Putin’in sonu: Rusya’yı kimler terk ediyor?

Güncel
Aydın TaşQHA Türkçe Yayın Yönetmeni
28 Şubat 2019, 20:29
Aydın TaşQHA Türkçe Yayın Yönetmeni
28 Şubat 2019, 20:29

QHA – ANKARA

ABD merkezli Atlantik Konseyi Avrasya İncelemeleri Merkezi John Herbst ve Sergey Erofeyev’in “Putin’in sonu: Yeni Beyin Göçü” isimli raporunu yayımladı. Rusya’nın eğitimli ve aktif nüfusunun göçünün sebeplerinin analizi ve bu sürecin Batı için olan önemi sunuldu.

“Yerleşim merkezleri” (settlementhubs) kategorisinden yola çıkarak ve sonuçların eşsiz olmalarının iddiasında bulunmayan rapor yazarları, ABD ve Avrupa’da birçok Rus göçmenin dikkatini çekmeye devam eden ve genel olarak yeni Rus göçü için çekici olan San Francisco Körfez Bölgesi, New York, Büyük Londra ve Berlin / Brandenburg lokasyonları seçildi.

Yazarlar denekleri seçmek için Facebook’ta kurdukları grup üzerinden çağrı yapmakla birlikte “kartopu tekniğini” de kullandılar.

Raporda, “İnsan sermayesi Rusya’yı terk ediyor. Vladimir Putin Başkan olduğundan beri Batı demokratik ve kendilerini daha özgür hissedebilecekleri ve kabiliyetlerini daha iyi bir şekilde değerlendirebilecekleri ülkelere 1,6-2 milyon arası Rus gitti”  ifadeleri kullanılıyor. Ayrıca 2012’den sonra bu süreç hızlandı.

“Bugün göç süreci Ruslar için eskiden olduğu gibi resmi değil. Bir insan yurt dışına giderken veya Rus vatandaşlığından çıkarken hükûmete haber vermek zorunda değil. Bu durum  Rus göç istatistiklerinin güvenilmezliğinin sebeplerinden biri.”

Raporda ayrıca şu ifadeler de kaydediliyor:

“Araştırma göç sürecinin yenilenmiş siyasi, ekonomik ve kültürel faktörlerin ilginç kombinasyonunu ortaya çıkardı. Bir taraftan insanları göç etmeye zorlayan en güçlü faktörlerden biri siyasi baskıların artması ve Putin rejiminin mantığıyla çağrıştırılan korkunun yayılması oluyor. Katılımcıların bazı hikayelerinde Rusya’yı terk etmeden önce insanların yaşadığı fiziksel ve ekonomik tehditlerinden bahsediliyor. Ayrıca, verilerimiz siyasi sığınmacı olarak göç edenlerin sayılarının arttığını gösteriyor. Bu durum, Putin rejimini yetenekli olan ve onu eleştiren insanlara zulmeden bir rejim olarak nitelendirir”

HER BÖLGEDE GÖÇE FARKLI TANIM

Belirlenen dört şehirde yaşayan odak grubu katılımcıları “Yeni Rus göçünü nasıl tanımlarsınız?” sorusuna farklı cevaplar verdiler. San Francisco Körfez Bölgesinde göçün “çok eğitimli” olduğunu, New York’ta göçün “siyasi bir özelliğe” sahip olduğunu, Londra’da “zorunlu” göç olduğunu, Berlin’de ise “ekonomik” bir göç olduğu söylendi.

Raporda Rus göçmenlerinin yeni neslinin daha mobil, eğitimli, Putin rejimini az destekledikleri, aktif bir siyasi duruşa sahip oldukları ve Rusya’nın farklı muhalif grupları destekledikleri kaydediliyor. Önceki “göç dalgalarından” farklı olarak yeni nesil vatanlarıyla sosyal bağını koparmıyor, Rusya’da olup bitenleri takip ediyor ve gerektiği zaman rejimin değişmesi için yapılacak faaliyetleri hazır olduğunu belirtiyor.

“Odak grubu katılımcılarının mülakatın istedikleri konularla genişletilmesi teklifini hoş karşılamaları onların proaktif duruşlarının kanıtıdır. Katılımcılar yeni ülkedeki hayatları ile ilgili hikayeler, vatandaşlık ve çocukların gelecekleri ile ilgili sorular, “Rus olarak kalıp” yeni topluma entegre olma imkanları ile ilgili konularla mülakatı genişletiyorlardı.”

Yazarlar, “yeni Rus göçünün Batı ve daima otoriter olmaya mahkum olmayan Rusya arasında bir köprü haline geleceğini” düşünüyorlar. 

“2000 yılından yani Putin hükümete geldiğinden beri 145 milyondan yaklaşık 1,6-2 milyon arası Rusya vatandaşı Rusya’yı terk etti. Göç, 2012’de Putin’in Başkanlık görevine başlamasıyla ivme kazandı. O zamandan beri her sene devam eden göç, 2000’lerin başındaki göçlerin en yüksek sayılarını aştı. 1990’larda daha çok ülkedeki ekonomik sıkıntılarıyla bağlı olan göç Putin döneminde daha karmaşık sebeplere dayanmaktadır.”