"Putin Rusya'sı emperyal amaçlarını gizlemiyor ve asimilasyon siyaseti yürütüyor"

30 Mart 2020, 21:07

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Rusya Federasyonu’nda 22 Nisan 2020 tarihinde planlanan referandum dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle ertelendi. Putin iktidarı tarafından önerilen gündemdeki yeni anayasa değişikliği sonuçları itibariyle en çok federasyon içindeki Rus olmayan halkları ilgilendiriyor.

Rusya Federasyonu’nda Rus olmayan halkların temel hak ve özgürlükleri bağlamında ölüm fermanı niteliği taşıyan anayasa değişikliği teklifinin, referanduma götürüldüğü taktirde kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Sürecin neler doğuracağını ise, Putin Rusya’sının mevcut politikalarına bakarak öngörmek mümkün.

“PUTİN İKTİDARI, ESKİ EMPERYAL YAPISINA DÖNME AMACI GÜDÜYOR”

Rus kolonyalizmini zirveye çıkaran, Putin’e ömür boyu “hükümdar” olma fırsatı veren ve de en önemlisi federasyon içindeki Türk ve Müslüman halkların temel hak ve hürriyetlerini yok olmanın eşiğine getiren Rusya’daki yeni anayasa değişikliği teklifini, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Doğan, Kırım Haber Ajansına değerlendirdi.

Rusya’da, Putin iktidarının, 2000 yılından itibaren merkezi hükumetin yetkilerini genişletmeye yönelik adımlar attığını kaydeden Prof. Dr. İlyas Doğan, 2003’ten itibaren de muhalefet üzerindeki baskının artırıldığını vurguladı. Rusya Federasyonu’nun eski emperyal yapısına dönme amacı güttüğünü belirten İlyas Doğan, Kırım’ın işgalinin de bu sürecin en önemli göstergesi olduğunu kaydetti.

RUSYA’DAKİ SÜRECE REFERANDUM YERİNE PLEBİSİT DENİLMELİ

İlyas Doğan, Putin’in iktidara gelmesinden itibaren uygulamaya koyduğu totaliter siyasetin son ürünü olan yeni anayasa değişikliğinin, Rusya’yı tek bir ulusa dayalı, homojen bir yapıya dönüştüreceğini belirtti. Prof. Dr. Doğan, “Rus milletine dayalı bir süreç başlatılmış durumda. Mevcut Rus anayasası, Rusya Federasyonu’nun çok uluslu olduğunu, birden çok halktan oluştuğunu vurguluyor. Bu halkların, anayasada var olan yetkileri zaten fiilen yok edilmeye başlanmıştı. Mevcut fiili durum, anayasa değişikliği ile kanuni bir çerçeveye oturtulmaya çalışılıyor.” dedi.

Ayrıca Doğan, anayasa hukuku açısından Rusya’daki sürece, demokratik bir nitelik taşımadığı için “referandum” yerine “plebisit” demek gerektiğini ifade etti.

“RUSLARIN DEVLETİN SAHİBİ ADDEDİLECEĞİ BİR ANLAYIŞ KANUNİ HALE GETİRİLİYOR”

Rusya Federasyonu’nun nüfusunun beşte birinin Türk ve Müslüman halklardan oluştuğunu kaydeden Prof. Dr. Doğan, Moskova yönetiminin uygulamaya koymak istediği anayasa değişikliğinin en temel amacının, federasyon içindeki Türk ve Müslüman halkları, “tarihten günümüze devam eden asimile etme siyaseti” olduğunun altını çizdi.

Rusya, 1550’lerden bugüne Türk halklarına yönelik asimilasyon siyasetini defalarca denemiştir. Şu anda yapılmak istenen de budur” diyen Doğan, “Rusya’yı bir çok uluslu devlet olmaktan çıkarıp sadece Rusların devletin sahibi olduğu bir anlayışı kanuni hale getirmeye çalışmaktadırlar.” ifadelerini kullandı.

“ÇİN’İN UYGUR TÜRKLERİNE YAPTIĞINI, RUSYA’NIN KENDİ İÇİNDE YAPACAĞINA KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN!”

Prof.Dr. Doğan, Kremlin’in, açıkça, SSCB’nin dağılma sürecinde kaybettiği nüfuzunu, gücünü ve topraklarını geri alma niyetini ortaya koyduğunu belirtti. Kırım’ın 2014 yılında hukuksuz bir şekilde işgal edilmesinin bunun en bariz örneği olduğunu belirten Doğan, Rusya’nın güttüğü politikayı şöyle özetledi:

“Bu anayasa değişikliği sonrası federasyon içindeki azınlık halklarının, Türk halklarının kendi dilinde eğitim görmesi ve kendi dilinde konuşması gibi konulara sınırlamalar getirilecek. Bir nevi Çin’in Uygur Türklerine yaptığını, Rusya Federasyonu kendi ülkesinde uygulamaya koyacağına kimsenin şüphesi olmasın. Bu doğal olarak, Rusya içinde de bir tepkiyle karşılanacaktır. Ama Putin yönetimi bunu gerçekleştirirse, sadece bunlarla sınırla kalmayacak. Kendi sınırları dışında yaşayan eski sömürgeleri olan Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan gibi ülkelerdeki Rus azınlığı bahane ederek buralarda baskı uygulamaya çalışacak. Özellikle Kazakistan çok kritik bu noktada. Rusların yoğun yaşadığı bölgelerde, Kırım’ın işgalinde olduğu gibi benzeri bahanelerle işgal yoluna gidecektir.”

“TÜRK KAMUOYU HAREKETE GEÇMELİDİR”

“Bu noktada Türkiye ve Türk cumhuriyetleri açısından çok tarihi bir görev ortaya çıkıyor. Hem Türkiye hem de Türk cumhuriyetlerinin arasındaki kültürel, siyasi, diplomatik bağları daha da sıkı hale getirmeleri gerekiyor. Eğer böyle yapmazlarsa, Rusya Federasyonu eski sömürgelerini yeniden işgal etme yoluna gidecektir. Bu çok uzakta değil aslında… Putin liderliğindeki Rusya, emperyal amaçlarını saklamaya bile gerek duymamaktadır. Buna karşı Türk devletlerinin liderlerinin uyanık olma zorunluluğu vardır. Bu bakımından Türk kamuoyunun harekete geçmesi gerekmektedir.”

ilyas doğan
Rusya Federasyonu
yeni anayasa değişikliği
Bunlara da bakın: