Türkiye-AB ilişkilerini olumlu ilerletme konusundaki çabayı memnuniyetle karşılıyoruz

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
26 Mart 2021, 16:48
Ayyıldız Huri Kaptan
26 Mart 2021, 16:48

AB Liderler Zirvesi bildirisinde AB’nin Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri dönülebilir şekilde iş birliğini geliştirmeye hazır olduğu bildirildi. Dışişleri Bakanlığından, AB Liderler Zirvesi’nin bildirisine yönelik, “Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı memnuniyetle karşılıyoruz.” şeklinde açıklama geldi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, AB Devlet ve Hükumet Başkanları Mart Zirvesi sonuçları hakkında yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, dün video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi’nin bildirisine yönelik, “Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz.” açıklamasında bulundu.

“BİRKAÇ ÜYE ÜLKENİN DAR GÖRÜŞLÜ İDDİALARININ ETKİSİNDE”

Bakanlığın açıklamasında, AB Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde temel alınan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı/AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilci Borrell ve AB Komisyonu tarafından hazırlanan, “Türkiye ile AB arasında siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin durumu” başlıklı raporun değerlendirme bölümünde olumlu gündemin gereği vurgulanmış olsa da birkaç üye ülkenin dar görüşlü iddialarının etkisinde ve Türkiye-AB ilişkilerine tek yönlü bakış açısıyla kaleme alındığının görüldüğü belirtildi. Açıklamada “Bununla birlikte Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

“AB AÇISINDAN ZAYIF ADIMLAR OLARAK KALMIŞTIR”

Açıklamada, “18 Mart Mutabakatı’nın göç konusunda iş birliği dahil tüm unsurları ile yenilenerek uygulanmaya devam edilmesi için AB ile çalışmaya hazır olmamıza ve bu konuda somut öneriler sunmuş olmamıza rağmen, AB tarafının mutabakatın kapsamlı içeriğini göz ardı ederek seçici davranmak ve muğlak ifadelere yer vermek zorunda kalması, birlikte küresel aktöre dönüştürmek istediğimiz AB açısından zayıf adımlar olarak kalmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

Hukukun üstünlüğünün ve temel haklar alanlarında diyalogdan öte, katılım müzakereleri çerçevesinde fasıl bazında çalışılması gerektiğinin düşünüldüğü açıklamada, “Bu çerçevede, AB’nin 23 ve 24. fasılları, yeni genişleme strateji çerçevesine de uygun olarak, açmasını bekliyoruz.” denildi.

“TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL KRİZLERDEKİ ÇABALARI SÜRECEK”

Türkiye’nin Libya, Suriye, Güney Kafkasya gibi bölgesel krizlerin çözümü yönündeki çabalarını sürdüreceği vurgulanan açıklamada, bu konularda AB ile iş birliğinin bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesi ile ortak çıkarların ilerletilmesine katkı sağlayacağı, bu bakımdan sadece bölgesel konularda ve sağlıkta değil, ekonomi, enerji, ulaştırma, terörle mücadele, göç yönetimi ve vize serbestisi gibi ortak çıkarlara hizmet eden tüm alanlarda yerleşik üst düzey diyalog mekanizmalarının derhal başlatılmasından yana olunduğu kaydedildi.

YUNAN-RUM İKİLİSİNİN EK YÖNLÜ KIŞKIRTICI TUTUMU

Yunan-Rum ikilisinin maksimalist tutumunun, tek yönlü kışkırtıcı faaliyetlerini görmezden gelen ya da AB dayanışması ruhuyla engelleyemeyen AB’nin, Türkiye’nin ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerini yasadışı olarak nitelendirmesi uluslararası hukuka aykırı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“AB’nin bu konuda yetki ve yargı hakkı da bulunmamaktadır. Kıbrıs konusundaki ifadeler ise Kıbrıs Rum tarafının çıkarlarını savunmaya yönelik, gerçeklikten kopuk yazımlardır ve olası bir uzlaşıya da katkıda bulunmamaktadır. Bildiride Kıbrıs Türklerine ve meşru hak ve çıkarlarına yine atıfta bulunulmaması da, AB’nin Kıbrıs konusunda taraflı ve önyargılı tutumunun devam ettiğini göstermektedir.
AB’nin ortak çıkarlarımız yönünde atacağı olumlu adımlar, aday Türkiye tarafından olumlu adımlarla karşılanacaktır.”