Rusya "terörle mücadele" adı altında Müslümanlara baskı uyguluyor

Haberler
Mehmet Berk Yaltırık
01 Mayıs 2019, 22:59
Mehmet Berk Yaltırık
01 Mayıs 2019, 22:59

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu 2019 Raporunda, Rusya’nın işgal ettiği Kırım’daki dini baskıları 2018 boyunca arttırmasının endişe uyandırdığı kaydedildi. Raporda Rusya’nın aşırılıkçılıkla mücadeleyi bahane olarak kullanarak para cezası, gözaltı ve cezai işlemlerle azınlıklar üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.

Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Dini Özgürlük Komisyonunun (USCIRF) tarafından hazırlanıp yayımlanan raporun 80 ile 88. sayfaları Rusya’daki (ve işgal ettiği bölgelerdeki) dini özgürlükler durumunu ele alıyor. Yine raporda Rus yasalarının şiddetsiz, politik olmayan, dini herhangi bir faaliyeti kovuşturmasına olanak sağladığı ve muğlak “aşırılıkçılık” ifadesiyle geniş bir yelpazede birçok topluluğu hedef alabildiği hatırlatılıyor.

Rus işgali altındaki Kırım’da, işgalci Rus makamlarının Müslüman Kırım Tatarlarını keyfi olarak kaçırmaya, işkence etmeye ve hapsetmeye devam ettiği vurgulanan raporda, ayrıca Ukrayna’nın doğusunda Donbas bölgesindeki Rus güdümlü ayrılıkçı teröristlerin kilise binalarına zorla yerleşmeleri dini toplulukları korkutmaya devam ettikleri de belirtiliyor.

Rusya Federasyonu Devlet Duması 24 Haziran 2016 tarihinde milletvekili İrina Yarovaya öncülüğünde hazırlanan “antiterör kanun paketi”ni (Yarovaya Paketi) kabul etmişti. Kabul edilen kanun değişiklikleri aşırıcılık ve terörizm ile ilgili bir dizi yasayı daha sert bir hale getirmişti.

RAPORDA ABD HÜKÛMETİNE NELER ÖNERİLİYOR?

Raporda ABD hükûmetine Rusya’yı aşırılıkçılıkla mücadeleyle ilgili yasayı yumuşatma ve dini azınlıkları kovuşturmak için sıkça kullanılan yasalardan vazgeçirmesi önerildi. Bunun dışında işgal altındaki Kırım’da dinsel özgürlüklerin durumunu gözlemleyecek bir heyetin erişimine müsaade edilmesi, dini baskılarla ilişkili Rus kurumları ve yetkililerinin Magnitsky listesine dahil edilmesi başta olmak üzere bir dizi yaptırımlara maruz bırakılması, Avrupalı müttefiklerin de bu yaptırımlara iştirak etmesi önerileri yer aldı.

İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM’DA DİNİ FAALİYETLERE İLİŞKİN KISITLAMALAR

Rus işgal idaresinin 2018’de de Kırım’daki Kırım Tatarlarını hedef almaya devam ettiği vurgulanan raporda, Rusya’nın baskın, korkutma ve dini cemaatleri hedef alma politikalarına dikkat çekildi.

Bölgede görev yapan FSB (Federal Güvenlik Servisi-Rus istihbaratı) direktörlerinin Çeçenistan deneyimlerine atıfta bulunulan raporda, bu hususun yarımadada Rusya’nın Müslümanlara yönelik “aşırılıkçılıkla mücadele” bakış açısını yansıttığı ifade etti.

Kırım Tatarlarının işgale en fazla karşı duran etnik grup olduğu belirtilen raporda, bu nedenle yarımadada sistematik olarak Kırım Tatarlarının dini faaliyetlerinin hedef alındığı belirtiliyor.

İşgalcilerin 6 Nisan 2018 tarihinde Canköy bölgesi Kerlevüt (Pavlovka) köyündeki camiye cuma namazı esnasında yaptığı baskına da atıfta bulunulan raporda, işgal görevlilerinin camide aşırılıkçılık eğilimli toplantılar yapıldığını bahane ettiği ifade edilerek sözde Hizb-ut Tahrir davası sürecinden de bahsedildi.

RUSYA “ÖTEKİLERE” KARŞI

Raporda Kırım’daki diğer dinlerden unsurların (Yehova Şahitleri, uğradığı baskılar ve Donbas bölgesinde Rus güdümlü teröristlerin kiliselere zorla yerleşmesi gibi örneklere de yer verilerek bilhassa otosefali süreci sonrasında şiddetlenen Ukrayna Ortodoks Kilisesine yönelik baskı politikası hakkında da değerlendirmelerde bulunuldu.

Rusya’yla ilgili değerlendirmelere genel olarak bakıldığında, bir kere daha uluslararası kamuoyu nezdinde, Rusya yönetiminin “terörle” veya “aşırılıkçılıkla” mücadele adı altında Müslüman Kırım Tatarlarını hedef aldığı, herhangi bir gerekçe bulunmaksızın da Ukrayna Ortodoks Kilisesinin varlığını dahi tehdit olarak değerlendirdiği deklare edildi.