DQTK Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar: Sığınmacılar, insanlığa karşı suç işleyen Putin'i şikayet edebilir

Güncel
qha muhabir
16 Mart 2022, 14:54
qha muhabir
16 Mart 2022, 14:54

İşgalci Rusya, Ukrayna’ya saldırmaya devam ediyor. Savaşın 20. gününde savunmasız canları, sivilleri katleden Rusya’nın uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanması gündeme gelmişti. Bu hususta, Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı yargı organı Uluslararası Adalet Divanında 7 Mart 2022’de görülmeye başlayan duruşmada, Ukrayna’nın Rusya aleyhine 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle ortaya koyduğu dava çerçevesinde Rusya ve Rus yetkililer yargılanacak. Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri, Avukat Namık Kemal Bayar, Rusya devlet başkanı Putin’in insanlık suçu işlediğini belirterek, Putin’in Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) yargılanması gerektiğini vurguladı.

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri, Avukat Namık Kemal Bayar, Rusya devlet başkanı Putin’in 2014 yılından beri insanlığa karşı suç işlediğini belirtti. Bayar, 2014 yılında Kırım ve Donbas’ı ilhak ederek suç işlediğini kaydederek, 20 gündür de Ukrayna’ya karşı yeni bir suç eklediğini belirtti. Bayar, bu suça Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) yargı yetkisinin tartışılmasının önemsiz olduğunu suçun açık bir şekilde işlendiğini izah etti.

NAMIK KEMAL BAYAR: RUS DESTEKÇİSİ ANALİSTLER HAYDUTLUK RACONUNU HUKUKUN ÖNÜNE GEÇİRİYOR

Avukat Bayar, Rus destekçisi akademisyen ve analistleri ele alarak, Putin’in yargılanamayacağı, UCM’nin yetkisi olmadığı söylemlerinin birer iddiadan ibaret olduğunu belirterek, “Bu iddianın tek tutarlı tarafı Rusya’nın süper güç olduğu iddiası ile haydutluk raconu kesilerek “sıkıysa alsınlar” söylemidir ne yazık ki!” ifadelerini kullandı. Bayar paylaşımının devamında, “Yani bu analistler, haydutluk raconunu hukukun önüne engel olarak koymaktadır” dedi.

“İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇ” NEDİR?

Avukat Bayar paylaşımında, “insanlığa karşı işlenen suç” kavramını açıkça tanımladı. Bayar, “İnsanlığa karşı suçlar, evrensel nitelikte suçlardır ve bu suçun failleri yani suçu işleyenler, kendi ceza kanunlarında “insanlığa karşı suçları” tanımlamış her devlet tarafından yargılanabilir. İnsanlığa karşı suç işlemiş biri, yargı yeri yetkisi kuralına bakılmaksızın kendi ceza kanununda insanlığa karşı suç işleyen birini yargılama görev ve yetkisi kuralına yer veren her devlet tarafından yargılanarak cezalandırılabilir” bilgisini paylaştı.

ANTALYA’YA GELEN LAVROV TUTUKLANABİLİR MİYDİ?

İnsanlığa karşı işlenen suçlar marjında Rusya devlet başkanı ve/veya Rus Federasyonu yetkililerin yargılanabileceğini açıklayan Bayar, Türk Ceza Kanunu’ndan örnekler ile destekledi. “Türk Ceza Kanununda insanlığa karşı suçlar konusunda hüküm ve yetki bulunduğundan geçtiğimiz hafta Antalya’ya gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u Ukrayna’ya karşı, insanlığa karşı suç işlediğinden, suçlara iştirak ettiğinden ve sorumlu olduğundan dolayı tutuklayıp yargılayabilir ve suçu sabit olursa cezaevine yollayabilirdi” örneğini verdi. Avukat Bayar, aynı şekilde Putin’in de insanlığa karşı suçları yargılama yetkisi bulunan bir devleti ziyarette bulunduğunda, söz konusu devletin, suçlu Putin’i tutuklayıp yargılayabileceğinin de altını çizdi.

NAMIK KEMAL BAYAR: SIĞINMACILAR, PUTİN’İ SUÇ İŞLEDİĞİ GEREKÇESİYLE ŞİKAYET EDEBİLİRLER

Avukat Bayar açıklamasının devamında, Rusya’nın işgalleri yüzünden Ukrayna’yı terk etmek zorunda kalan sığınmacıların da Rusya idaresindeki Putin ve yetkilileri, işgalci Rus ordusunu, “insanlığa karşı suç işlediği” gerekçesiyle yargı mercilerine başvurma haklarının bulunduğunu kaydetti. Bayar, insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının olmadığını da sözlerine ekledi.

Namık Kemal Bayar’ın bu husustaki açıklamasının tamamı şöyle:

Tarihi boyunca işlediği insanlığa karşı suçlarına 2014 yılından itibaren Kırım ve Donbas’ta, yirmi gündür de Ukrayna’da yeni suçlar eklemektedir. Rusya’nın bu suçları sadece savaş suçu olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yetki ve görev alanındadır şeklinde bir yorum, yargılama yetkisinin kullanılması açısından tartışmalara yol açmaktadır. Özellikle Türk televizyonlarında üniversitelerde bölüm başkanlığı yapmış ya da öğretici olarak görev alan bir takım analistler konuşmalarında Rusya diktatörü Putin ve çetesinin UCM tarafından tutuklanarak yargılanamayacağı, Rusya’nın zaten UCM’nin yetkisini de tanımadığını iddia ederek cezalandırılmalarının mümkün olmadığını müstehzi ifadelerle iddia etmektedir. Bu iddianın tek tutarlı tarafı Rusya’nın sözüm ona bir süper güç olduğu iddiası ile haydutluk raconu kesilerek “sıkıysa alsınlar” söylemidir ne yazık ki. Yani, Türkiye’deki profesör, doçent ve sair ünvanlı bu analistler haydutluk raconunu hukukun önüne engel olarak koymaktadır. Bu da ekranlardaki analiz kalitesini ortaya koymaktadır. Ancak, bu noktada Rusya’nın işlediği insanlığa karşı suçlar yönünden yargı yetkisini çok net açıklamak da önem taşır. “İnsanlığa karşı suçlar” evrensel nitelikte suçlardır ve bu suçun failleri, yani suçu işleyenler kendi ceza kanunlarında “insanlığa karşı suçlar”ı tanımlamış her devlet tarafından yargılanabilir. Yani “insanlığa karşı suç” işlemiş biri yargı yeri yetkisi kuralına bakılmaksızın kendi ceza kanununda insanlığa karşı suç işleyen birini yargılama görev ve yetkisi kuralına yer veren her devlet tarafından yargılanarak cezalandırılabilir. Bunu şöyle bir örnekle somutlaştıralım. Her ne kadar UCM’nin yetkisi olmadığı iddia edilse de bugün Ukrayna’da insanlığa karşı suç işleyen Putin, olur da bir gün Rusya’dan çıkıp kendi ceza kanununda insanlığa karşı suçları yargılama yetkisi bulunan diyelim ki Kanada’ya gitti. İşte bu durumda Kanada, Rusya diktatörü Putin’i UCM’ye sevk etmeksizin tutuklayıp yargılama yetkisine sahiptir. Bir örnek daha verelim. Mesela “insanlığa karşı suçlar” konusunda Türk Ceza Kanununda hüküm ve yetki bulunduğundan Türkiye, geçtiğimiz hafta Antalya’ya gelen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’u Ukrayna’ya karşı insanlığa karşı işlenen suçlara iştirak ettiğinden ve sorumlu olduğundan dolayı tutuklayıp yargılayabilir ve suçu sabit olursa cezaevine yollayabilirdi. Meselenin hukukî tarafı aslında bu kadar basit. Ve son olarak an itibarıyla Rusya’nın saldırısı nedeniyle Ukrayna’daki evlerini terk etmek zorunda kalarak Türkiye ve Avrupa ülkelerine gelen her sığınmacının Putin ve onun çetesi, işgalci Rus ordusu, subayları ve erlerine kadar her biri hakkında “insanlığa karşı suç” işledikleri iddiasıyla yargı mercilerine suç duyurusunda bulunma hakkı vardır ve istedikleri zaman kullanabilirler. Çünkü, insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı da yoktur.