Sınır Tanımayan Gazeteciler Rus güçlerinin Ukraynalı gazeteci Maks Levin'i infaz ettiğini ortaya çıkardı!

Güvenlik
Filiz
28 Temmuz 2022, 14:58
Filiz
28 Temmuz 2022, 14:58

Ukrayna’daki savaşta toplu katliamlara imza atan ve savaş suçu işleyen Rusya, gerçekleri ortaya çıkaran Ukraynalı gazetecilerin ölümüne sebep oluyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 1 Nisan 2022’de naaşına ulaşılan Ukraynalı gazeteci Maks Levin’in Rus güçleri tarafından öldürüldüğünü ortaya çıkardı. Toplanan deliller neticesinde gazeteci Levin’in öldürüldüğü RSF tarafından raporlandı.                

Rus saldırıları altındaki Ukrayna’da insanlık ve savaş suçları her geçen gün devam ediyor. Rusya, Ukrayna’daki sivilleri hedef alırken savaş suçu kanıtlarını inceleyen basını da hedef almaktan geri durmuyor. Onlarca gazeteci savaşın gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için çalışırken işgalci Rus güçleri gazetecilerin ölümüne sebep oluyor. Bu bağlamda Ukraynalı fotoğraf muhabiri Maks Levin 13 Mart’ta kaybolduktan sonra 1 Nisan’da naaşına ulaşılmıştı.

UKRAYNALI GAZETECİ MAKS LEVİN RUS GÜÇLERİ TARAFINDAN İDAM EDİLDİ!

Gazeteci Levin’in ölümünü soruşturmak üzere 24 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde Ukrayna’ya giden Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), bilgi topladı. RSF, Rus güçleri tarafından Gazeteci Levin’in infaz edildiğine dair kanıtlara ulaştı.

RUS GÜÇLERİ UKRAYNALI GAZETECİ MAKS LEVİN’İ İNFAZ ETTİ!

RSF soruşturma masasının başı Arnaud Froger ve Donbas’ta Levin ile çalışan savaş fotoğraf muhabiri Patrick Chauvel sürdürdükleri çalışma sonucunda topladıkları kanıt ve bilgileri “Rus kuvvetlerine karşı kanıtlar ezici” ifadesiyle raporladı. Raporda, “Toplanan deliller Maks Levin’in 13 Mart’ta, muhtemelen sorguya çekildikten ve işkence gördükten sonra Rus güçleri tarafından soğukkanlılıkla idam edildiğini gösteriyor” ifadeleri kullanıldı. Rapor, Ukraynalı yetkililerle paylaşıldı.

Ukrayna’da 24 Şubat 2022’de başlayan savaşın başından bu yana 12 gazeteci Rus güçleri tarafından öldürüldü.

UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI ALTINCI AYINDA

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla, 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlatılan savaş beşinci ayında devam ediyor. İşgalci Rus ordusu, Ukrayna’nın doğusundaki ilerleyişini devam ettirirken, Ukrayna ordusu işgalci orduya karşı direnişini sürdürüyor.

İşgalci Rus birlikleri, Ukrayna’nın İrpin, Mariupol, Gostomel, Buça şehirleri başta olmak üzere çeşitli bölgelerinde katliamlara imza attı ve atmaya devam ediyor. İşgalciler, Mariupol’de 200 binden fazla sivilin ölümüne sebep olmuştu. Bu bağlamda Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Rusya’nın işlediği savaş suçları hakkında soruşturma yürütüyor.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saldıran Rusya, acımasızca sivilleri hedef alıyor. Birleşmiş Milletler (BM), en az 4 bin 253 Ukraynalı vatandaşın hayatını kaybettiğini bildirirken diğer yandan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (BMYK) Ukrayna’da her gün 2 çocuğun öldüğünü 4 çocuğun yaralandığını belirtti. Başlatmış olduğu işgal ile Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik saldırı girişiminde bulunan Vladimir Putin, dünyada pek çok ülke tarafından savaş suçlusu olarak kabul ediliyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile ABD Başkanı Joe Biden, Putin’in Ukrayna’da soykırıma imza attığını ve savaş suçlusu olduğunu ilan etti.

Ukrayna’ya saldırısı sonucunda dünyanın en çok yaptırım uygulanan ülkesi haline gelen Rusya’ya Temmuz 2022 itibarıyla 6 bin 400 yaptırım uygulandı. Avrupa Birliği, Haziran ayında Rusya’nın Ukrayna’da savaşın sürdürmesine karşılık yaptırım listesini genişletti. Rusya Silahlı Kuvvetleri ve hükumetini doğrudan ve dolayı olarak destekleyen 65 kişi ve 18 kuruluş daha yaptırım listesine alındı.

Can güvenliği tehlikesi yaşayan siviller yurtlarını terk etmeye mecbur bırakılıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 8 milyonu aşkın Ukrayna vatandaşı yerinden edildi. Ancak, savaş mağduru Ukraynalıların sayısının bundan çok daha fazla olduğu biliniyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 5 milyonu aşkın Ukrayna vatandaşı komşu ülkelerine sığınmak zorunda kaldı.