QHA canlı yayınında 3 Mayıs Türkçüler günü konuşuldu

04 Mayıs 2020, 13:52

Kırım Haber Ajansı’nın (QHA) Kırım Saati programında 3 Mayıs 2020’de saat 21.30’da Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkçe yayın yönetmeni Aydın Taş’ın canlı yayın konuğu, Prof. Dr. İskender Öksüz ile 3 Mayıs Türkçüler Günü konuşuldu.

3 Mayıs Türkçüler gününün Türkler için anlamının konuşulmasının yanı sıra, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Kırım Tatarlarının milli lideri Abdulcemil Kırımoğlu’nun 3 Mayıs 2014’ten itibaren Kırım’a giremediği tarihin de yıl dönümü olduğu hatırlatıldı. Ayrıca programda 3 Mayıs’ın Dünya Özgür Basın günü olarak kutlandığına da yer verildi.

“3 MAYIS DÜNYADAKİ TÜRKLERE SALDIRILARIN ORTAK TARİHİ”

Prof. Dr. İskender Öksüz, dünyada ve Kırım’da Türklere saldırıların olduğu ve devam ettiği bir tarih olduğuna değinerek sözlerine başladı.

Prof. Dr. İskender Öksüz 3 Mayıs 1944 tarihinde cereyan eden hadiseleri özetleyerek, meselenin Rus emperyalizmi yanlısı tutumlarıyla rahatsızlık veren Sabahattin Ali’nin ve Türk milletinin manevi değerlerini savunmakla dikkatleri üzerine çeken Hüseyin Nihal Atsız’ın arasında başlayan dava süreci ile başladığına değindi.

“HÜKUMETİN TAVRI TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL DEĞERLERİNE BİR SALDIRI İDİ”

Prof. Dr. Öksüz, Türk milliyetçilerinin itirazlarına dönemin hükumetince dava ve mahkemelerle gösterilen tavrı; hem Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerine bir saldırı hem de 23 masum Türk milliyetçisi insanın, uzun süre mahkum edilerek işkence altında tutulması olarak değerlendirdi.

“TÜRKÇÜLÜK, TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÖZEL ADIDIR”

Türkçülüğün “Türk milliyetçiliği” anlamına geldiğine Atsız’ın tabiriyle açıklık getiren Öksüz, “Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin özel adıdır.” dedi.

TURANCILIK

Öksüz, turancılık kavramını da “Dünyadaki bütün Türklerin hürriyetine ve istiklaline kavuşma ve birlik olma davasıdır.” şeklinde ifade etti. Bu birliğin Avrupa Birliği gibi hatta daha ileri bir şekilde siyasi bir birlik olarak da gerçekleştirilebileceğine vurgu yaptı.

TURANCILIK VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ AYIRMAK MÜMKÜN MÜ?

Turancı olmayanın Türk milliyetçisi olamayacağını belirten Öksüz, turancılığın aksinin “Türkler özgür, bağımsız, müstakil olmasın” anlayışında birleşen bir fikir olduğunu vurguladı. Ayrıca Öksüz, böyle saçma bir fikri ifade etmeye kimsenin cesaret edemeyeceğinin altını çizdi.

KIRIM VE KIRIM TATARLARI TURANCILIK FİKRİNE NASIL DAHİL EDİLEBİLİR?

Rus işgali altındaki Kırım’ı ve Kırım Tatar Türklerinin turancılık fikrine nasıl dahil edileceğiyle ilgili soruyu Öksüz, Kırım’ın ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Öksüz, bu konuyu Türklerin çoğunluk oldukları yerde hür ve müstakil olarak yaşamalarının sağlanmasının gerekliliği olarak özetledi.

“İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN” ADLI KİTAP 1944’E GELMEDEN SÜRECİN ÇOK ÖNCEKİ KURGUSU

Prof. Dr. İskender Öksüz, 3 Mayıs 1944 sürecinin nasıl inşa edildiğini açığa çıkaran bir keşif olarak nitelediği “İçimizdeki Şeytan” adlı kitabın karakterlerinin, aleni olarak süreci kurgulayan bir içeriğe sahip olduğunu kaydetti.

“3 MAYIS, ÇANAKKALE VE MALAZGİRT ZAFERİ GİBİ TARİHİMİZİN BİR PARÇASI”

Öksüz, 1980 dönemi ülkücü ve Türk milliyetçisi gençlerin 1944 temsilcilerinden daha az sıkıntı ve acı çekmediğini, bir zincirin halkaları olduğunu vurguladı.

Ayrıca Öksüz, 3 Mayıs’ın, Çanakkale Zaferi gibi Malazgirt Zaferi gibi bilinmesi ve hissedilmesi gerektiğini belirterek bunun tarihimizin bir parçası olduğunu söyledi.

3 Mayıs 1944
Prof. Dr. İskender Öksüz
Türkçüler günü
Bunlara da bakın: