Siyasi tutsak Nariman Memedeminov’un eşi: "Nariman serbest bırakıldıktan sonra bir ay bayram yapacağız"

15 Aralık 2019, 09:35

İnsan hakları savunucularının verilerine göre en az 95 Kırımlı siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım’daki hapislerde alıkonuluyor. Söz konusu siyasi tutsakların 67’si Kırım Tatarı. 

Kırım Haber Ajansı (QHA), eşleri ve oğulları hapislerde alıkonulurken siyasi tutsakların ailelerinin nasıl yaşadığını anlatan hikayeler dizisini yayınlamaya başlıyor.

İlk görünüşte sadece tutsak listelerinde belirtilen bir isim olarak algılansalar da, bunların sadece bir isim olmadığı, her ismin kendi hikayesine sahip olduğunu göstermek için bu insanların hikayelerini anlatmak çok önemli.

NARİMAN MEMEDEMİNOV

Siyasi tutsak, yurttaş gazeteci Nariman Memedeminov tutuklanmadan önce Zalanköy köyünde bulunan bir fabrikanın kazan dairesinde çalışıyordu. Kendi köyünde çok aktif biri olan Memedeminov dini bayramların organizasyonlarına katılıyordu.

Kırım’ın Rusya tarafından işgalinden sonra adaletsizliği sevmediği için Kırım’ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarına karşı yapılan baskıları yansıtmaya başladı.

FSB (Rus istihbaratı-Federal Güvenlik Servisi) mensupları 22 Mart 2018 yılında Memedeminov’un evinde arama yaptı. Yasa dışı bir şekilde tutuklanan Memedeminov “internet üzerinden terör eylemlerine çağrı” yapmakla suçlandı.

Eşi Lemara Memedeminova anlatıyor:

Nariman, büyük arkadaş ve tanıdık çevresi olan bir insan. Arkadaşları, yakınları veya hiç tanımadığı insanlar kötü bir duruma düştüğünde hemen yardıma koşan biri olduğu için Kırım’da çok sayıda insan onu tanıyor.

Bir buçuk yıldan fazla cezaevinde bulunuyor. Bu zaman içerisinde çok insan bize ziyarete gelip onunla ilgili soru soruyor, nasıl olduğunu soruyor. Ve bizim gibi onun dönmesini bekliyorlar.

Evimize arama yapmak için gelindiği zaman şaşırmadık. 2016’da evimize gelmişlerdi. Genel anlamda da Kırım’da arama sıradan bir eylem haline geldi. Herhangi bir gün herhangi birinin evine geleceklerini biliyorduk. Aynı şekilde bizim evimize de gelebilirlerdi.

Evimizdeki ikinci arama sabahın erken saatlerinde gerçekleşti.

Uyuyorduk. Kapıyı şiddetli bir şekilde biri vurdu.

Biz giyinirken, kapıyı kırmışlardı. İşgalciler hemen Nariman’a saldırıp yere yatırıp kelepçe taktılar. Tabi bu tablo sağlık durumumu çok etkiledi, bütün bunları görünce fenalaştığımı hissettim.

O anda kendimi tutmaya çalıştım çünkü Nariman’nın tutuklanacağını biliyordum. Çünkü zemine yatırılması, kelepçelerin takılması o kadar sert bir şekilde yapılıyordu ki, her şey anlaşılmıştı.

Nariman çok sakindi. Tek istediği şey avukatını aramaktı. Ama bunun yapılmasına izin verilmedi.

Arama sırasında kitap rafları, dolaplar, kağıtlar incelendi. Çok titiz bir şekilde yapıldığı söylenmez. Literatürün (kitap, dergi, belge vb.) olduğu yerlere biraz dikkatli baktılar.

Telefonlarımıza, belki iki üç kitaba el konuldu.

O kadar. Toparlanmamızı istediler. Nariman hızlıca giyindikten sonra gittiler.

Nariman tutuklandıktan sonra Kırım’da resmi görüşmemiz hiç olmadı. Ben görüşme talep ettiğim zaman soruşturma görevlisi hemen “Olmaz” dedi. Eşim Rostov’a götürüldükten sonra görüşmemize izin verdiler. Orada iki ayda bir görüşmeye izin veriliyor. Dilekçe yazıldıktan sonra hakim kararını veriyor.

Rostov’da imkan olduğu için görüşmeye gitti. Telefon üzerinden, camdan konuşuyoruz. Görüşme 1,5-2 saat sürüyor. Son sefer Kasım’ın (2019) başında görüştük. Sağlık durumuyla ilgili soru sordum tabi. Ama endişelenmeyelim diye birçok şeyi anlatmıyor. Tutuklanmadan önce sindirme sistemiyle ilgili sıkıntılar vardı. Tedavisini bile tamamlayamadı. Her zaman ona ilaç gönderiyoruz.

Yakın zamanda belinde ağrılar oluştu. Tabi, oradaki şartlar iyi değil. O doktora tedavi olması için şikayet dilekçesi veriyor ancak dilekçeleri ihmal ediliyor.

Eskiden kameralar altında bulunan özel bir blokta bulunuyordu. Şimdi iki kişilik bir hücrede bulunuyor. Kameralar yok ama oranın şartları çok kötü, çok pis ve kocaman hamam böcekleri varmış.  Nariman’ın söylediğine göre bu kadar büyük hamam böceklerini görmediğini söyledi, neredeyse parmak büyüklüğünde.

Akmescit’te fareler vardı. Rostov’da fare değil, çok büyük ebatlarda sıçanlar var. Nariman üst katlarda bulunduğu için şartlar daha iyi. Sıçanları nerdeyse görmüyor. Ama zemin katta çok sıçan varmış.

Son sefer gittiğimde ısıtma sistemi açıldığı zaman petekler patlamış. Hücreyi su basmış. Onları koridora çıkarmışlar. Başka bir hücreye alınacaklarını düşünmüşler, ama sorunu giderip aynı hücreye alınmışlar. Nariman, diğer mahkumla beraber suyu silmek için bez aradıklarını söyledi. Eşyalar suda yüzüyormuş. Ellerinin altında ne varsa her şeyi kullanmışlar.

Tabi iki aramayı atlatmak çok zor. Çok büyük iki stres yaşadık. Ve tabi, sinir sistemini de çok etkiliyor. 1,5 yıl içinde kronik hastalıklarım şiddetlendi.

Nariman tutuklandıktan sonra çocuklar içe kapanık oldu. Susuyorlardı, korkmuşlardı ne olduğunu anlamıyorlardı. Ağlayıp babalarını sorup duruyorlardı. Ailemizin ortamı birden değişti.

Çocuklar çok sinirli ve öfkeli oldular. Bir şey olunca direkt tepki gösteriyorlar. Bazen kendi aralarında oynarken küçük oğlum aramayı hatırlayıp abisine “Biz bir şey yapamaz mıydık? Onun alınmaması için bir şey yapamaz mıydık?” diye soruyor.

Çocuklar sürekli babalarının ne zaman geleceğini soruyor. Ben yakında geleceğini söylüyorum. Ama bir buçuk yıl geçtiği için sabırları tükendi: “Gün olarak söyle! Kaç gün beklememiz gerekiyor?” diye soruyorlar.

Şimdi umut ediyoruz ve temyiz mahkemesini bekliyoruz. Nariman 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarpıtıldı. Eylül 2020’de çıkacak. Ama Nariman’ın daha erken yanımıza döneceğini umut ediyoruz.

Akrabalarımız, arkadaşlarımız ve hiç tanımadığımız insanlar büyük destek veriyorlar. Her zaman arayabileceğim, yardım için başvurabileceğim insanlar var. Yalnız olmadığını anlamak çok iyi geliyor.

Evde erkeklerin yapması gereken işler olduğu zaman bile arayabileceğim ve seve seve gelen insanlar var. Yanında sana elinden gelen her konuda yardımcı olabilecek insanların olduğunu anlıyorsun. Bu da her şeyi kolaylaştırıyor, çünkü tek başına bazı şeylerle baş etmek çok zor. Etrafımızda çok arkadaşımız var.

Markete çıkmam bile çok vaktimi alıyor. Gördüğüm her insan Nariman’ı soruyor, ne zaman döneceğini soruyor. Onu beklediklerini söylüyorlar. Ona selam ve dileklerini iletiyorlar. Bir buçuk sene geçse de insanlar onu çok bekliyor ve seviyor. Nariman’ın serbest bırakıldığı ilk gün belki de ilk ay çok büyük bir kutlama olacak. Bütün Kırım evimizin önünde olacak. Herkes “Nariman gelince koyun keseriz” diyor. Herkes hazırlanıyor, bu mutlu etkinliğe katılmak istiyorlar.

Nariman serbest bırakıldıktan sonra Kırım’dan taşınmayı düşünmedik. İlk aramadan sonra birçok insan “Gitseniz daha iyi olur, çünkü bir daha gelebilirler” dedi. Ancak bizim duruşumuz kesindi, ne olursa olsun Kırım’da kalacağımıza karar verdik.

Nariman, yurttaş gazeteci olduğu için cezaevinde bulunan insanları bırakıp gidemeyeceğini söyledi. “Ben onlara sadece bu olayları duyurarak yardımcı olabilirim” diyordu.

Biz yasadışı bir şey yapmıyoruz. Herkes gibi yaşıyorduk. Tabi gazetecilik Kırım’da çok tehlikeli bir meslek. Kötü bir şey yapmasan bile takip edildiğini anlıyorsun. Takip edilmek için bahane her zaman bulunur.

Yine de o zaman mutlaka kalacağımıza karar verdik.

Ne olursa olsun Kırım’dan gitmeyeceğiz.

Kırım Tatarlarına baskı
Nariman Memedeminov
Rus baskısı
Bunlara da bakın: