Refat Çubarov davası: Tanıklar, Çubarov’dan şikayetçi olmadı

Haberler
Anife Bilal
11 Mart 2021, 18:49
Anife Bilal
11 Mart 2021, 18:49

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde Yüksek Mahkemesinde, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’a karşı açılan dava görülmeye devam ediyor. 10 Mart 2021 tarihinde yapılan duruşmada davada mağdur olarak geçen dört kişi ifade verdi.

İşgal edilen Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde Yüksek Mahkemesinde dün, işgalcilerin KTMM Başkanı Refat Çubarov’a karşı açtığı dava görüldü. Duruşmada davada mağdur olarak geçen dört kişinin ifadeleri dinlendi. 

İŞGALCİLERİN KTMM BAŞKANI ÇUBAROV’A AÇTIĞI DAVADA DURUŞMALAR SÜRÜYOR

İşgal edilen Kırım’daki sözde adli süreçleri takip eden “Kırım Süreci” platformuna açıklamalarda bulunan avukat Aleksandr Osokin, duruşma sırasında ifade veren dört tanığın da Çubarov’dan şikayetçi olmadığını anlattı. Avukat, ayrıca mağdurlardan birinin 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu binası önünde yaşanan olayları değerlendirirdi. Üstelik tanıklardan biri, olay günü toplu kargaşayı düzenleyen kişinin Çubarov olmadığının açıkça görüldüğünü ifade etti.

SÖZDE SORUŞTURMA KOMİTESİNDEN SUÇLAMA

Sözde Soruşturma Komitesi 31 Mart 2020 tarihinde, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’a “suçlama” yöneltti.

İşgalci yönetimin kontrolündeki sözde Soruşturma Komitesi tarafından yayınlanan açıklamada, “Çubarov, Rusya’nın toprak bütünlüğünü bozmayı amaçlayan toplu eylemleri organize etmek ve kamuya açık olarak bu eylemleri gerçekleştirme çağrıları yapmakla suçlanıyor.” ifadelerine yer verildi.

Sözde Soruşturma Komitesi, Refat Çubarov’un 25 Şubat 2014 tarihinde yardımcısı olan Ahtem Çiygöz’e, Kırım Parlamentosu binası önünde “toplu kargaşayı organize etme talimatı” verdiğini ileri sürdü.

İşgalciler, KTMM Başkanı Refat Çubarov’a; Rusya Ceza Kanunu’nun 212. maddesinin 1. fıkrası (şiddet içeren toplu kargaşa organize etmek), 280. maddesinin 1. fıkrası (Rusya’nın toprak bütünlüğünü ihlal etmeye amaçlayan eylemlere çağrı) ve 280.1. maddesinin 2. fıkrası (Rusya Federasyonu’nun toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemlerde bulunma çağrıları) çerçevesinde sözde suçlama yöneltti.

“26 ŞUBAT DAVASI”

Bilindiği gibi 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu önünde Kırım Tatar Milli Meclisi ve Rus Birliği (Russkoye Yedinstvo) Partisinin karşı karşıya geldiği büyük miting yapıldı. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunan yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı, parlamentonun Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması ile ilgili kararları kabul etmesini önlemek ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklemek için mitinge katıldı. Rusya yanlısı teşkilatların yaklaşık 3-4 bin temsilcisi Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını istemişti.

Ardından sözde yönetim bahse konu mitingden dolayı “toplu kargaşa” gerekçesiyle Kırım Tatarlarına baskı aracı olarak sözde “26 Şubat davası”nı başlattı. Kırım’ın Rus yönetimi tarafından “26 Şubat Davası” kapsamında gözaltına alınanlar arasında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Mustafa Degermenci ve Ali Asanov tutuklu bırakılırken, Eskender Kantemirov, Arsen Yunusov ve Eskender Emirvaliyev teminat ile serbest bırakılmıştı.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde “kargaşa organize etmek” suçuyla 29 Ocak’ta gözaltına alınmıştı. “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınan diğer Kırım Tatarları da “toplu eyleme katılmakla” suçlandı.

Kırım Yüksek Mahkemesi, 20 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı duruşmada, “26 Şubat davalarını” ayırmaya, yani 26 Şubat 2014 tarihinde miting organize etmek suçuyla yargılanan Ahtem Çiygöz ve mitinge katılmakla suçlanan gençleri birbirinden ayrı şekilde yargılamaya karar verdi. 13 Eylül tarihinde söz konusu karara itiraz dilekçesi incelendi, ancak Rus hakimler dilekçeyi reddederek önceki mahkemenin kararını onadı.

11 Eylül 2017 tarihinde Kremlin kontrolündeki mahkeme, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ü 8 yıl hapse mahkum etti. Türkiye Cumhurbaşkanı başta olmak üzere birçok kişinin çabası sonucu 25 Ekim 2017 tarihinde Ahtem Çiygöz serbest bırakılarak Türkiye’ye götürüldü. 27 Ekim’de Ahtem Çiygöz Ukrayna’ya döndü.

Akmescit’teki sözde Merkez Bölge Mahkemesi 19 Haziran 2018 tarihinde,  Ali Asanov ve Mustafa Degermenci hakkında 4 yıl 6 ay, Arsen Yunusov ve Eskender Kantemirov hakkında 4 yıl, Eskender Emirvaliyev hakkında 3 yıl 6 ay şartlı hapis ve hepsine 3 yıl denetimli serbestlik kararını verdi.