Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif hakkındaki davada beraat kararı

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
08 Aralık 2021, 17:44
Ayyıldız Huri Kaptan
08 Aralık 2021, 17:44

Yunanistan tarafından Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif hakkında, bir sünnet töreninde “mevlid-i şerif okuyarak makamı gasbettiği” iddiasıyla açılan davanın duruşması görüldü. Mahkeme, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif hakkındaki davada beraat kararı verdi.

Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftülerine ve imamlarına yönelik baskılar, Lozan Antlaşması’ndan doğan yükümlülüklerini yok sayan Yunanistan devleti tarafından hala sürdürülüyor. Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Aralık 2017’de Gümülcine Alankuyu Mahallesi’ndeki bir sünnet törenine müftü sıfatıyla katıldı. Yunanistan makamları, bu törene müftü olarak katıldığı gerekçesiyle Gümülcine Seçilmiş Müftüsü Şerif hakkında dava açtı. Açılan davanın iddianamesinde Şerif’in “Yunan hükumetinin tanımadığı müftü olmasına rağmen müftü olarak sünnet töreninde dua etmekle” unvan gaspı yaptığı ve bu nedenle cezalandırılması gerektiği öne sürüldü.

Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif bugün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Mahkeme bugün, savcının kanaatiyle beraat ile neticelenmiştir.” ifadesiyle davadan beraat ettiğini duyurdu.

YUNANİSTAN AİHM KARARLARINI UYGULAMIYOR

Selanik’te görülen mahkemenin ardından Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ve İstanbul 2 No’lu Baroyu temsil eden avukatlar, mahkeme önünde yaptıkları açıklamada şunları kaydetti:

“Müslüman Türk azınlığın maruz kaldığı hak ihlalleri, özellikle ikili anlaşmalar ve Lozan Antlaşması’ndan kaynaklanan haklarını kullanamıyor olmalarını üzüntüyle izliyoruz. Buradaki Türk azınlık en temel haklarını kullanamıyor. İfade özgürlüğü, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, dini özgürlükler ve Lozan Antlaşması’ndan kaynaklanan hakları Müslüman Türk azınlık kullanamıyor. Bu konularda verilen AİHM kararları uygulanmıyor.”

Batı Trakyalı Türk azınlık, Lozan Antlaşması gereği kendi dini liderlerini seçme hakkına sahipken, Batı Trakya Türklerinin seçtiği müftüler Yunan makamları tarafından (milli menfaatlere halel getirdiği gerekçesiyle) tanınmıyor. Atina yönetimi, yıllardır din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ederek 1990 tarihli bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile azınlığın bu hakkı kullanmasına engel oluyor. Türk Azınlığın İskeçe ve Gümülcine illerinde seçtikleri müftüler, Yunan devleti tarafından tanınmıyor.