Ukrayna’nın eski Dışişleri Bakanı Ogrızko Ortadoğu’daki durumu ve Ukrayna’ya etkisini değerlendirdi

09 Ocak 2020, 17:04

Kırım Haber Ajansı (QHA) için hazırlayan: Tatyana İvaneviç

İran, Kasım Süleymani’nin intikamını almak için 7 ile 8 Ocak 2020’yi bağlayan gecede, ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed hava üssünü onlarca füzeyle vurdu. İran saldırıda 80 ABD’li askerin öldüğünü iddia ederken ABD saldırıda ölen ve yaralananların olmadığını açıkladı. İran Devrim Muhafızları, İran topraklarına bir saldırının daha düzenlenmesi durumunda Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Dubai ve İsrail’deki Hayfa kentlerine füze saldırısı düzenleyeceklerini açıkladı. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney Washington’dan bölgedeki askerleri geri çekme şartı koştu. Ortadoğu’daki olayları sosyal ağlarda yorumlayanlar “Üçüncü Dünya Savaşı” başlangıcından bahsediyor.

Kıyiv saatiyle 5.30’da Ukrayna Uluslararası Havayollarına ait Tahran-Kıyiv seferi düzenleyen yolcu uçağı İmam Humeyni Havalimanından kalktıktan kısa bir süre sonra alev alarak düştü. Uçakta bulunan 176 kişi hayatını kaybetti. Uçakta bulunanların çoğu Kanada ve İran vatandaşıydı. Ölenler arasında 9’u mürettebat olmak üzere 11 Ukrayna vatandaşı bulunuyordu.

Bu iki haber gece ajansları ayağa kaldırdı. 2014’te Donbas’ta Rus teröristler tarafından düşürülen MH17 yolcu uçağını hala unutamayan Ukrayna’da uçak kazası haberi büyük tepkiyle karşılandı. 

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Ukrayna’nın eski Dışişleri Bakanı Volodımır Ogrızko, Ortadoğu’daki çatışmanın Ukrayna’yı nasıl etkileyebileceği ve ülkenin bu durumdaki tutumun ne olması gerektiği konularında açıklamalarda bulundu. Diplomat Ogrızko, bunun dışında bölgedeki gerilimin artmasının Rusya’nın işine nasıl yarayacağı ve olayların bundan sonra nasıl ilerleyeceği konusunda tahminlerde bulundu.

Rusya’nın İran’a destek verdiğini göz önünde bulundurursak İran ile ABD arasındaki çatışma Ukrayna’yı nasıl etkileyebilir?

Haritaya bakarsak, Ortadoğu bölgesinin Ukrayna’ya yakın bulunan bir coğrafi bölge olduğunu görürüz. Bu yüzden orada yaşanan olayların genel durum üzerinde koşulsuz bir etkisi vardır. Özellikle de Rus saldırganlığına karşı koymada bizim bir numaralı stratejik ortağımız olan ve böyle kalmaya devam eden ABD’nin doğrudan bu çatışmaya dahil olduğuna dikkate alınırsa ülkemizin etkilenmeyeceğini düşünmek yanlış olur.

Öte yandan, bugün İran’da “ABD’ye Ölüm” sloganları yükseliyor. Yani ABD vatandaşları doğrudan tehdit altında ve ABD’nin diplomatları Irak’tan ve şimdi İran’dan geri çekmesi bir tesadüf değildir. Bu durumun oldukça karmaşık olduğuna işaret ediyor. İran’ın kendi gücünün ABD ile kıyaslanamayacağını anladığı ve bu yüzden çeşitli manevralara başvuracağı açıktır. Fakat bundan sonra türün yasaları harekete geçmeye başlıyor; bir saldırıya karşılıklı saldırı düzenleniyor ve durum daha da gerginleşiyor. Hem NATO hem de Avrupa Birliğinin şu an ilgili gerginliğe nasıl karşı koyulabileceğini anlamak ve tutumları üzerinde çalışmak için toplantılar düzenliyor. Çünkü İran, İsrail’e kadar ulaşabilecek füzelere sahip bu demek ki bu bölgede ABD için önemli olan birçok tesis tehlike altında olabilir.

Bölgedeki gerginlik Ukrayna’yı doğrudan etkiledi. Ukrayna Uluslararası Havayollarına ait uçak Tahran’da kaza yaptı. Sizce Ukrayna’nın uçak kazası ile ilgili tutumu nasıl olmalı?

Ukrayna’nın bu durumda öncelikle ABD ile ilişkilerimize zarar vermeyecek bir format bulması gerektiği aşikar. Bu benim fikrim. Öte yandan biz aynı anda İran’la da var olan ilişkileri bozmamalıyız. Aslında bu durumda biz çatışmanın aktif bir tarafı değiliz bu yüzden tutumumuz sakin ve ölçülü olabilir. Tahran’da yaşanan uçak kazasının bu durumu nasıl etkileyebileceği konusunda konuşmak henüz erken. Biz maalesef olayın tüm ayrıntıları bilmiyoruz. En son iki yolcunun nedense uçağa binmediğini okumuştum bu da bize teknik arıza dışındaki sebepleri düşündürüyor.

Bana göre biz her halükarda tutumlu davranmalıyız ve şu an İran veya İrak’ta bulunan Ukrayna vatandaşlarının zarar görmemesinden emin olmalıyız.

Ayrıca İran’ın kaza geçiren Ukrayna Uluslararası Havayollarına ait uçağındaki kara kutuyu Boeing şirketine vermeyeceğini açıkladı. Şu anda ise İran, kayıtların incelenmesi için kara kutunun hangi ülkeye iade edileceği konusunda karar veremedi.

Bence uçağı düşmüş olan ülkenin, felaketin tüm koşullarını incelemesine izin verilen köklü bir uluslararası uygulama var. Bu bir ülkenin ve sorumlu olan havayollarının en doğal hakkıdır. Uçak yeni bir uçak olduğu için Boeing temsilcilerinin kaza incelemelerine katılması gerekiyor. Herkes teknik arıza sebebinin olmaması gerektiğini, uçağın 2016’da üretildiğini ve uçuştan iki gün önce teknik incelemeden geçtiğini söylüyor. İran’ın bunu araştırmaya izin vermemesi bizi teknik arızadan başka bir sebebin olabileceği ihtimali düşündürmeye itiyor. Ancak, bunu konuşmak için henüz çok erken.

Uzmanlar Rusya’nın bu çatışmada İran’ı desteklediğini söylüyor. Belki bu bir komplo teorisi olabilir ancak bu kaza bazı açıdan Mısır’da 2015 yılında yaşanan Rus uçak kazasını hatırlatıyor. O zaman da uçak havalandıktan hemen sonra patlamıştı. Rusya uçağın motorunda arıza yaşandığını savunmuştu öte yandan Batılı uzmanlar uçağın bir terör saldırısı sonucunda düştüğünü ileri sürmüştü. Sizce İran ve İrak’ta şu an yaşanan olaylarda ve uçak kazası durumunda Rusya’nın bir ilgisi veya çıkarı var mıdır?

Bu biraz komplo teorisi gibi. Şu an uzman incelemelerinin sonuçlarını bilmeden orada neler yaşandığı konusunda bir şey söylemek çok zor. Ancak Rusya’nın herhangi birini kullanarak ABD ve Ukrayna’ya karşı oynamaya hazır olduğu konusunda hiçbir şüphem yok. Bu olayın Mısır’daki Rus uçağı kazasıyla bir benzerlik taşıyıp taşımadığını söylemek çok zor. Fakat Ukrayna’nın ABD ile yakın bağları için “cezalandırılması” seçeneği bana göre Rusya’nın Ukrayna işlerine sürekli müdahale etmesi açısından oldukça mümkün görünüyor. Ancak yine de tüm bunlar gerçekleşebilecek veya gerçekleşmeyecek komplo teorileri arasında yer alıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskiy’e taziye mesajı göndermesi bizi şaşırttı. Her gün Rusların Donbas’ta Ukraynalıları öldürdüğü durumda bu ilginç bir adım. Ukrayna yönetimi bu durumda nasıl tepki göstermeli?

Bence bu adım hiç ilginç değil. Böylece Putin bir kere daha “Donbas’ta yaşananlar sizin iç sorunlarınız” diye vurguluyor öte yandan uçak kazası ise insani felaket bu yüzden “biz medeni bir ülke gibi size başsağlığı diliyoruz” diyor. Bu bağlamda, Moskova propagandacılarının mantığı bu şekilde ilerleyecek; herkes gibi başsağlığı dileklerimizi bildiriyoruz, Donbas ise Ukrayna’nın iç sorunudur ve biz sadece bu şanssız Ukraynalılara, problemleriyle başa çıkmalarına yardımcı oluyoruz. Bu tür taziye mesajlara cevap verilmez onlar sadece kabul edilir.

İran’ın ABD üslerini vurması olayında Rusya’nın bir çıkarı var mı? Bu çatışma Donbas’taki bir gerginlik için bir kapak olabilir mi?

Donbas’a gelince ben doğrudan bir bağlantı göremiyorum. Ancak Ortadoğu’daki durumun gerginleşmesinin Rusya yararına olacağı aşikar. Suriye’de yaşananlara bir bakınız. Orada Esed rejimin yok olmasına bir adım kalmıştı ve Obama yönetimindeki ABD o zamanlar daha kararlı adımlar atarak Esed rejimi için kimyasal silah üreten tesislere saldırı düzenleseydi inanın ki bugün hem Suriye, hem de tüm bölgedeki durum farklı olurdu. Bugün ise elimizde ne var? Bugün Suriye’de iki Rus askeri üs bulunuyor ABD ise neredeyse Suriye’den geri çekildi, ülkeyi çeşitli kaynaklara göre 600 ile 700 bin kişiyi öldüren korkunç rejim yönetmeye devam ediyor ve Rusya Suriye’deki hakimiyeti ele geçirdi. Bu yüzden ABD’nin, Irak’tan güçlerini çekmesi sonraki gün oradaki hakimiyetinin Rusya’nın eline geçeceği anlamına geliyor. Bu Rusya oraya ABD askeri üsleri yerine kendi üsleri yerleştirecek demek bu da kesinlikle bölgede çok ciddi bir istikrarsızlık yaratacak. Yani burada her şey çok açık.

Sosyal ağlarda insanlar Ortadoğu’daki olayların Üçüncü Dünya savaşını başlatabileceğini yazıyor. Durum gerçekten bu kadar korkunç mu?

Üçüncü Dünya Savaşının söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan İkinci Dünya Savaşını hatırlarsak o da stratejik önemden uzak olan bir provokasyondan başladığını görebiliriz. Sadece hareketliliği haklı çıkaran şeyler sahnelenmişti. Çoğu ülkedeki mevcut liderler kırmızı çizgiyi geçmenin ne anlama geldiğini iyi anlıyor. Dolayısıyla bence karşılıklı yıkım olmasa bile yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insan hayatının yok edilmesinin korkusu, en kızgın olanları bile yıkıcı adımlar atılmasından uzak tutmalıdır. Bu yüzden benim düşünceme göre bu karşılıklı saldırılardan sonra taraflar bir mola alacak ve olaylar daha fazla dramatikleşmeyecektir.

ABD topraklarında terör eylemleri düzenleme tehdidinden sonra bile mi?

İran yönetimi halkına bir şeyler söylemeli. Onlar acımasızlık, sertlik, saldırganlık vs. sergilememelilerdir. Böylece onlar retorik olarak bir boşluğu doldurmaya çalışıyorlar. Ve bugün Amerikalılar için önleyici saldırılar başlatacak gerçek bir tehdidin olduğunu düşünmüyorum.

Avrupa veya ABD’li askerlerin konuşlandırıldığı yerlerde yaşanabilecek saldırılar konusunda tahmin yürütmek çok zor. Teröristler çok kötü şeyler yapabiliyorlar ve bu konuda kimse garanti veremez. Bu yüzden böyle bir gelişmenin yaşanması olası bir şey ancak Üçüncü Dünya Savaşı ile ilgili söylenenler sadece durumun gerginleştirilmesidir.

Oluşan koşullarda uluslararası toplum nasıl bir cevap vermelidir? BM Güvenlik Konseyi mi toplanmalı yoksa başka tedbirler mi alınmalı?

Bu durumda BM Güvenlik Konseyinin toplanması hiçbir sonuç veremez çünkü orada Rusya oturuyor ve ABD’nin herhangi bir kararı kabul ettirme girişimleri Rusya tarafından hemen veto edilecek. Bu yüzden söz konusu ihtimal hiçbir sonuç veremez. BM Güvenlik Konseyi İran’ı kınamak için toplanır sonra Irak söz alır ABD’yi kınar ve olay burada biter. Diğer uluslararası kurumlar da bu durumda hiçbir yetkiye sahip değil. NATO endişelerini bildirir, AB de endişelerini bildirir ancak pratikte bir şey yapılamaz. Bu yüzden durum İran ile ABD’nin ikili ilişkileri bağlamında gelişmeye devam edecek.

Buna ek olarak askeri güç gösterisi de yapılır mı?

Bence güç gösterisi değil de propaganda oyunu yapılır. Her bir ülke birbirine tehdit savuracak ama bunların da bir sınırı var ve bu sınıra ulaştıktan sonra bana göre bir sakinleşme olur. Çünkü şimdilik tanrıya şükür hiçbir ABD’li asker hayatını kaybetmedi veya yaralanmadı. Böyle bir durumun yaşanması ABD’yi daha sert adımları atmaya teşvik edebilir.


ABD
IRAK
İran
Ortadoğu
Rusya
Ukrayna
Volodımır Ogrızko
Bunlara da bakın: