Prof. Dr. Alkan: AB, iyi niyet göstermek istiyorsa Türkiye'nin kaygılarını anlamalı

Güvenlik
Ömer Kaya
19 Ocak 2021, 16:12
Ömer Kaya
19 Ocak 2021, 16:12

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Türkiye’nin uzun yıllar süren Avrupa Birliğine üyelik ve müzakere maratonu, 2019 ve 2020 yıllarında sekteye uğramış olsa da 2021 yılında yeni bir boyuta taşınacak gibi gözüküyor. AB ve Türkiye arasındaki müzakere ve diyalog sürecinin, yeni yılda hareketlenmesi bekleniyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in, Türkiye’nin dikkate alınacak bir bölgesel güç haline geldiğine yönelik açıklamaları, yeni dönemin olumlu bir havada geçeceğinin sinyallerini verdi. Prof. Dr. Mustafa Nail Alkan, Türkiye-AB ilişkilerinin gelecek dönemdeki seyrini Kırım Haber Ajansına değerlendirdi. Prof. Dr. Alkan, özellikle yeni yılın ilk yarısında Türkiye ve AB arasında yakın ilişkilerin gelişeceğine dikkat çekti.

Uluslararası siyasette değişen dengeler, Avrupa Birliği’nin (AB) başta göç ve savunma olmak üzere güvenlik, sağlık ve enerji alanında Türkiye’nin önemini kavramaya başlamasına neden oldu. Karşılıklı iyi niyet ifade eden demeçler de bunun en açık göstergesi oldu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta “AB ile ilişkileri rayına oturtmalıyız” yaklaşımı ve AB Temsilcisi Joseph Borrell’in Türkiye ile AB arasındaki sıkı iş birliğine yönelik demeçleri, 2021 yılında, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin gelişme göstereceğine yönelik beklentileri artırdı.

2021 YILINDA TÜRKİYE VE AVRUPA BİRİĞİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN SEYRİ NASIL OLACAK?

Uluslararası ilişkiler uzmanları, Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki sorunların müzakere yoluyla çözülmesine bağlamında ilişkilerin, 2021 yılında önemli bir ivme kazanacağını dile getiriyor. Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Nail Alkan, AB ile müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin QHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin artık bölgesinde daha güçlü bir ülke olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nail Alkan, AB’nin bu duruma alışması ve bölgesel güç olarak Türkiye’nin kaygılarını anlaması gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE NE KADAR AB’Yİ İSTİYORSA, AB DE TÜRKİYE’Yİ İSTEMEKTEDİR”

“Türkiye-AB ilişkileri 2021 yılında son yıllarda görmediğimiz kadar iyi geçecektir. Özellikle 2021 yılının ilk yarısında, Almanya seçimlerine kadar olumlu bir hava oluşacaktır” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Alkan’ın değerlendirmeleri şu şekilde:

“2019 ve 2020 ne kadar olumsuz geçtiyse 2021’de bir o kadar olumlu adımlar atılacak gibi gözüküyor. Özellikle, geçen yılın sonlarına doğru Türkiye’den gelen olumlu mesajlar, Türkiye’nin halen AB’nin üyesi olmak istediğine yönelik demeçler, Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaşmadığını gösterdi. Çünkü dönem dönem, AB’de Türkiye’nin ekseninin kaydığına yönelik eleştiriler oluyor. Ancak Türkiye, AB’nin halen önemli bir ortağı olduğuna yönelik mesajlar veriyor.

Bir diğer önemli konu ise, Türkiye ne kadar Avrupa Birliğini istiyorsa Avrupa Birliği de Türkiye’yi istemektedir. Çünkü, AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Özellikle, mülteci sorunu burada önemli bir gündem maddesidir. Türkiye, 2016’da mültecilerin Avrupa’ya geçisine ilişkin verdiği sözü tuttu ve sınırları güvence altına aldı. AB’nin açıkladığı rakamlarına bakarsak, yasa dışı göç unsuru azalmış durumda. Demek ki, Türkiye işini düzgün yapıyor ancak bizim de Avrupa Birliğinden karşı beklentilerimiz mevcut. Halen, vize muafiyeti ve proje bazlı destekler konusunda AB bir adım atmış değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel 

2021’İN İLK ALTI AYINDA AB İLE İLİŞKİLERİN OLUMLU GEÇMESİNİ BEKLİYORUM”


Alkan, 2021 yılının ilk 6 ayı için bir diyalog süreci başlaması gerektiğini ifade ederek, “Mart ayındaki zirvede, yaptırım kararı değil bir normalleşme sürecine girilmeli ve diyalog devam etmelidir. Ben AB’nin ve Türkiye’nin demeçlerini dikkate alarak, bir diyalog sürecinin başlayacağını bekliyorum. okuyorum. Ancak, Haziran’dan sonraki dönemde çok fazla olumlu sinyaller beklememek lazım çünkü Almanya’da seçimler var. Bu kampanyalarda çoğu zaman Türkiye üzerine yoğunlaşıyorlar. Ama Haziran’a kadar gelişen süreçte, Portekiz’in dönem başkanlığı gayet ılımlı geçecek ve açıkçası gayet olumlu sinyalleri de bekliyorum” değerlendirmesini yaptı.

“AB, SİYASİ İRADE OLARAK TÜRKİYE’Yİ İSTEYİP İSTEMEDİĞİNE KARAR VERMELİ”

Prof. Dr. Alkan, AB’nin Türkiye’ye verdiği kriterlerden “terör tanımını dar tutma” maddesinin Türkiye’nin güvenlik tanımına uymadığını belirterek şöyle konuştu:

“Türkiye’nin kendi hassasiyetleri ve yıllardır terörle karşı karşıya kalmasından dolayı terör tanımını daha geniş tutmak zorunda. Yani AB, Türkiye’yi anlamak zorunda. Avrupa Birliği ve Türkiye arasında iyi niyet var mı? asıl mesele budur. Türkiye, 61 yıldır bir örgüte üye olmak için bekliyor. O yüzden AB, siyasi irade olarak Türkiye’yi isteyip istemediğini kararını vermeli. AB Türkiye’ye iyi niyet göstermek istiyorsa Türkiye’nin kaygılarını anlamlı.”