Ankara'da Uygur İnsan Hakları Projesi tanıtıldı: Soykırımın tanıklarının ifadeleri raporda yer aldı

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
24 Eylül 2021, 18:35
Ayyıldız Huri Kaptan
24 Eylül 2021, 18:35

Ayyıldız Huri KAPTAN /QHA Ankara

Uygur İnsan Hakları Projesi (Uyghur Human Rights Project-UHRP) ve Uygur Araştırma Enstitüsü (Research Institute-URI), Çin’in insan hakları ihlallerini gün yüzüne çıkaran ortak bir rapor çalışması gerçekleştirdi. Raporda, Çin’in soykırım ve baskılarının tanıkları olan Doğu Türkistanlıların ifadeleri temel alındı. Raporda, Çin’in insan hakları ihlallerine yönelik birinci ağızdan tanıkların; gözetlenmeleri, gözaltına alınmaları, işkence ve beyin yıkamaya maruz kalmaları, Çin hükumetinden sızan belgeler, şirketlerin sorumlulukları, sonuç ve öneriler bölümleri yer aldı.

Uygur İnsan Hakları Projesi (Uyghur Human Rights Project-UHRP) ve Uygur Araştırma Enstitüsü (Research Institute-URI), Çin’in insan hakları ihlalleriyle ilgili ortak bir rapor çalışmasına imza attı. Uygur Türklerine ve Müslüman Kimliklerine Yönelik Zulüm: Türkiye’den Kanıtların Değerlendirilmesi adlı raporun tanıtımı bugün Ankara’daki toplantıda yapıldı. Toplantının konuşmacıları arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Konuralp Ercilasun, Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Anar Somuncuoğlu, Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Emet, Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı, Doğu Türkistan Araştırmaları Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, Uygur Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Erkin Ekrem yer aldı. Diğer yandan, toplantıya; İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, İYİ Parti Türk Dünyası Birimi temsilcisi Avukat Beril Gümüş, BBP Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Keser, İYİ Parti Türk Dünyası Başkan Yardımcısı Servet Hali, Gelecek Partisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda basın ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katılım gösterdi.

Açıklama yok.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA YAŞANAN ZULMÜN TANIKLARININ İFADELERİ RAPORDA KULLANILDI

Raporda, özellikle Türkiye’den derlenen verilerle Uygur Bölgesindeki durumu açıklamak için birinci ağızdan tanıklar ve araştırma belgeleri bir araya getirildi. Rapor; Uygur, Türkiye ve uluslararası basında yer alan haberlere dayandırıldı. Bu haberler ayrıca Türkiye’deki Uygurlar ve onların aileleri ile yapılan röportajlar aracılığıyla da doğrulandı. Raporun devamında söz konusu tanıklarla ilgili kanıtların daha iyi doğrulanması için, Çin hükumetinin belgeleri incelendi. Nihayetinde bu rapor, Türkiye’de faaliyet gösteren ve Uygurlara yönelik zulümle ilişkili olan bazı yüksek profilli Çin şirketlerinin ve aynı durumdaki bazı uluslararası şirketlerin değerlendirilmesiyle sona erdirildi.

DOLKUN İSA’NIN TÜRKİYE’YE ALINMAMASININ UYGUR TÜRKLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ KONUŞULDU

Ayrıca, toplantıda Ankara’da İbn-i Sina Hastanesi’nde yatan eski Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Erkin Alptekin’i ziyaret etmek için 18 Eylül 2021 tarihinde Türkiye’ye gelen ve hakkında verilen yasağın kaldırılmasına rağmen Türkiye’ye alınmayan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’ya yönelik muamelenin Uygur Türkleri üzerinde yarattığı etki dile getirildi.

Açıklama yok.

DOÇ. DR. ERKİN EMET: RAPORLAR, SOYKIRIMIN HESABININ SORULMASI İÇİN ÖNEMLİ KANITLAR

Toplantının açılış konuşmasını yapan Doç. Dr. Erkin Emet, toplanış amaçlarının, Çin’in 2017 yılından bu yana Türklere ve Müslümanlara yönelik soykırıma varan mezalimini belgelendirdikleri raporun tanıtımı olduğunu ifade etti. Raporun, özellikle Türkiye’deki tanıklarla belgelendirildiğini aktaran Doç. Dr. Emet, öncesinde de birçok benzer raporların da hazırlandığını belirterek, Türk soylu halklara yönelik gerçekleştirilen soykırımların hesabının sorulması açısından bu raporların kanıt niteliğinde önemli olduğunu söyledi.

Açıklama yok.

PROF. DR. KONURALP ERCİLASUN: ÇİN BELGELERİ İLE KARŞILAŞTIRILDI

Raporun içeriğine ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Tarihçi Prof. Dr. Konuralp Ercilasun, raporun açık kaynaklardan yararlanılarak oluşturulduğunu kaydetti. Prof. Dr. Ercilasun, ayrıca raporun hazırlanış aşamasında belgelerin doğrudan insan hakları ihlallerine maruz kalan tanıkların ifadeleriyle ve Çin’den sızan belgelerin karşılaştırılmasıyla meydana getirildiğini aktardı.

Açıklama yok.

“ÇİN’İN ASIL AMACI, BÖLGEDEKİ TÜRK VARLIĞINI FİZİKİ OLARAK ORTADAN KALDIRMAK”

Doç. Dr. Anar Somuncuoğlu ise Çin’in soykırıma varan uygulamalarının uluslararası ilişkiler açısından ve Türk dünyası açısından ne anlama geldiğini, bunun yanı sıra neler yapılabileceği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Devletlerin, yaşanan soykırım karşısındaki yaklaşımlarını ele alan Doç. Dr. Somuncuoğlu, bunun siyaset üstü bir mesele olduğunun altını çizdi. Somuncuoğlu, Çin’in uygulamalarının amacını “bölgedeki Türk varlığını fiziki olarak ortadan kaldırmak” şeklinde yorumladı.

Açıklama yok.

Çin’in tarihsel siyasi kültür anlayışına değinen Doç. Dr. Erkin Ekrem de toplantıya ilişkin genel bir değerlendirmede bulundu.

Açıklama yok.

DİNİ, ETNİK VE SİYASİ BASKILARIN MERKEZİ: DOĞU TÜRKİSTAN

Uygur aktivist Abdulreşit BM'de konuştu: Halkıma karşı işlenen bir soykırım var

Çin hükumetinin sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığının açıkladığı verilere göre Doğu Türkistan’da yaklaşık 2 milyona yakın Uygur Türkü ve diğer azınlıklara mensup Müslümanlar, eğitim adı altında zorla toplama kamplarında tutulmakta.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 1 milyondan fazla Uygur Türkünü zorla tutuyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı toplama kamplarında zorla tutuluyor. Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.