Uygur Hareketi: Köleliğin kaldırılması günü ilan eden BM, Çin'i görmezden geliyor

Güncel
Ömer Cihad Kaya
07 Aralık 2020, 22:08
Ömer Cihad Kaya
07 Aralık 2020, 22:08

Birleşmiş Milletler (BM) küresel sorunlara dikkat çekmek için yılın belli günlerini uluslararası gün olarak ilan ediyor. 2 Aralık 2020 tarihinde ise bu uluslararası günler arasında dikkat çekenlerden birisi olarak “Köleliğin Kaldırılması Günü” kaydediliyor. Bu günle ilgili olarak bilgilendirme sayfasında zorla çalıştırılma, kaçırılma ve benzeri konularda açıklamalar yapan BM yönetimi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’daki soykırım ve zorla köleleştirme politikalarına karşı sessiz kaldı.

Birleşmiş Milletler, Köleliğin Kaldırılması Günü olarak kaydedilen 2 Aralık 2020 tarihinde dünyadaki en önemli sorunlardan birisi olan Doğu Türkistan’da Çin’in köle işçi politikasına yönelik bir faaliyet ortaya koymadı. Uygur Hareketi, konuyla ilgili bugün yaptığı açıklamada tepkisini ortaya koydu.

“KÖLELİK YALNIZCA TARİHTE KALMAMIŞTIR”

BM’nin köleliğin kaldırılması günü ile ilgili duyuru sayfasında, “Kölelik yalnızca tarihi bir kalıntı değildir” başlığı atıldı. Bu cümle aslında bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı Uygur soykırımı ve Doğu Türkistanlı Müslüman halkın zorla çalıştırılması gerçeğine de işaret ediyor. Uygur Hareketinin konuyla ilgili açıklamasında, “Ancak bu gerçek konusunda değil Çin’e karşı bir açıklama yapmak, BM’de insan hakları komisyonuna bu yüzyılın en baskıcı rejimi üye seçebiliyor. Üstelik Komünist Çin Rejimi, yine BM üzerinden, para ile satın aldığı ülkelerin de imzasıyla kendisini insan hakları konusunda eleştirilemez görüp politikalarına destek çıkarttırıyor.” ifadeleri kullanıldı.

UYGUR HAREKETİ DİREKTÖRÜ: KÖLELİĞİ YENİ BİR KAVRAMMIŞ GİBİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN SAVAŞIYORUZ

Uygur Hareketi Direktörü Rushan Abbas’ın köleliğin kaldırılması vesilesiyle sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasında ise, “2020 yılının bitirip yeni bir 10 yıllık döneme girdiğimizde köleliği yeni bir kavrammış gibi ortadan kaldırmak için savaşıyoruz” ifadelerine yer verildi.

UYGUR HAREKETİNDEN BM’YE KÖLE İŞÇİ TEPKİSİ

Uygur Hareketinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organisation – ILO) verilerine dayanarak dünyada 40 milyondan fazla insanın modern köleliğin kurbanı olduğunu söylüyor BM. Peki bu rakama Doğu Türkistan’da bazı kaynaklarda sayıları 5 milyonu bulan Müslüman Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar ve diğer toplum üyeleri dahil mi? Tabi ki bu sorunun cevabı hayır. Eğer hem ILO hem BM eğer Çin’in insanları zorla köleleştirilmesine karşı çıkmış olsaydı bugüne kadar ‘nabız verirdi’. Göstermelik bile olsa tek bir satırlık açıklama duyulmadı bugüne kadar BM’den veya ILO’dan.

Yine bu bilgilendirme sayfasında şöyle bir ifade var, ‘150 milyondan fazla çocuk zorla çalıştırılıyor. Yani dünyadaki her 10 çocuktan biri. Bu da BM’nin konu Doğu Türkistan olunca görmek istemediği gerçeklerden biri. Müslüman ailelerden koparılmış sayısı 900 bini bulan çocuklar konusunda bir adım atılmış mıdır bugüne kadar? Daha can alıcı nokta ise BM’nin “Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesi, Bastırılması ve Cezalandırılması Protokolü” diye bir çalışmasının olması. Bu protokole göre, kişilerin tehdit, güç kullanma veya diğer zorlama biçimleriyle kişilerin işe alınması, taşınması, nakledilmesi, barındırılması veya alınması sömürü anlamına geliyor. Eğer BM, bu protokol kapsamında yer alan baş suçluyu arıyorsa önce kendi Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasında yer alan Çin’e bakmalı. Fakat göründüğü kadarıyla ‘Asla merhamet yok’ diyen otoriter bir devlet başkanı olan Xi ve onun ‘toplanacak kim varsa toplayın’ diyen Doğu Türkistan’daki Parti Genel Sekreteri Chen, uluslararası hukuk kurallarının üstünde ve dokunulmazlığı sahipmiş de dünyanın haberi yokmuş. Yaygın bir Türk deyimiyle, ‘körler sağırlar birbirini ağırlar’ düzenin tiyatrosu BM çatısı altında oynanıyor. Amerika ve bazı batı ülkelerinin dışındaki BM üyesi ülkeler, komünist Çin rejiminin toplama kamplarında tutup fabrikalarda zorla çalıştırdığı Müslüman halkın durumuna ‘kör’, onun hapislere atıp işkence ettiklerin feryatlarına ‘sağır’ olduğu gibi Pekin Hükümeti her yerde el üstünde tutarak ‘ağırlamaya’ devam ediyor.