniyoruz.

Kırım Tatar siyasi tutsak
Mavile Ayvazova
Raim Ayvazov
Rus baskısı
Rus zulmü