Türkiye'den AB Adalet Divanı'nın başörtüsü kararına kınama

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
18 Temmuz 2021, 11:59
Ayyıldız Huri Kaptan
18 Temmuz 2021, 11:59

Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD), Almanya’daki iki ayrı işletmenin çalışanlarına uyguladığı başörtüsü kısıtlamasına onay vermesine tepki göstererek, “Körükleyeceği İslam düşmanlığı bakımından tehlikeli sözkonusu kararı kınıyoruz” ifadelerine dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, bugün Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın işyerlerinde başörtüsü kullanımına dair kararı hakkında yazılı açıklamada yayımladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, ABAD’ın Almanya’daki iki ayrı işletmenin çalışanlarına uyguladığı başörtüsü kısıtlaması hakkındaki son kararının, din özgürlüğünü alenen ihlal ettiği vurgulandı. Açıklamada, ”Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Almanya’daki iki ayrı işletmenin çalışanlarına uyguladığı başörtüsü kısıtlaması hakkındaki son kararı din özgürlüğünü alenen ihlal etmektedir. Hukuken ve vicdanen yanlış, körükleyeceği İslam düşmanlığı bakımından tehlikeli sözkonusu kararı kınıyoruz” ifadelerini kullanıldı.

Star Kıbrıs - AB Adalet Divanından başörtüsü kararı - Avrupa Birliği (AB) Adalet  Divanı, işverenlerin çalışanlara başörtüsü yasağı getirebileceğine hükmetti.

“KÖRÜKLEYECEĞİ İSLAM DÜŞMANLIĞI BAKIMINDAN TEHLİKELİ KARARI KINIYORUZ”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Karar, İslam karşıtlığının ve Müslümanlara yönelik tahammülsüzlüğün Avrupa’da kurumsal ve hukuki bir kimliğe kavuşturulma çabalarının yeni bir örneğini oluşturmaktadır. Müslümanların hoşgörüsüzlük, nefret söylemi ve hatta şiddete maruz kaldıkları, yaygın şekilde damgalandıkları ve sosyo-ekonomik alanlarda dışlandıkları, özellikle Müslüman kadınların bu durumdan daha da olumsuz etkilendikleri bir vakıadır. İnkarı mümkün olmayan ve geçmişteki acı tecrübelerden ders alınmadığını gösteren bu tehlikeli eğilim Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonunun (ECRI) ve Birleşmiş Milletler Din ve İnanç Özgürlüğü Raportörü’nün raporlarında da vurgulanmaktadır. Hal böyleyken, Avrupa’yı rehin alan İslam düşmanlığının, ırkçılığın ve nefret zehrinin giderek yükseldiği bir dönemde, ABAD kararı, din özgürlüğünü yok saydığı gibi, ayrımcılığa da zemin ve hukuki kılıf kazandıracak bir nitelik taşımaktadır. Hukuken ve vicdanen yanlış, körükleyeceği İslam düşmanlığı bakımından tehlikeli söz konusu kararı kınıyoruz.”