Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımayacağız

Güncel
Ömer Kaya
02 Aralık 2021, 18:45
Ömer Kaya
02 Aralık 2021, 18:45

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 28. Bakanlar Konseyi Toplantısı’nda bugün Rus işgali altındaki Kırım ve Kırım’daki insan hakları ihlallerini dile getirdi. Çavuşoğlu, Rusya’nın gerginliği artırdığı Ukrayna sınırlarındaki askeri hareketlilikle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İsveç’in başkenti Stokholm’de düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 28. Dışişleri Bakanları Konsey Toplantısı’na katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus işgali altındaki Kırım ve Kırım Tatarlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Çavuşoğlu, Kırım’ın yasa dışı ilhakını asla tanımayacaklarını vurguladı.

“KIRIM’DA İNSAN HAKLARI İHLALLERİNDEN ENDİŞE DUYUYORUZ”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kırım’da işgalci Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik hak ihlallerini dile getirdiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kırım’ın yasadışı ilhakını tanımayacağız. Kırımlıların ve Tatarların insan hakları ihlallerinden de endişe duyuyoruz. Gürcistan ve Moldova’da barışçıl ve sürdürülebilir çözüm çabalarını desteklemeye devam etmeliyiz. Değişen güvenlik ortamında arabuluculuk çalışmalarımızı da sonuç odaklı bir yaklaşımla benimsememiz gerekiyor. Bunun için Finlandiya ve İsviçre ile eş başkanlık yaptığımız Arabuluculuk Dostları Grubu’ndan istifade etmeliyiz…. Minsk Grubu Eşbaşkanları da grubun daimi üyeleriyle birlikte yeni gerçeklere dayalı olarak katkılarda bulunabilirler. Ukrayna’daki krizler diplomasi ile çözülmelidir. Minsk anlaşması ve uluslararası hukuka uygunluk önemlidir.

KIRIM’DA RUS İŞGALİ YEDİ YILDIR DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. 7 yıl önce Mart ayında sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.
Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.
16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.
İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.
Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

Bakan Çavuşoğlu, Borrell ile Ukrayna ve Kıbrıs gibi gündemdeki dış politika konularını ele aldı