Çin’in Kuşak ve Yol Projesi yatırımları dibe çakıldı

Ekonomi
qha muhabir
27 Temmuz 2022, 00:08
qha muhabir
27 Temmuz 2022, 00:08

Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği ağır insan hakları ihlallerinin nedeni olan Kuşak ve Yol projesi kapsamındaki yatırımlar, Çin’deki Fudan Üniversitesine bağlı ‘Yeşil Finans ve Gelişim Merkezi’nin araştırmasına göre, 2019’a göre yüzde 40 oranında düştü.

Çin’in Şangay’da bulunan Fudan Üniversitesindeki Yeşil Finans ve Geliştirme Merkezi tarafından hazırlanan bir raporda, Çin’in Kuşak ve Yol projesi yatırımlarının geçen sene bu döneme göre 1 milyar dolar, 2019 yılına göre ise yüzde 40 oranında düştüğü belirtildi. Projenin önemli ayaklarından olan Rusya ve Sri Lanka’ya herhangi bir harcama yapılmaması dikkat çekti.

PANDEMİ, SAVAŞ VE FED’İN PARA POLİTİKALARI NEDEN OLDU

Araştırmaya göre, küresel pandemi önlemleri ve Çin’in düşen büyüme oranları, yatırımcıları projeden uzaklaştırdı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası’nın (FED) yüksek enflasyon karşısında sıkılaşan para politikaları da Kuşak ve Yol yatırımlarının düşmesine neden oldu.

Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşı doğrudan Çin’i etkilemiyor ama Çin, şu an Batı’nın Rusya’ya uyguladığı ambargoları delemiyor. Dolayısıyla da savaş, Çin’in ekonomik olarak zor günler geçirmesine neden oluyor. Ayrıca, Rusya’ya uygulanan yaptırımların Çin’e de uygulanabileceği endişesi de yatırımcıları ürkütüyor.

ÇİN’İN BORÇ DİPLOMASİSİ!

Çin’in Kuşak ve Yol Projesi açıklanmasından bu yana hep eleştirilerin hedef oldu. ABD yönetimi, son birkaç yıldır Çin’i bu proje aracılığıyla gelişmekte olan ülkeleri daha bağımlı hale getirmek için kullanmakla suçladı. Bazı uluslararası kuruluşlar ve araştırmacılar tarafından bu proje Çin’in borç diplomasisinin bir aracı olarak tanımlandı.

KUŞAK VE YOL PROJESİ UYGUR SOYKIRIMININ NEDENLERİNDEN BİRİ

Çin’in Kuşak ve Yol projesi, Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği ağır insan hakları ihlallerinin nedenlerinden biri olarak biliniyor. Çin, gayet büyük yatırımlar yapacağı İpek Yolu projesinin geçtiği Doğu Türkistan’da olası istikrarsızlık endişelerini ortadan kaldırmak istiyor. Bu nedenle kısa sürede asimilasyonu tamamlamayı, Uygur Türklerinin nüfusu, kültürü, dili ve tarihine karşı soykırım fiilleri işliyor. Çin, bölgede toplama kampları uygulamala başta olmak üzere ağır ve geniş çaplı soykırım politikalarını uyguluyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN’İN SİSTEMATİK SOYKIRIM UYGULAMALARI


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.