Siyasi tutsak Akim Bekirov’un eşi: Alıkonulduğundan beri eşimle görüşmemize izin verilmiyor

03 Eylül 2020, 16:15

Asif Aliyev/ QHA Kıyiv

İnsan hakları savunucularının verilerine göre, yüze yakın Kırımlı, siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım’daki hapishanelerde alıkonuluyor. Söz konusu siyasi tutsakların büyük bir çoğunluğu ise Kırım Tatarılarından oluşuyor.

İlk bakışta sadece tutsak listelerindeki isimler olarak algılanan siyasi tutsakların her birinin ayrı hikayesi bulunuyor. Kırım Haber Ajansı (QHA), siyasi tutsakların ailelerinin durumunu ve yaşantısını anlatan yazı dizisine devam ediyor.

ÖZBEKİSTAN’DA SÜRGÜNDE DÜNYAYA GELDİ

Özbekistan’da sürgün yerlerinde doğan Kremlin esiri Akim Bekirov, Kırım Dayanışması hareketi aktivistiydi, bilişim güvenlik işiyle uğraşıyor, siyasi tutsaklara yardım ediyor ve Rus işgali altındaki Kırım’da açılan siyasi güdümlü davaların “duruşmalarına” katılıyordu.

Mart 2019’da, Yarımada’nın işgalinden bu yana Kırım Tatarlarının evlerine en büyük toplu baskınlardan biri yapıldı. Bekirovların evine baskın yapan işgalci güçler Akim’i alıkoydu ve ailesinden ayırdı.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLDUĞU İDDİA EDİLDİ

Kırım Tatarı Akim Bekirov, Rusya Ceza Kanununun 205.5. maddesinin 2. Fıkrasına göre terör örgütü olarak kabul edilen bir örgütünün üyesi olmakla (20 yıla kadar hapis cezasını öngörüyor), Rusya Federasyonu Ceza Kanununun 30. maddesinin 1. fıkrası ve 278. maddesine göre şiddet kullanarak iktidarı ele geçirmeye hazırlıkla (10 yıla kadar hapis cezası) suçlanıyor.

“AKİM MERHAMETLİ BİR İNSAN”

Akim’in eşi Sabriye Bekirova, QHA’ya verdiği demeçte evlerine yapılan baskınıdan, halkın ailesine  verdiği destekten ve eşinin en kısa zamanda serbest bırakılması umudundan bahsetti.

Akim, arkadaş canlısı, duyarlı ve merhametli bir insan.  Yardım isteklerini asla geri çevirmezdi.  Alıkonulduğu sırada bir çocuğumuz vardı ve o, kızı ve yeğenleriyle zaman geçirmeyi, oyun oynamayı çok severdi.

“AVUKAT ÇAĞIRMAMIZA İZİN VERİLMEDİ”

27 Mart 2019’da evimizin kapısına çaldılar. Biz, eşimin anne-babası, Akim’in ağabeyinin ailesi sesten uyandık. Hepimiz aynı evde oturuyoruz. Eşimin anne ve babası kapıyı açtılar. Güvenlik güçleri üstümüzü giymemiz için zaman verdi ve sonra hepimizden bir odada kalmamızı istediler, kocamı ise başka bir odaya götürdüler. Orada eşime arama emri okundu. Eşim güvenlik güçlerine avukattan söz etti, ancak onlar, avukatın burada olmaması gerektiğini söyledi. Arama sırasında tüm telefon ve tabletlere el koydular. Odadan çıkmamamız emredilmiş olmasına rağmen, ben yine de dışarı çıkıp kocamın nerede olduğunu öğrenmeye çalıştım.

Evimizde İslami kitaplar vardı. Onlar herkesin erişime açık kitaplardır. Hepsini raflardan indirdiler, kontrol ettiler, sonuçta hiçbir şeye el koymadılar. Bir tek Kur’an ayetlerinin yazılı olduğu defteri götürdüler ama bir buçuk yıl sonra onu bize geri verdiler.

“ROSTOV’DAKİ TUTUKEVİNDE AĞRILARI OLUYORDU”

Arama ve tutuklamadan sonra eşimi Rostov-na-Donu (Rusya) şehrine sevk ettiler. Geçen yılın Ağustos ayında Kırım’a getirdiler ancak birkaç ay sonra yine Rostov’daki tutukevine sevk ettiler. Bu yılın Ağustos ayında ise Akim ve birkaç Kırım Tatarını daha Akmescit’teki (Simferopol) tutukevine geri getirdiler.

Allah’a şükür Akim’in sağlığı iyi. Bir yeri ağırsa bile hiç şikayet etmez. Gerçi zaman zaman baş ağrısı, kolunda ağrılar vardı ama bunların hepsi Rostov’daki tutukevindeydi. Orada tıbbi yardım istedi, kendisine bir merhem yazdılar. Biz de satın alıp ona gönderdik.

“AKİM’İ SADECE MAHKEMEDE GÖREBİLİYORUZ”

Tutulduğu koşullara gelince, Akmescit’teki tutukevinin koğuşunda insan sayısının yatak sayısından daha fazla olduğu durumlar vardı. İnsanlar sırayla uyumak zorunda kalıyordu. Şimdi sadece iki kişinin olduğu bir koğuşta tutuluyor, özel blok olarak kabul ediliyor sanırım ve orası çok rutubetli.

Tutuklandığından beri Akim’le görüş izni vermedileri. Soruşturma görevlisi adına başvurular yazmamıza rağmen, her zaman ret cevabı alıyoruz. Kocamla sadece mektuplarla iletişim kurabiliyoruz veya mahkemede, o da duruşma açık olursa.

“TÜM CEMAATİMİZ BİZE DESTEK OLUYOR”

Rostov’dan Kırım’a getirilen Akim ve diğer Kırım Tatarları ile son soruşturma faaliyetleri yapıldı. Şu aşamada kendilerine suçlamalar yöneltildi ve dava dosyalarını inceliyorlar. Sonrasında dava Rostov mahkemesine sevk edilecek.

Eşim tutuklandığında kızımız bir yaşındaydı. O zaman olup bitenlerin farkında değildi. Şimdi iki buçuk yaşında ve babasını fotoğraflardan tanıyor. Kızımıza babasını kötü amcaların alıp götürdüğünü ve yakında geri döneceğini söylüyorum. Şimdiye kadar ona Akim’e olanları açıklamanın tek yolu bu. İkinci çocuğumuz, oğlumuz şimdi bir yaşında, kocamın tutuklanmasından sonra doğdu ve henüz hiçbir şey anlamıyor.

Tüm cemaatimize şükranlarımı sunmak isterim. Halktan büyük destek var. Akim’in tutuklanmasının ardından bu desteği hemen hissettik. İnsanlar maddi ve manevi destekte bulunmak için bize geldiler. Kocam Rostov’dayken, cemaatimiz tutukevine eşya gönderiyor, duruşmalara katılıyordu. Çocuklarımızı çok destekliyorlar, tüm bayramlarda hediyeler veriyorlar. Bizi unutmadıklarını hissediyoruz.

“TAKAS KONUSUNDA UMUDUM YOK”

Takas meselesine gelince… bu konu hakkında konuşmalar kocam tutuklanmadan önce de vardı. Eşimin tutuklanmasının ardından devam etti. Dolayısıyla bir değişim umduğumu söyleyemem. Gerçek şu ki, bazı insanlar basında bir haber okuyorlar ve değişim yapılacağına içtenlikle inanmaya başlıyorlar. Takas yapılmayınca da çok hayal kırıklığına uğruyor ve üzülüyorlar.

“EŞİMİN SUÇLU OLMADIĞINI BİLİYORUM”

Eşimin terörist olmadığını, suçlu olmadığını biliyorum ve en kısa zamanda serbest kalacağını umuyorum, ne şekilde serbest kalacağı ise Allah’a bağlı. Sadece Allah’a güveniyor ve Akim’in en yakın zamanda bizimle, ailesiyle olacağına, serbest bırakılmasının da yasal bir şekilde olacağına inanıyorum.

İŞGALCİLERİN TOPLU BASKINI

Rus işgali altında bulunan Kırım’da işgalcilerin Kırım Tatar halkına baskı uygulamak amacıyla uydurduğu sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde 27 Mart 2019 tarihinde, en az 25 Kırım Tatar ailesinin evine toplu baskın düzenlendi.

Baskın sonucunda 20 Kırım Tatarı gözaltına alındı. Ayrıca, evlerinde arama yapılan soydaşlarını desteklemek için evlerin yakınına gelen iki aktivist gözaltına alındı. Bunlardan birine 5 gün hapis cezası, diğerine ise 500 ruble para cezası verildi.

28 Mart tarihinde ise Rus işgalcilerin, bir gün önce Kırım’da Kırım Tatarlarının evlerine düzenledikleri toplu baskınlar sırasında yerlerini tespit edemediği 4 Kırım Tatarından 3’ü; Remzi Bekirov, Osman Arifmemetov ve Vladlen Abdulkadırov Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrinde gözaltına alındı. Dördüncü kayıp Kırım Tatarı Edem Yayaçikov’un da daha sonra gözaltına alındığı bildirildi. 

Akim Bekirov
Kırım Tatar siyasi tutsak
Sabriye Bekirova
Bunlara da bakın: