Yalçın Topçu: Türkiye, işgal ve ilhaklara karşı ilkeli bir siyaset izlemektedir

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
16 Mart 2022, 05:11
Ayyıldız Huri Kaptan
16 Mart 2022, 05:11

Kırım’da 16 Mart 2014 tarihinde Rus askerlerinin gözetimi altında düzenlenen göstermelik referandumun ardından düşük katılıma karşın yarımadanın silah zoruyla işgalci Rusya yönetimine girmesinin üzerinden 8 yıl geçti. İşgalci Rusya, bu sözde referandumu, Kırım’a yönelik yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kırım’ın yasadışı ilhakının 8’inci yıldönümü ile ilgili yaptığı konuşmada, Rusya’nın bugün hala sürdürdüğü Ukrayna’ya yönelik işgalci ve saldırgan tutumuna karşı Türkiye’nin tavrının net olduğunu bir kez daha vurguladı. Topçu, “Türkiye, BM kararlarını ve uluslararası hukuku çiğneyerek dünyanın farklı coğrafyalarında işgal ve ilhakları, ‘kuvvetliysem haklıyım’ anlayışı ile yapanlara karşı Türk samimiyeti ile, diplomatik akılla, barışı esas alan insan merkezli çözümlerle, ilkeli ve reel siyaset izlemektedir.” ifadelerini kullandı.

Rus işgali altındaki Kırım’da, 16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir sözde referandum düzenlendi. Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesinin tecellisi” olarak adlandırılan sözde referandum uluslararası toplum tarafından tanınmadı. İşgalci Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referandumun ve beraberinde Kırım’ın yasa dışı ilhakının üzerinden tam 8 yıl geride kaldı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, aynı zamanda Yerli Düşünce Derneği ve Uluslararası Aliya Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu, sözde referandum ile Kırım’ın Rusya tarafından yasadışı ilhakının sekizinci yıldönümüne dair açıklamalarda bulundu. Topçu, konuşmasında 15 Mart 2022 tarihinde gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrası Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına dikkat çekti. Erdoğan’ın “Türkiye’nin önemi bir kez daha anlaşıldı” ifadelerine değinen Topçu, “Bölgesel bir güç ve istikrar adresi olan Türkiye’nin, çokluk içinde birlikte, tam bağımsızlık hedefine ulaşmasına hiçbir güç engel olamayacaktır. Türkiye, BM kararlarını ve uluslararası hukuku çiğneyerek dünyanın farklı coğrafyalarında işgal ve ilhakları, ‘kuvvetliysem haklıyım’ anlayışı ile yapanlara, karşı Türk samimiyeti ile, diplomatik akılla, barışı esas alan insan merkezli çözümlerle, ilkeli ve reel siyaset izlemektedir.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN DİPLOMATİK ÇABALARI

Topçu, “Başta Tatar’lar olmak üzere Türk soyluların da birinci sınıf vatandaşı olarak yaşadığı stratejik ortağımız, komşumuz Ukrayna’nın başına gelen bu felaket içinde, Cumhurbaşkanımızın: ‘Dışişleri Bakanımızı bugün Rusya’ya gönderiyorum. Yarın Moskova’da temaslarda bulunacak, perşembe günü de Ukrayna’ya geçecek.’ diyerek yapmış oldukları görevlendirmeleri de inşallah barışın bir an önce sağlanmasında çok ciddi katkısı olacaktır.” ifadelerinin altını çizdi.

“TÜRKİYE, KIRIM’IN İŞGALİNİ ASLA TANIMADI!

Türkiye’nin, Ukrayna’nın siyasi birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünü desteklediğini aynı zamanda Rusya’nın, 8 yıl önce Ukrayna özerk yönetimi olan Kırım’ın işgalini ve ilhak etmesini yasa dışı olarak gördüğünü, bu işgali ve ilhakı asla tanımadığını da bütün uluslararası platformlarda bizzat muhataplarının yüzüne söylediğini vurguladı. Topçu sözlerini, “Çünkü Kırım Tatar’sız, Tatar Kırım’sız olmaz!” diyerek tamamladı.

İŞGALCİ RUSYA’NIN KIRIM’DAKİ SÖZDE REFERANDUMUNUN ÜZERİNDEN 8 YIL GEÇTİ

Kırım’da 16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Ukrayna, sözde referandum daha yapılmadan önce oy kullanımını yasa dışı ve anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumun “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak bu karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığı, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun ise oy kullanmadığını bildirmişti. Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.