Prof. Dr. Yuvalı: Türklerin olmadığı zaman ve zemin yok

25 Kasım 2019, 20:56

Eserleriyle Türk tarih ve medeniyetine değerli katkılar sunan Prof. Dr. Abdulkadir Yuvalı, bu  gayretini yeni kitabı “Türk Dünyasının Ortak Kültürel Değerleri” ile devam ettiriyor.

Dr. Erhan Yoksa ile birlikte hazırladıkları bu önemli çalışma hakkında Prof. Dr. Yuvalı şu değerlendirmeyi yapıyor “Türk dünyası, olarak ülkemizde ilk defa rahmetli hocamız Turan Yazgan hocamızın kurucusu olduğu Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı dolayısıyla kullanılmaya başlamıştır. Ancak Türk dünyası tarihi, kültürü, coğrafyası ve Türk devletleri konulan insanlık tarihi ile eş zamanlıdır. Türk dünyası mekân yönüyle de insanlık tarihinin bilinen en eski coğrafyalarından birisi olan Asya ve Avrupa (Avrasya) merkezli olsa da insanoğlunun mevcut olduğu her zeminle birlikte Türk dünyasından söz edilmektedir. Nitekim 16.Yüzyılda Ebu’1-Gazi Bahadır Han’ın ifadesiyle,” Türk’ün gitmediği, gidip de devlet kurmadığı yer var mı? Sorusunu, insanlık tarihinin dününden bugüne uzanan sürecinde, Türk’ün olmadığı zaman ve zeminden söz edilmesinin mümkün olmadığını bir vesile ifade etmek istiyoruz.Türk dünyasına dün-bugün penceresinden bakacak olursak, Türk dünyası kavramını besleyen, içini dolduran kültürel değerlerin, 16.Yüzyılda önce batı dünyasında ve takiben insanlık tarihinde derin izler bırakmış olan Rönesans ve Reform hareketleriyle Türk dünyası ortak kültürel değerleri büyük ölçüde örtüşmektedir. Zira söz konusu kültürel değerlerin özünde ve özelliğinde çağdaşlaşma söz konusu olmasaydı ortak kültürel değerlerimiz dünden-bugüne varlığını devam ettirme mümkün olmazdı. Bu konuya dair bir örnek verecek olursak, Türk devlet geleneğinin bilinen ilk uygulamasını Hun hakanı Mete Handa son uygulama örneklerinden birisi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ün fikirleri ve icraatlannda görülmektedir. Türk dünyası ortak kültürel değerlerinin gerek yaşaması ve gerekse bugünlere taşınmasındaki espri son derece önemlidir. Şu hâlde söz konusu kültürel değerler, birer kültür unsuru olarak çağdaşlık temelinde günümüze taşınmıştır.” ifadelerini kullandı.

TÜRK DÜNYASINI KALEME ALIRKEN ENDİŞEYE DÜŞTÜK

Türk Dünyası’nı kaleme aldığımızda endişe duyduk diyen Yuvalı “Türk dünyası gibi zaman ve mekân mefhumu yönüyle enginliği, zenginliği, genişliği, genişliği temsil eden bir tarihî gerçeğin kaleme alınması sırasında; söz konusu kültür değerlerinin tespiti ve ulaşılması konusunda endişe duymadığımızı söyleyemiyoruz. Bu yüzde bu çalışmamızda gündemimize alamadığımız kültür unsurları, değer hükümleriyle kurum-kuruluşlar söz konusudur. Bu düşünceyle araştırmamıza nokta koymadık. Türk dünyasının ortak kültürel değerleri konusundaki çalışmalarımızı sürdürmek suretiyle araştırma konumuzu taçlandıracağız. Araştırmamızda kültür kavramının tanımı, doğuşu, özellikleri, güzellikleri yanında millet olabilmenin önemi ve gereği üzerinde durmak suretiyle etnisite, etnik fitne ve milli kültür kavramlarıyla birlikte kültür-medeniyet ilişkileriyle birlikte ve küreselleşmenin kültürel boyutları ile kültür değişmeleri söz konusu olduğunda modernleşme-çağdaşlaşma kavramları ve ilişkilerine yer verilmiştir. Türk dünyasının en küçük sosyal organizasyonu ve kültür değerlerinin en geniş manada yaşanmış olduğu aile ve kadın konusu ile Türklere mahsus bir hayat tarzı olan “Atlı-Göçer” evli hayat tarzı ve şehircilik ve şehirleşme hadisesi kültürel manada kurum-kuruluş olarak kaleme alınmıştır. Türk dünyası ortak kültür değerleri arasında son derece önem arz ettiğine inandığımız töre, yön-yönler, renk ve renkler tarihî süreçteki kültürel değerleri yönüyle ele alınmıştır. Araştırmamızın özünde ortak dünyamızı oluşturan ve bugünlere taşınmasında temel faktör konumundaki kültürel değerler her ne kadar tarihî kaynaklar yanında Türk dünyasının temsilcileri konumundaki ülkelerde kaleme alınmış olan çalışmalar ile kişisel gözlemlerimizden de istifade ettik. Türk dünyası konusunda, ülkemizdeki gelişmeleri Atatürk öncesi, dönemi ve sonrasıyla 1990 yılındaki gelişmelerin ışığında kaleme aldık. Ancak araştırma konumuza nokta koymamız mümkün olmadı. Çünkü engin tarihimizi oluşturan gelişmelerin kültürel boyutları dünden-bugüne elan devam etmektedir” dedi.

Abdulkadir Yuvalı
Erhan Yoksa
Türk Dünyası kitabı
Bunlara da bakın: