Çin'in, Rusya'daki Kuşak ve Yol Projesi harcamaları sıfıra düştü

Ekonomi
qha muhabir
25 Temmuz 2022, 14:24
qha muhabir
25 Temmuz 2022, 14:24

Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği ağır insan hakları ihlallerinin nedeni olan yeni Kuşak ve Yol Girişimi’nin, Rusya Federasyonu ayağı durma noktasına geldi. Bu, Pekin’in Ukrayna savaşının ardından yaptırımlara maruz kalmaktan çekindiğini gözler önüne seriyor.

Çin’in Şangay’da bulunan Fudan Üniversitesindeki Yeşil Finans ve Geliştirme Merkezi tarafından hazırlanan bir rapora göre, Pekin 2022 yılının ilk yarısında “Bir Kuşak Bir Yol Girişimi” programı kapsamında Rus kuruluşlarıyla hiçbir anlaşma yapmadı. Merkezin direktörü olan Wang Keli, batı liderliğindeki yaptırım tehdidinin Çin’i Rusya’ya yatırım yapmaktan caydırabileceğini söyledi. Öte yandan, Çin’in, Rusya’daki yatırımlarını yavaşlatırken, Orta Doğu ile ilişkilerini derinleştirdiğini ifade etti.

ÇİN’İN ENERJİ ALIMLARI SAVAŞA RAĞMEN ARTIYOR

Wang, ayrıca bu gerilemenin sadece geçici olabileceğini ve “Rusya ile Çin arasında kesinlikle güçlü bir ilişki” olduğunu belirterek, Çin’in Rusya’dan enerji alımlarının savaşa rağmen arttığını da sözlerine ekledi.

Rusya, Bir Kuşak Bir Yok projesi kapsamında Çin’in kalkınma harcamalarından en çok yararlanan ülkeler arasında yer alıyordu. Rusya ve Çin’in 2021’de yaklaşık 2 milyar dolar değerinde anlaşma imzaladığı biliniyor.

SUUDİ ARABİSTAN PROJEDEN EN ÇOK YARARLANAN ÜLKE OLDU

Şubat 2022’deki Rus işgalinden bu yana Pekin, Rusya’ya yönelik uluslararası yaptırımları eleştiriyor ancak şirketlerinin çoğu bunları ihlal etmemeye özen gösteriyor. Fudan Üniversitesinin verileri, Çin’in büyük enerji ve inşaat anlaşmaları yoluyla Orta Doğu ülkeleriyle bağlarını güçlendirdiğini ve Suudi Arabistan’ın Kuşak ve Yol projesinden en çok yararlananlardan biri haline geldiğini gösterdi.

Çin, şu ana kadar Rusya’nın Ukrayna’ya karşı açtığı savaşı ne kınadı ne de işgal olarak nitelendirdi. Çin yönetimi, sürekli Rusya’ya yönelik yaptırımlara karşı olduğunu ifade ederek; ülkeyle ticaretini artırarak devam ettiriyor. Bu kapsamda, dün açıklama yayımlayan Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, bir kez daha Çin’in Ukrayna’daki savaşa dair tarafsız olduğunu yineledi.

KUŞAK VE YOL PROJESİ UYGUR SOYKIRIMININ NEDENLERİNDEN BİR TANESİ

Çin’in Kuşak ve Yol projesi, Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği ağır insan hakları ihlallerinin nedenlerinden biri olarak biliniyor. Çin, gayet büyük yatırımlar yapacağı İpek Yolu projesinin geçtiği Doğu Türkistan’da olası istikrarsızlık endişelerini ortadan kaldırmak istiyor. Bu nedenle kısa sürede asimilasyonu tamamlamayı, Uygur Türklerinin nüfusu, kültürü, dili ve tarihine karşı soykırım fiilleri işliyor. Çin, bölgede toplama kampları uygulamala başta olmak üzere ağır ve geniş çaplı soykırım politikalarını uyguluyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN’İN SİSTEMATİK SOYKIRIM UYGULAMALARI


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.