Rus işgalcilerin “sınırdaki” zulmü

23 Temmuz 2020, 15:40

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlaması ile birlikte ülke yönetimleri, salgınla mücadele adına seyahat kısıtlamaları da dahil birçok önlem uygulamaya başladı. Birçok ülkede vaka sayılarının azalması ile birlikte uygulanan önlemler gevşetilirken, seyahat kısıtlamaları da kısmen kalktı. 2014 yılından bu yana Rusya Federasyonu’nun işgali altında olan Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde ise işgalci yönetim, salgınla mücadeleyi insanlara adeta zulmetme aracına dönüştürdü.

İşgal altındaki Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov’un aldığı kararla, Kırım’da mart ayında uygulanmaya başlanan önleyici tedbirler, Rusya’da Vladimir Putin’in başkanlığının 2036 yılına kadar uzatılmasını öngören anayasa değişiklikleri oylamasının yapılacağı 1 Temmuz tarihi öncesi gevşetilmeye başladı.

İşgalci yönetim haziran ayının ortasında, koronavirüs vaka sayılarının hızla artmaya devam ettiği Rusya topraklarından Kırım’a gelenler için 2 haftalık zorunlu karantinayı kaldırırken (özel olarak ayrılan tedavi tesislerinde doktor gözetiminde bulunmak), Ukrayna’nın ana kısmından gelenler için keyfi bir şekilde söz konusu uygulamayı geçerli bıraktı. Oysa işgalcilerin resmi verilerine göre yarımadada tespit edilen Kovid-19 vakalarının büyük bölümü Rusya topraklarından gelenlerde tespit edilmişti.

İNSANLIK DIŞI ŞARTLARDA İKİ HAFTALIK KARANTİNA

Ukrayna’nın ana kısmından Rus işgali altındaki Kırım’a giren vatandaşları yarımadada yasa dışı faaliyet gösteren Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketiciyi Koruma Kurumu (Rospotrebnadzor) görevlileri, yarımadaya ayak basar basmaz şahısları otobüslere doldurarak karantina süresi boyunca tutulacakları tesislere götürüyorlar. Aralarında yaşlı insanların, küçük çocukların, hamile kadınların olduğu vatandaşlar, tutuldukları şartlardan şikayetçi olurken, yaz ortasında sıcak havada kendilerinin odalardaki klimaları açmalarına izin verilmediğini, verilen yemeklerin yenilmeyecek kalitede olduğunu, bazı durumlarda da kapıların görevliler tarafından üzerlerine kilitlendiğini bildirdi. Tesis görevlileri, karantinada tutulanların üzerlerine kapıların kilitlenmesine izin vermemeleri durumunda ise karantina sürelerinin 14 gün daha uzatılacağı tehditleri savuruyorlar.

Öte yandan işgalciler, özel statüye sahip Akyar (Sivastopol) kentinde ikamet kaydı olanlara doktor gözetiminde zorunlu karantina şartı koşmazken, ikamet ettikleri yerde 2 hafta boyunca öztecritte bulunmalarına izin verdi.  İşgal altındaki Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde ikamet edenlerin büyük bir kısmı ise yarımadaya ayak basar basmaz işgalcilerin keyfi tercihiyle zorunlu karantina yerlerine götürülürken, ancak karantina tesislerinde yer kalmadığı durumlarda tecrit şartıyla ikamet ettikleri yerlere gitmelerine izin verildi.

BASKI ARACI OLARAK HAREKET ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KISITLANMASI

İşgalciler, koronavirüsle mücadele tedbirlerini bahane ederek işgalden sonra Rus vatandaşlığı almak zorunda kalan Kırımlıların karantina devam ettiği sürece sadece bir kez yarımadaya giriş-çıkış yapabileceğini, Rus kimliği olmayıp yarımadada ikamet iznine sahip olanların sadece bir kez Kırım’a girebileceğini bildirdi. Ayrıca girişlerin, sadece “insani nedenlerle” birinci derece yakınlarını ziyaret amacıyla (anne, baba, çocukları) gerçekleştirilebileceği belirtildi.

İşgalcilerin Kırım’a giriş-çıkış sayısını ve şartları konusunda getirdiği kısıtlama, Kırım’da akrabaları, yakınları olan veya diğer nedenlerle ziyaret gerçekleştirmek zorunda olan Ukrayna vatandaşlarının yarımadaya girişini imkansız kılarken, Ukrayna’nın ana kısmında eğitim gören, tedavi gören insanların da yarımadadan çıkışını engelledi.

Kırım’dan çıkış gerçekleştirmekte olan Kırımlılara ise yarımadada yasa dışı faaliyet gösteren Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) sözde Kırım Müdürlüğü uyarı kağıtları dağıtıyor. Söz konusu uyarı kağıtlarında “Rusya Hükumetinin 27 Mart 2020 tarihli kararı doğrultusunda Kırımlıların ancak bir kez Rusya Federasyonu topraklarından çıkış yapabileceği, tekrar çıkış yapacağı zaman ise çıkışına izin verilmeyeceği” belirtiliyor.

İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN İŞGALCİ YÖNETİME TEPKİ

Öte yandan işgalcilerin söz konusu eylemlerinin, Ukrayna vatandaşlarının hareket özgürlüğünün ihlali olduğuna işaret eden insan hakları savunucuları, işgalcilerin Kırım’dan çıkış yasağını vatandaşlara yazılı şekilde değil de sözlü olarak bildirdiğini, bunun da ileride yerel makamlar ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruyu zorlaştırdığını kaydetti.

Tüm bunların yanı sıra haziran ayının başında Rusya Federal Güvenlik servisi (FSB) Kırımlıların Kırım’a girişine yönelik yeni kurallarını açıkladı. Bu kurallara göre, Rusya vatandaşlığı olan Kırımlıların yarımadaya sadece Rus kimliği ile giriş çıkışlarına izin verileceği, yanında Rus kimliği olmayanlara ve Ukrayna kimliği ile yarımadaya giriş çıkış yapmaya çalışanların 2 ila 5 bin ruble para cezası kesileceği duyurulmuştu. İnsan hakları teşkilatları, Kırım “sınırını” geçerken Rus kimliğini ibraz etmeyen Kırımlılara Rus işgalciler tarafından para cezaları kesilmeye başladığını bildirdi. Uzmanlar, işgalcilerin Ukrayna vatandaşı olan Kırım sakinlerinin Ukrayna topraklarında hareket özgürlüğünü kısıtlayarak Avrupa İnsan Hakları Bildirgesini ihlal ettiğini vurguluyor.

İŞGALCİ DEVLETİN VATANDAŞLIĞI DAYATILMAYA DEVAM EDİYOR

Bunun yanı sıra, işgalci Rus makamlarının Kırım idari sınırında Kırımlılardan Rus nüfus cüzdanını kullanmaya zorlamasının işgalci ülkenin vatandaşlığını dayatma biçimlerinden biri olduğu, bunun da uluslararası insan hakları hukukunun ihlali, yani 1907 tarihli Lahey Sözleşmesiyle onaylanan kara savaşının yasaları ve gelenekleri hakkındaki talimatnamenin 45. maddesinin ihlali olduğu belirtildi.

Kırım’ın işgalci yönetimi,15 Temmuz tarihinden itibaren doktor gözetiminde 2 hafta karantinada bulunma şartını kaldırdı ancak diğer kısıtlamalar devam ettirildi. İşgal altındaki Kırım’a Rusya topraklarından yasa dışı şekilde Kerç Boğazı üzerinden inşa edilen köprüden Rus vatandaşlarının rahat bir şekilde girişine izin verilirken, Ukrayna’nın ana kısmında ikamet eden vatandaşlarla işgal altındaki Kırım’da yaşayanların hareket özgürlüğü kısıtlanmaya devam ediyor. Ayrıca Kırım’a gitmek isteyen vatandaşlar Kırım ile Ukrayna arasındaki idari sınırda Kıyiv’in kontrolündeki kontrol noktalarını çok kısa bir sürede geçerken, işgalci kontrolündeki kontrol noktalarını geçmek için vatandaşlar bazen 13-14 saati bile bulan uzun bir süre sıcak havada beklemek zorunda kalıyor.

Rus kontrol noktalarını geçişlerine dair bilgi ve fotoğrafları sosyal medya üzerinden paylaşan vatandaşlar, aralarında yaşı ve çocukların da olduğu insanların çektikleri zorlukları paylaşıyor. İşgalcilerin uyguladığı şartlara uymayan insanların yarımadaya giriş çıkışları yasaklanırken, girişe izin verilenler 3 gün içinde koronavirüs testi yaptırması gerektiğine dair belge imzalamaya zorlanıyor. Yanında Rus kimliği bulunmayan Kırımlılardan yakınlarının “sınıra” yolcunun işgalci ülkenin kimliğini getirmesi isteniyor ve getirilmezse para cezası kesiliyor.

kırım idari sınırı
koronavirüs salgını
kovid-19
Rus baskısı
Rus işgali
Bunlara da bakın: