Rüstem Umerov: Kırım Platformunun, İstanbul Anlaşmasına dönüşmesini istiyoruz

Güvenlik
Aydın TaşQHA Türkçe Yayın Yönetmeni
26 Kasım 2020, 23:00
Aydın TaşQHA Türkçe Yayın Yönetmeni
26 Kasım 2020, 23:00

Ukrayna Golos Partisi Milletvekili Rüstem Umerov, Ukrayna-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Eş Başkanı olarak, Türkiye’deki mevkidaşı AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş ile kurulması planlanan Kırım Platformunu görüştü. Kırım’ın işgalden kurtarılması için uluslararası düzeyde kurulacak platformda Türkiye’nin etkin şekilde rol alması bekleniyor. QHA’ya konuşan Umerov, Kırım Platformunda parlamenterler arası seviyenin önemine dikkat çekti.

Bütün dünyayı etkisi altına koronavirüs pandemisi süreci, parlamentoların çalışma sürecini de etkiledi. Ukrayna-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu yaklaşık 1 yıldır fiziki bir şekilde bir araya gelerek görüşemedi. İki ülkenin grup başkanları çarşamba günü nihayet bir araya geldi. Ukrayna Golos Partisi Milletvekili ve Kırım Tatar Milli Kurultayı Delegesi Rüstem Umerov, AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş ile Ankara’da TBMM’de görüştü. İkili görüşmede, dostluk grubunun bundan sonraki çalışmalarının yanı sıra Kırım Platformu ve Rusya tarafından alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsaklar da konuşuldu. Umerov, görüşmenin ayrıntılarını QHA’ya anlattı.

Rüstem Umerov, Kırım Platformunun oluşturulması için Devlet Başkanları, Hükûmetler, Parlamenterler ve uzmanlar olmak üzere dört seviyede çalışmaların sürdüğünü belirtirken, kendisinin parlamenterler seviyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü dile getirdi. Kırım’ın işgalden kurtarılması için bir stratejinin artık oluşma aşamasına geldiğini ifade eden Ukrayna milletvekili, 2021 yılı mayıs ayındaki Kırım Zirvesinde bunların açıklanacağını ifade etti. QHA Türkçe Yayın Yönetmeni Aydın Taş’a mülakat veren Rüstem Umerov, “Kırım Platformu’nun çözüm olduğu düşünülüyor, ancak bu ilk önce bir misyon” dedi.

İşte Ukrayna Milletvekili Rüstem Umerov ile mülakatın tamamı:

Rüstem bey, Ankara’ya hoş geldiniz. Buradaki temaslarınız nasıl geçti, hangi konular gündeme geldi?

Ankara’ya Ukrayna-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu çerçevesinde ziyaretimi gerçekleştiriyorum. Bir senedir Covid-19 araya girdi ve maalesef fiziksel olarak bir ziyarette bulunamadık, milletvekili arkadaşlarımızla görüşemedik. Türkiye-Ukrayna Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş ile dostluk grubu planlarımızı konuştuk. Bir yıl sonra telekonferans yöntemiyle iki dostluk grubunu konuşturmayı planlıyoruz. Gelen yıl için bir kaç tane de fikrimiz var. Bunlardan bir tanesi, burada bir konferansın geçirilmesi. Hangi çerçevede olacağını ya da hangi platform üzerinde olacağını hakkında şu an düşünüyoruz. Belki bu üniversite bazında olabilir, analiz ve uzman grupları davet edebiliriz. Konu olarak bölgesel güvenlik, Karadeniz iş birliği, insan hakları ya da Karadeniz etrafında işgal altındaki topraklar olabilir… Ukrayna’ya geri döndükten sonra bunları parlamentodaki arkadaşlarımızla müzakere edeceğiz ve sonra da gerçekleşecek platformu ve tarihi ilan edeceğiz.

Kırım Platformu görüşmenizdeki en önemli konulardan biriydi. Kırım Platformunu anlatabilir misiniz?

Ukrayna’nın Kırım ve Donbas bölgelerinin işgali yedinci yılına girdi. Kırım Platformu her zaman masada vardı ama maalesef devlet tarafından ya da ortaklarımız tarafından desteklenmiyordu. Evet, politik olarak bir destek vardı ama bir platform veya bir müzakere masası yoktu. Donbas’ın bir Minsk’i var, Karabağ’ın bir Minsk’i var, Kırım’ın böyle bir müzakere edilecek ya da masaya oturulacak bir platformu yok. Biz her zaman, 7 yıldır bu Kırım Platformunun, Kırım Zirvesinin olması için tekliflerde bulunmuştuk.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın son İstanbul ziyaretinde Türkiye tarafına bir bilgilendirme yapıldı. Bu bilgi çerçevesinde Kırım Platformu konusu da vardı. Stratejik ortağımız Türkiye bunu destekledikten sonra Cumhurbaşkanı Zelenskıy, bu platformun bir kaç seviyede oluşturulması için Dışişleri Bakanlığına talimat verdi. Şimdi bu Kırım Platformunun 4 seviyesi var.

“KIRIM PLATFORMU BİR MEKANİZMA OLARAK PARLAMENTERLER ARASI BİR ASAMBLEYE DÖNEBİLİR”

Bunlardan birincisi Cumhurbaşkanlığı/Liderler seviyesi; ikincisi hükûmetler seviyesi, ki bunu genelde Dışişleri Bakanları temsil ediyor; üçüncüsü parlamenterler arası ve dördüncü olarak uzmanlar seviyesi. Dolayısıyla benim şu an da gelip, konuşmuş olduğum konular parlamenterler arası boyutu ve bunu daha çok müzakere boyutunda konuştuk.

Kırım Platformu bir mekanizma olarak, parlamenterler arası bir asambleye dönebilir ya da Dostluk grubu çerçevesinde de yürüyebilir veya Kırım Zirvesini oluşturabilir. Kırım Zirvesi şu an da düşünülüyor. 2021 yılının Mayıs ayının sonunda gerçekleşecek ama hangi seviyede katılım olacak, onu daha müzakere ediyoruz. Zirve eğer parlamenterler arası bir zirve olursa biz Türkiye Dostluk grubu delegasyonunu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını da Türkiye’yi temsilen davet etmek isteriz.

Diğer seviyeleri, cumhurbaşkanları/liderler ve hükûmetler arası zirveyi Dışişleri Bakanlığında ve Cumhurbaşkanlığı ofisinde başka arkadaşlarımız müzakere ediyorlar.

Kırım Platformu parlamenterler arasında düzenlenirse, Türkiye parlamentosundan nasıl bir beklenti var?

Herkes Kırım Platformunun bir çözüm olduğunu düşünüyor ama bu ilk önce bir misyon.

Kırım ile alakalı hem politik, hem de diplomatik olarak, her zaman Ukrayna toprak bütünlüğünü savunuyoruz ama daha detaylı olarak, ‘neler yapılabilir, işgalden nasıl kurtarılır, işgalden sonra nasıl bir gelişim olabilir, entegrasyon olabilir?’ bunları stratejik ortaklarımızla ve komşularımızla konuşmak istiyoruz. Çünkü bu işgal kesinlikle bitecek. Ancak bir masa oluşturmak için işte bu oluşuma gidiyoruz, Kırım Platformunu kurmaya çalışıyoruz.

Kırım’ın işgalini dünya gündeminde tutabilmek için her zaman bir merasimler ve etkinlikler yapılması lazım. Parlamentolar ya 4 ya da 5 senelik seçilir. Bu konuda farklı partilerden milletvekillerinin Kırım konusunda ya da Ukrayna konusunda bilgilendirirsek, kendileri de ileride bu konuda bir beyanda, talimatta veya bir fikirde bulunabilirler ya da o ülkenin hükûmeti sonradan stratejik bir vizyon sahibi olabilir.

Biz demiyoruz ki Cumhurbaşkanları bunu konuşmuyor, hükûmetler bunu yapması lazım… Bütün devletlerde parlamentolar öne çıkar. Yasalar burada çıkıyor. Yaptırımların dile getirilmesi lazım. Bu çerçevede çalışırsak, daha çok işimiz var. Biz Ukrayna’da parlamenterler arasında bir Kırım Platformu grubu kurduk. Bu grup üzerinden biz ziyaretler gerçekleştiriyoruz.

Bu bize ne fayda sağlıyor? Birincisi, Kırım’ı Ukrayna parlamentosu çerçevesinde her zaman gündemde tutabiliriz. İleride Kırım Tatar halkına gerekli olan kanunları kabul etmek için milletvekilleri tarafından destek alınması gerekebilir. Eğer bu platform aktif olursa, her parti grubundan ne kadar fazla katılımcı olursa o kadar faydalı olacak. Hem iç politikada, hem de dış politikada bu fayda sağlayacak.

Türkiye’nin bir yandan Ukrayna ile stratejik ortaklığı var, bir yandan da Rusya ile iyi ilişkileri var. Kırım Platformunda Türkiye aktif bir iştirakçi olur mu ve olursa nasıl hareket etmesini bekliyorsunuz?

Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti 2014 yılından itibaren her zaman Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savundu. İkinci olarak, Kırım konusunda ve Ukrayna konusunda hiçbir zaman fikirlerini değiştirmediler ve değiştirmeyeceklerini de düşünüyoruz, çünkü bunu defalarca açıkladılar ve Birleşmiş Milletler’deki oylamalarda da bunu gösterdiler. Yani bu konuda bir şüphemiz yok.

Ancak Türkiye kamuoyuna bilgilendirme için, neden Kırım konusu bizim bölgesel güvenliğimiz için önemli, işgal edilen topraklar daha başka topraklarda oluşmasın diye, dünya toplumunun dostluk çerçevesinde yaşayabilmesini katkı vermek için bilgilendirme sağlamamız lazım. Hem komşu ülke olarak, hem de stratejik ortak olarak komşu ülkelerin ilişkilerini çeşitlendirmek ve güçlendirmek lazım. Biz Ukrayna gündemini her zaman Türkiye’ye her seviyede anlatmak istiyoruz.

Kırım’ı, Ukrayna gündemini Türkiye’de anlattığınızda nasıl tepki alıyorsunuz, bir karşılığı oluyor mu?

Kırım konusu her zaman soydaşların bir konusu. Bu Sovyet zamanından beri bu şekilde. Türkiye’de hiçbir sıkıntımız yok. Hem soydaş açısından, hem de Ukrayna komşu ülke açısından her zaman bilgileri var, günceller ve takip ediyorlar. Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya ile olan ilişkilerini birbiriyle kıyaslamıyoruz. Biz Ukrayna konusunda, Türkiye’nin aktüel davrandığını görüyoruz ve pozisyonunu değişmediğini görüyoruz. Türkiye-Rusya ilişkileri ise, bu Türkiye’nin kendi iç meselesidir. Ukrayna’nın güvenlik konusu olduğunda Türkiye her zaman Ukrayna tarafında.

Görüşmenizde Kırım Tatar siyasi tutsaklar da konuşuldu mu? Sizce siyasi tutsaklar konusunda Türkiye daha fazla adım atabilir mi?

Sayın Türkeş, siyasi tutsaklar konusunda bilgi sahibi. Ben bu görüşmemizde siyasi tutsaklar konusundaki bilgileri güncelleyerek, kendisine son bilgileri aktardım. Türkiye’nin siyasi tutsaklar konusunda bize eskiden beri desteği var. Ahtem Çiygöz ve İlmi Umerov’un serbest bırakılmasında aktif rol oynadı. Siyasi tutsaklar konusunda Türkiye’nin desteğine ihtiyacımız devam ediyor. Türkiye’nin Rusya ile ayrı bir müzakere masası var, biz Türkiye tarafına bu konuyu arz ediyoruz, bunu bilgi açısından değil de müzakere edilmesi için arz ediyoruz. Bu arkadaşlarımızın serbest bırakılması için bilgilendiriyoruz. Sayın Türkeş, zaten Kırım’ı iyi biliyor, ilgileniyor, Ukrayna’ya ziyarete geldiğinde bizleri de ziyaret ediyor, yani bizimle aktif temasta. Biz kendisiyle bir araya geldiğimizde daha çok, TBMM’nin diğer milletvekillerine siyasi tutsakları, Kırım’ın ve Ukrayna’nın durumunu nasıl anlatabiliriz bunları konuştuk. Kendisiyle bir plan yaptık, bütün bunlar nasıl konuşulacak ve görüşülecek diye. Ukrayna’ya döndüğümde oradaki milletvekili arkadaşlarla bunları konuşup, müzakere edeceğiz ve ona göre ilan edip, açıklayacağız.

Sizin de bir soruya cevabınızda ifade ettiğiniz gibi, Donbas’ın Minsk Platformu var, Karabağ’ın da… Peki Kırım’ın da bir Ankara veya İstanbul Platformu olabilir mi?

Kırım Platformu yeni bir oluşum değil. Genelde bu yeni bir oluşum gibi algılanıyor. Kırım Tatar liderliği ve Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu bunu her zaman seslendirmiştir. Sadece bizim inisiyatiflerimiz devlet başkanı tarafından desteklendiği zaman aktüelleşir ve kamuya bir işaret verir. 7 senedir sürdürdüğümüz bu inisiyatifimiz Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy tarafından desteklendi ve ilan edildi.

MİNSK’TE HİÇ BİR SORUN ÇÖZÜLMEZ, TERCİHİMİZ İSTANBUL

Minsk bir müzakere masası değil, bir ölü masa. Genelde oradaki tüm konular Rusya çerçevesinde müzakere edilir.

R. Umerov

Biz her zaman fikirler oluşturmuştuk, bu İstanbul olabilir mi? Çünkü biz Minsk’i, Kırım Tatarları olarak sevmiyoruz, istemiyoruz. Çünkü Minsk bir müzakere masası değil, bir ölü masa. Genelde oradaki tüm konular Rusya çerçevesinde müzakere edilir ve hiçbir zaman çözülmez. Orası sadece çözülmemesi, dondurulması için kurulan bir masa. Biz katiyen Kırım konusunu Minsk’e taşımak istemeyiz.

Ancak bununla beraber, tecrübesi olan, dünya konjonktürünü bilen, soydaş olan Türkiyemiz var. Hem Ukrayna’nın komşusu. İstanbul Platformu diye Türk tarafına Ukrayna kamuoyuna bu fikri sunmuştuk. Ukrayna tarafından İstanbul kabul edilebilir bir platformdur. Aynı zamanda İsviçre konuşulmuştu, bu 7 sene içerisinde. Biz dedik ki Rusya ile özellikle son zamanlarda tecrübesi daha fazla olan, bu müzakereleri götürebilecek tek Türkiye var şu anda. Henüz bu masanın nerede oluşturulacağı seviyesine gelinmedi ama biz bunu arz ettik.

Kırım Platformu fikrinin kabul edilmesi ve Mayıs ayında yapılacak zirvede bir İstanbul Grubu veya İstanbul Anlaşmaları diye fikirler de doğabilir.

Rus ordusunun hiçbir şekilde Kırım’da olmasını istemeyiz. Ne karada, ne de denizde…

R. Umerov

Karabağ 28 yıl Ermenistan işgali altındaydı. Azerbaycan topraklarını bu kadar zaman sonra işgalden kurtardı. Bunun sizde nasıl bir yankısı oldu? Ayrıca anlaşmaya göre Rus ordusunun gözlemci olarak, Azerbaycan’a dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hiçbir şekilde Kırım’da bir santimetre bile Rusların olmasını ne isteriz, ne de yakın olmasını isteriz. Rus ordusunu hiçbir şekilde olmasını istemeyiz. Ne karada, ne de denizde. Deniz kıta sahanlığımızdan hiçbir şekilde taviz vermeyiz.

Azerbaycan 28 yıl içinde ekonomik, politik ve askeri olarak güçlendi. Kendi hamlesini, kendi doğal hakkıyla yaptı. Maalesef Rus ordusu yine de Azerbaycan topraklarına girdi. Bizim açımızdan bu alarm veren bir konudur, fakat Azerbaycan yönetimi bu anlaşmayı bu şekilde kabul ettiğine göre elbette daha iyi bilir ve aynı zamanda kendi halkının iradesini de daha iyi bilir.

Biz bunu Kırım’la kıyaslarsak, hiçbir şekilde ve ne bir santim uzakta, ne bir santim yakında hiç bir şekilde Rusları istemeyiz.

Biz Karabağ’ın işgalini hiç bir zaman kabul etmiyorduk. İşgalin sona ermesi doğal bir konu ve sevindirici bir durum. İşgal edilen topraklara 30 yıl sonra geri dönmek olumlu bir duygu veriyor. Ancak işgali henüz sona ermemiş diğer bölgeleri tehdit olarak görüyorum. Çünkü yüzde 20 işgal altında kalmaya devam etse bu Ülkenin genel güvenliği için tehdittir.

Eğer Rusya, Sivastopol’a bir şart koyarsa biz de atalarımızın topraklarını geri isteyeceğiz

R. Umerov

Bu fikir, Rusya’nın Kırım’dan çekilme şartı olarak Akyar’ın (Sivastopol) özel statüsünün devam etmesini istese kabul etmeyeceğiniz anlamına mı geliyor?

Bu yüzden az önce söyledim, bizim verecek bir santimetremiz yok. Eğer böyle bir şart koyarlarsa biz de atalarımızın topraklarını geri isteyeceğiz (Kırım Tatar sürgününden sonra Ruslara verilen topraklar). Dolayısıyla Rusların yaşayacakları da bir bölgesi kalmaz. Çünkü oraları bizim atalarımızın toprağı.

Bu konuda ne Sivastopol, ne de deniz kıta sahanlığından taviz hiçbir zaman ve şart şeklinde ne kabul dilecek, ne de konuşulacak. Rusya önce geri çekilecek, sonra masaya oturup, müzakere edeceğiz.

Ukrayna, Kırım’daki işgale karşı medyanın gücünü yeteri kadar kullanıyor mu?

Bunun için Ukrayna’nın her zaman aktörleri olması lazım. Kırım konusunda aktörler kim? Kırım Tatar halkı ya da Kırım’da yaşayan ve Ukrayna egemenliğine dönmek isteyen halk, yani vatandaşlarımız. Bunlar aktörler. Bunların dışında devlet adamları var. Halk bunu her zaman destekliyor ama aktif olmak için finansal güce ihtiyaç var, maalesef bu konuda zayıf kalıyoruz. Ayrıca, Kırım’ı işgalden kurtarma stratejimiz yok olduğundan dolayı, bunu ortaklarımıza da anlatamıyoruz. İşgal üzerinden 7 yıl geçmiş olmasına rağmen ortaklarımız, neden bir stratejinin olmadığını soruyorlar ve bunun olmamasını anlayışla karşılamıyorlar.

Bu stratejiyi şimdi konuşuyoruz ve umarım Milli Güvenlik Kurulu tarafından kabul edilir. Böylece açık kalan tarafları hem medyaya, hem kamuoyuna ve stratejik ortaklarımıza sunulur.

Evet ekonomik gücümüz zayıf ama bir kurtulma stratejisine ihtiyacımız var, vizyona ihtiyacımız var. Sadece istekle değil, bir plan çerçevesinde hareket edilmeli.