"Libya'daki Türk güçleri, hükumetin çağrısı üzerine ve imzalanan meşru anlaşmalar çerçevesinde bulunuyor"

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
11 Temmuz 2021, 14:09
Ayyıldız Huri Kaptan
11 Temmuz 2021, 14:09

Libya’daki yabancı güçler ve paralı askerlerin varlığını değerlendiren Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri, “Yardım çağrımıza yalnızca Türkiye yanıt verdi” dedi. Mişri, Libya’da resmi anlaşmalar kapsamında bulunan Türk güçleri ile paralı askerlerin bir tutulamayacağını söyledi.

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri, Başkent Trablus’ta sivil toplum temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Mişri, 24 Aralık’ta yapılması planlanan parlamento ve başkanlık seçimleri, seçimlerin hukuki altyapısı ve Libya krizine ilişkin son gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Mişri, AA muhabirinin, Libya’daki yabancı askeri varlığı ele alan İkinci Berlin Konferansı’nın sonuçlarına ilişkin sorusunu yanıtlayarak, Libya’daki Türk güçlerinin, Libya hükumetinin çağrısı üzerine ve imzalanan meşru anlaşmalar çerçevesinde ülkede bulunduğunu dile getirdi.
Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki Libya Siyasi Diyalog Forumu tarafından Şubat ayında seçilen Ulusal Birlik Hükumeti’nin, BM’nin belirlediği Yol Haritasına göre geçici olarak seçildiğini belirten Mişri, bu geçici yürütme organının önceki anlaşmalara müdahale etme yetkisinin bulunmadığını ifade etti.

Libya Devlet Konseyi Başkanı Mişri, Libya'daki Türk güçleriyle paralı  askerlerin bir tutulamayacağını belirtti - Haberler

“ÇAĞRIMIZA SADECE TÜRKİYE YANIT VERDİ”

Libya’daki yabancı güçler ve paralı askerlerin varlığını değerlendiren Mişri, şunları kaydetti:

“Libya Libyalıların toprağıdır. İlkesel olarak hiçbir yabancı gücün topraklarımızda olmasını istemiyoruz. Ancak Libyalılar olarak 2014’ten beri, doğudaki kardeşlerimiz Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) getirdi ve BAE el-Hadim Üssü’nde konuşlandı. Bu BM raporlarıyla da sabittir. Sonra Fransa uçakları geldi ve Libyalıları bombaladı. Çad ve Sudanlı isyancılar, hatta Ruslar getirildi. Bunun üzerine biz de uluslararası yardım istedik ve 5 ülkeye çağrıda bulunduk. ABD, Cezayir, İtalya, Türkiye ve NATO’ya yardım çağrısında bulunduk. Çağrımıza sadece Türkiye yanıt verdi. Türkiye de bir kurumlar devleti olarak, karşılıklı imzalanan anlaşmalar için meclisinden onay aldı.”

Mişri, “Yabancı paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların Libya’dan çıkması için ABD’nin garantörlüğünde uzlaşı oluştuğunu” ve Türkiye’nin de bu taslağı kabul ettiğine işaret ederek yeni hükumetteki bazı isimlerin ise bu uzlaşıya aykırı girişimlerde bulunduğunu bildirdi.

Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı: Yardım çağrımıza yalnızca Türkiye yanıt verdi

MİŞRİ: ÖNCE PARALI ASKERLER ÇIKMALI

Mişri, sözlerine şunları ekledi:

“Yeni yönetim bir uzlaşı neticesinde ve ne yazık ki garip bir konsorsiyumla geldi. (Yeni kabine) Güvenoyu sürecinde Libya siyasetinin dengelerine uygun olarak değil, Temsilciler Meclisi’nin dengelerine göre belirlendi. Ve maalesef yeni gelen Dışişleri Bakanı (Necla el-Menguş) Libya’nın etkin ve gerçek siyasi taraflarını değil, saldırgan (Halife Hafter) tarafın bakış açısını temsil etti. Başkanlık Konseyi, Temsilciler Meclisi veya DYK dahil hiç kimseyle istişare etmeden girişimlerde bulundu.

Biz Libya’daki tüm yabancıların aşamalı çıkışına inanıyoruz. Öncelikle yabancı paralı askerlerle başlanacak. Özellikle Çadlı ve Sudanlılar. Ardından BAE gibi ülkelerin yabancı savaşçıları (çıkacak). Bu paralı savaşçılara (Rus) Wagner de dahil. Bunlardan sonra Türk güçlerinin çıkmasını konuşabiliriz. Neden? Çünkü Türk güçleri hariç tüm bu taraflar gayriresmi ve gayrimeşru yollarla geldi. Türkiye ise, meşru, resmi, aleni ve bilinen bir şekilde geldi. Bu yüzden bunlar bir tutulamaz ve hep beraber çıkması beklenemez. Tüm güçlerin çıkmasını istiyoruz. Ancak bu çıkış aşamalı olmalı ve anlaşmalar çerçevesinde gelen güçlerin çıkışı bu (geçici) hükümetin döneminde değil, seçilmiş hükümetin döneminde olmalı.”