Putin'in yeni anayasa değişikliği: Rusya, imparatorluk mu oluyor?

14 Mart 2020, 10:25

Ömer Cihad KAYA

QHA Ankara

Rusya Federasyonu, 22 Nisan 2020’de Putin iktidarı tarafından önerilen yeni anayasa değişikliği için halk oylamasına gidecek. Devlet Başkanı Putin, Duma’da oylanarak kabul edilen anayasa değişikliği teklifine güya destek olmadığını belirtse de, görev süresini sıfırlayacak olan halk oylaması sonrası çıkacak karara “uyacağını” söyledi.

Gündemdeki yeni anayasa değişikliği sonuçları itibariyle en çok, federasyon içindeki Rus olmayan halkları ilgilendiriyor. Rusya Federasyonu’nda Rus olmayan halkların temel hak ve özgürlüklerini neredeyse sıfıra indirecek olan anayasa değişikliğinin kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Sürecin neler doğuracağını ise, Putin Rusya’sının mevcut politikalarına bakarak öngörmek mümkün.

Majestelerinin demokrasisi niteliğindeki Putin’in yeni anayasa taslağı, Rusya Federasyonu tanımını da tartışmalı hale getiriyor. Rusya Federasyonu, çok uluslu federe yapısından çıkarak, üniter ve Rus şovenizmini merkeze alan bir ülke haline gelecek. Hiç şüphesiz, anayasa taslağında yer alan, Rus kökenlilere “devlet kurucu halk” statüsü verilmesi planı, Kremlin’in tarihi süreçte adım adım sahiplerinden “çaldığı topraklardaki” hiç azımsanmayacak derecedeki Türk ve Müslüman halkı yeni bir meydan okumanın eşiğine getirecek.

Kırım Haber Ajansı (QHA), Putin’e “ölene kadar” devlet başkanlığının yolunu açan ve federasyon içindeki Rus olmayan halkların temel hak ve hürriyetlerini yok olma noktasına getiren yeni anayasa değişikliği konusundaki görüşleri derledi.

KARATAY: HİTLER’E ÖZENMİŞ, STALİN’DEN İLHAM ALMIŞ BİR ÇARLIK İMPARATORLUĞU KURULUYOR

Rusya Federasyonu içerisindeki Rus olmayan milletlerin haklarının yok edilme süreci olarak tanımlanan yeni anayasa değişikliğinin kabul edilmesinin sürpriz olmayacağını belirten Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay, Putin’in başında olduğu bir dikta rejiminden aksini beklemenin güç olduğunu ifade etti.

Zafer Karatay, Putin’in 2008 yılından itibaren elinde tuttuğu olağanüstü yetkilerle yetinmeyerek, kendisini Rus tarihinin en büyük imparatoru yapmak istediğini kaydeden Karatay, gelinen noktada Rusya Federasyonu’nun durumuna ilişkin, “Neticede Putin iktidarını, 2020’den itibaren ‘Putler Rusya’sı’ olarak tanımlamak gerekiyor. Hitler’e özenmiş, Stalin’den ilham almış, Korkunç İvan’la Deli Petro karşımından mayalanmış bir Çarlık İmparatorluğundan söz etmek mümkün. Tamamen Nazi ırkçılığına dayanan diğer halkları yok ederek ve dışlayarak, 1550’den itibaren çevresindeki Türk ve Müslüman halklara yönelik başlayan işgal sürecinin son örneği.” ifadelerini kullandı.

Karatay, gelinen süreçte, özellikle Putin’e övgüler yağdıran Avrasyacı kliklerin tutumuna da dikkat çekerek, “Sanıyorum en çok da, Türk dünyasının, Türk dünyasının temsilcileri olduğunu iddia eden kişilerin, Putin’i öven ve Türklerin, Müslümanların dostu olduğunu iddia eden bazı ‘düşünürlerin’, sesini çıkarmadan bunları seyretmesi de son derece vahimdir.” dedi.

“BU SONUÇ PUTİN İKTİDARININ YÜRÜTTÜĞÜ MÜCADELENİN ZİRVE NOKTASI”

Karatay, Rusya Federasyonu içindeki halkların durumuna ilişkin de sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında bu sonuç, yeni bir şey değil. Bu sonuç, Putin iktidara geldikten sonra Türk, Müslüman ve Rus olmayan halklara karşı yürütülen mücadelenin zirve noktasıdır. Yeni anayasa değişikliği ile beraber, bu durum uygulamaya konulmuş olacak. Aslında bu federasyon içindeki halklar, eğer bundan rahatsızlarsa bu güne kadar uyumaları hataydı. Bu süreç, bağıra bağıra geliyordu. İnşalllah, bundan bir ders çıkarırlar ve gereken tepkiyi gösterirler. Çünkü Rusya Federasyonu içinde azımsanmayacak derecede Rus olmayan halk var. Ya hakikaten, kendilerine düşen tepkiyi gösterecekler ya da ölüme razı olacaklar.”

PROF. DR. ERHAN ARIKLI: KIRIM TÜRKSÜZLEŞTİRİLECEK, RUSYA BİR İMPARATORLUK HALİNE GETİRİLECEK

Kırım Haber Ajansı Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Aydın Taş’ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, 26 Nisan 2020 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylığını koyan Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı ve Gazimağusa Milletvekili Prof. Dr. Erhan Arıklı ile gerçekleştirdiği röportajda, Prof. Dr. Arıklı, Rusya’daki yeni anayasa değişikliği hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Arıklı, Rusya Federasyonu’nda gerçekleşecek referandum ile Putin iktidarının bir imparatorluk yapısına bürüneceğinin altını çizdi. Arıklı’nın konuya ilişkin açıklamaları aynen şu şekilde:

“Rusya’da yapılacak olan anayasa referandumunda önemli gelişmeler var. Putin’in görev süresi uzatılıyor bu çok önemli değil ama Rusya bir imparatorluk haline getiriliyor. Rusya’nın başındaki o federasyon kelimesi kavram olarak ortadan kalkıyor. Rusların yönettiği bir imparator, devlet haline geliyor. Buradaki bütün federe devletlerin egemenlikleri ortadan kalkıyor tam bir üniter devletin işlevi haline geliyor, asimilasyon oluşuyor. Üniter devlet olmanın şartları yerine getirilecek ve anadilde eğitim ortadan kalkmış olacak. Bu durumda Kırım’daki soydaşlarımızın varlıklarını devam ettirmeleri güç hale gelecek, bir göçe zorlanacaklar. Kırım Türksüzleştirilecek ve Ukrayna vatandaşı Kırım Tatarlarının orada varlıklarına izin verilmeyecek. Rusların asimilasyon ve diskriminasyon çalışmaları devam edecek. Buna normalde sadece Kırım Tatarlarının, Türkiye’nin, Azerbaycan’ın karşı çıkması değil AB ve BM’nin tepki koyması gerekiyor. Ama her ikisi de çifte standartlı davranarak kör ve sağırı oynuyorlar.”

BAYAR: RUSYA, RUS IRKININ ÜSTÜNLÜĞÜNE DAYALI IRKÇI, TOTALİTER BİR DEVLET HALİNE GETİRİLİYOR

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar, Rusya’daki yeni anayasa değişikliği metnini irdelediği QHA’da yayımlanan “Hitler’in Rüyası: Putin’in Yeni Anayasası” başlıklı yazısında, garabet niteliğindeki anayasa değişikliğinin, uluslararası hukuk boyutunu değerlendirdi. Bayar, değişiklik sonrası şekillenecek yeni anayasanın, “açıkça ırkçı ve ayrımcı bir niteliği olduğunu” kaydetti. Özellikle, değişiklik teklifindeki, Rusya kanunları uluslararası hukuk normlarından üstündür.” maddesine dikkat çeken Bayar, bu maddenin amacının, “Rusya’nın insan hakları ve diğer konulardaki uluslararası mahkemelerde Rusya aleyhine verilen kararların uygulanmaması imkanı sağlamak” olduğunu vurguladı. Bayar’ın Rusya Federasyonunun yeni anayasa değişikliğine ilişkin değerlendirmesi şu şekilde:

“Putin, Hitler’in dahi rüyasında göremeyeceği düzenlemeleri Rusya Federasyonu anayasasına derc ederek milyonlarca kilometrekare toprağa sahip ülkesini tam bir zindan haline getirmeye oldukça kararlı. İnsan hakları bu anayasa ile Rusya’da askıya dahi alınmıyor, tamamen yok ediliyor. Rusya, Rus ırkının üstünlüğüne dayalı ırkçı, totaliter bir devlet haline getiriliyor. Daha da ötesi, Rus emperyalizminin anayasal dayanakları oluşturuluyor ve Rus yayılmacılığı anayasa emri haline getiriliyor. Stalin’le özdeşleştirdiğimiz Putin, Stalin’in yanı sıra Mussolini ve Hitler’in karakter özelliklerini barındırdığını açıkça ortaya koyuyor.”

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar’ın yazısının devamı, QHA internet sitesinde bulunan “Yazarlar” kısmında, “Hitler’in Rüyası: Putin’in Yeni Anayasası”başlığıyla bulunabilir.

DERMAN: ANA DİLİ KONUSU KABUL EDİLEMEZ BİR DURUM

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Saynur Derman ise, Rusya’daki yeni anayasa değişikliğine ilişkin, “Putin’in yeni anayasa referandumu önerisi Rusya’da yaşayan halk tarafından eleştirildi. BDT, içinde 55 milyon Müslümanın yaşadığı bir coğrafya. Rusya Federasyonu, İdil Ural bölgesi dahil bir çok Türk’ün yaşadığı bir ülke. Bu durumda, ana dili konusu özellikle diğer halklar için kabul edilemez bir durum. Her topluluğun ana dili var . Bu durum bize çok daha önce 1905 yılı Rus Duma’sını hatırlatıyor. İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ sloganıyla da örtüşmüyor. Keza, Lenin döneminde de tüm halklara verilecek haklar gündeme gelmiş ama uygulamada çok sorunlar yaşanmıştı. Üstelik, Kırım’ın 2014 yılında Rusya topraklarına dahil edilmesi de hala hafızalardayken bu hassas konunun referanduma sunulması halklar için oldukça zor” ifadelerini kullandı.

BURAK ÇALIŞKAN: RUSYA FEDERASYONUNDA RUS OLMAYAN HALKLARIN TEPKİSİNİ ÇEKMİŞTİR

İNSAMER Araştırmacısı Burak Çalışkan, Rusya Federasyonunda Rus şovenizmini artıracak olan yeni anayasa değişikliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çalışkan, değişikliğin Putin’e yeniden devlet başkanı olarak seçilme yetkisi vereceğine değinerek, 2036’ya kadar Putin’e devlet başkanlığı yolunun açıldığına dikkat çekti. Çalışkan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Referandumu dikkat çekici kılan Putin’in 20 yıllık iktidarını daha fazla sürdürme düşüncesi değil Rus olmayan halklara yönelik getirilen değişikliklerdir. Özellikle ‘Rusya Federasyonu topraklarında, devlet kurucu halkın dili olan Rusça devlet dilidir. Rus halkı devlet kurucu bir halk olduğu gibi, Rusya Federasyonunun ortak hukuka sahip halklarının çok milletli ittifakına dahildir.’ maddesi Rusya Federasyonu vatandaşı olan ancak Rus olmayan halkların tepkisini çekmiştir. Çoğunluğunu Türk ve Müslümanların oluşturduğu bu halklar, kısıtlı da olsa itirazlarını dile getirmişlerdir. Ağustos 2018’de Rus olmayan halkların anadilde eğitim zorunluğu ortadan kaldırılırken, bu değişiklikle birlikte Rusça tek devlet dili olarak daha güçlü şekilde vurgulanmıştır.”

“AÇIK BİR ŞEKİLDE RUSLARIN DİĞER HALKLARA GÖRE ÜSTÜNLÜĞÜ İLAN EDİLDİ”

Çalışkan, Rusya Federasyonunun mevcut federe yapısının değişiklikler ile ortadan kalkacağını ifade ederek şöyle konuştu:

“Açık bir şekilde Rusları devlet kurucu halk olarak niteleyerek diğer halklara göre üstünlükleri adeta ilan edilmiştir. Bu noktada üzerinde durulması gereken durum ise Rusya’nın federe yapısıdır. SSCB sonrası kendisini bir ulus-devlet olmaktan ziyade bir Federasyon olarak kodlayan Rusya, bu değişikliklerle birlikte söylemde kalan ‘eşit halk’ kavramını da ortadan kaldırmıştır. Federasyon içinde yaşayan Rus olmayan halkların, zaten Rusya’ya duydukları sınırlı aidiyet duyguları çok daha sorgulanır bir hale gelecektir.”

görüşler
Rusya Federasyonu
yeni anayasa değişikliği
Bunlara da bakın: