Rusların çoğu Stalin'in Rusya tarihindeki rolünü olumlu olarak değerlendiriyor

Güncel
Anife Bilal
16 Nisan 2019, 14:39
Anife Bilal
16 Nisan 2019, 14:39

Rusya vatandaşlarının yüzde 70’i Sovyet diktatörü Josef Stalin’in Rusya tarihindeki rolünü olumlu olarak değerlendiriyor. Rus vatandaşlarının sadece yüzde 19’u Stalin’in etkisinin olumsuz olduğu görüşünde.

Rus bağımsız kamuoyu araştırma firması Levada Merkezi tarafından yapılan bir ankete göre ankete katılanların yüzde 52’si Josef Stalin’in rolünü “daha çok olumlu”, yüzde 18’i ise “kesinlikle olumlu” olarak değerlendirdi. Levada Merkezi’nce diktatöre karşı olumlu yaklaşım seviyesinin 2001’den beri rekor seviyesine ulaştığı belirtildi.

Ankete katılanların yüzde 41’i Stalin’e “saygı duyduklarını”, yüzde 6’sı “sempati duyduklarını”, yüzde 4’ü ise “hayran” olduklarını bildirdi.

Öte yandan anket sonuçlarına göre Rusya vatandaşlarının yüzde 14’ü Sovyet diktatörüne “negatif yaklaştığını”, yüzde 26’sı “kayıtsız” kaldığını, yüzde 6’sı ise “nefret ettiğini” ifade etti.

Ankete katılanların yüzde 46’sı Stalin döneminde işlenen suçların “ulaşılan büyük hedefler ve sonuçlar” ile haklı çıkarıldığını ifade ederken yüzde 45’i ise tam tersi düşünüyor.

ZULÜM,SÜRGÜN VE SOYKIRIM REJİMİNİN KURUCUSU JOSEF STALİN’İN HAYATI

Sovyetlerin tarihinde kara bir leke olarak kalan Josef Stalin, 18 Aralık 1878’de Gürcistan’da dünyaya geldi. Çocuk yaşta rahip okuluna girdi. Burada Gürcü çocuklar Rusça eğitim alıyorlardı. 16 yaşında Gürcü Ortodoks Rahip Okuluna gitmeye hak kazansa da, burada otoriteye karşı başkaldırıp huzursuzluk çıkardığı için 1899 yılında okuldan atıldı. Bu dönemde Stalin, Lenin’in eserlerini okudu ve Marksist bir devrimci olmaya karar verdi.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi 2. Kongresi’nde kararlı ve devrimciliğe destek veren tavrıyla Lenin’in dikkatini çekti. Böylece, Bolşeviklerin Kafkas bölge temsilcisi konumuna geldi. Kafkaslar’da özellikle propaganda, grev örgütleme, banka soygunu ve çeşitli illegal faaliyetlerle adından söz ettirdi.

Stalin, gençlik yıllarında da gerçekleştirdiği eylemlerle, tam da ileride milyonlarca insanın ölümüne sebep olacak ve bir o kadar insanı ana vatanlarından edecek olan zulüm rejiminin sinyallerini veriyordu.  

Stalin, Komünist Parti’nin ilk genel sekreteridir. Lenin’in ölümünden sonra 1924′te Sovyet lideri haline geldi. İktidara gelir gelmez Sovyetleri sanayileştirmek adına tarım üretimini yok etti ve korkunç bir kıtlığa sebep oldu. Ukrayna’da açlıktan (Holodomor) öldürdüğü insan sayısı 4 ile 10 milyon arasında değiştiği farklı kaynaklarca dile getirildi. 1930′ların sonuna doğru “Büyük Temizlik” adını verdiği bir girişime imza attı.  Bu girişim, kendisine muhalif insanları ortadan kaldırdığı paranoyak bir kampanyaya dönüştü. “Büyük Temizlik” katliamı sırasında 600.000 ila 1.2 milyon kişinin öldürüldüğü tahmin ediliyor.

KIRIM’DAN TÜRK İZİNİ SİLME HAMLESİ: 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ

Sovyet hükümeti, 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerinin büyük çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilen Kırım Tatarlarının yüzde 46’sı yolda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Kırım Tatar adı yok edilmişti. Bunun sonucunda Kırım Tatar halkı büyük kayıplar yaşadı. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başlarken 150 bini maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı.

Ayrıca Stalin rejimi 1944’te Ahıska Türklerini, Çeçen ve İnguş halklarını da Orta Asya’ya sürmüştü.