Batı Trakyalı gazeteci İhsan Tahsin, Yunanistan'ın hukuksuz muamelelerine maruz kaldı

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
17 Ağustos 2021, 09:58
Ayyıldız Huri Kaptan
17 Ağustos 2021, 09:58

Batı Trakyalı gazeteci İhsan Tahsin, Yunanistan’ın Gümülcine kentinde hukuksuz şekilde gözaltına alındı. Saatlerce hukuka ve insan haklarına aykırı kötü muameleyle karşılaşan ve 5 bin Euro para cezasına çarptırılan Batı Trakyalı gazeteci, kendi ülkesinde bu duruma düşecek hiçbir davranışta bulunmadığını ifade ederek, “Ben bir kaçak göçmen veya mülteci değilim, terörist asla değilim. Yaşadığım vatanıma kaçak girmedim. Suçsuzum adalete güveniyorum” dedi.

Batı Trakyalı Türk gazeteci İhsan Tahsin, iş seyahati nedeniyle (İpsala Sınır Kapısının karşısında yer alan Yunanistan’a ait) Kipi Sınır Kapasından giriş-çıkış yaparken, aşı sertifikası ve gerekli bütün evraklarla sınır kapasından sorunsuz geçiş yaptı. Ancak, gazeteci İhsan Tahsin, “test yaptırmayı reddettiği gerekçesiyle” hukuksuz bir şekilde Gümülcine’de gözaltına alındı. Tahsin, götürüldüğü Gümülcine Emniyet Müdürlüğünde insan haklarına aykırı ve kötü muameleyle karşılaştı. Suçsuz olduğu halde 5 bin Euro para cezasına çarptırılan ve hakkında soruşturma başlatılan Tahsin, yapılan hukuksuz eylemlerin cezasız kalmayacağını dile getirdi. Tahsin, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gideceğini söyledi.

BİR GÜNLÜK İŞ SEYAHATİ İÇİN TÜRKİYE’YE GEÇTİ

İHA’nın aktardığı habere göre 1 günlük iş seyahati yapmak üzere Türkiye’ye giriş yaptığını ifade eden Gazeteci İhsan Tahsin olayı şöyle aktardı:

“Bir günlük iş seyahati yapmak üzere Türkiye’ye geçtim ve aynı gün içerisinde tekrar ülkem Yunanistan’a, aşı sertifikası ve diğer gerekli evraklarla birlikte giriş yaptım. Polis kontrolüne geldiğimde görevli memur tüm evrakları inceledikten sonra ‘sayın İlhan gidebilirsiniz’ dedi. Kipi Gümrük Kapısı’ndaki Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY ekibinden bir bayan görevli ‘bırakın geçsin Yunan plakalı o araç’ dedi ve ‘geçin beyefendi’ diye bana seslendi. Ben de gümrük sahasından sorunsuz ayrıldım. Gümülcine şehir merkezine geldiğimde ise aracım polis arabası tarafından durdurularak eşimle birlikte Gümülcine Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüm. Burada, ‘Rapid test’ yapmayı kabul etmediğim ve buna karşı çıkarak hızla aracımla gümrük sahasından kaçtığım’ söylendi. Durumu anlatmaya çalıştım.”

“KABUL EDİLEMEYECEK MUAMELELER GÖRDÜM”

Gümülcine Emniyet Müdürlüğünde anlam veremediği, hukuka aykırı olaylar zinciri ile karşılaştığını aktaran Tahsin, şunları kaydetti:

“Beni ve eşimi saatlerce Gümülcine Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tuttular. Daha sonra eşimi serbest bırakarak beni, Dedeağaç’a nöbetçi Savcıya sevk edeceklerini söylediler. Savcının karşısına çıkacağım için uygun giyinmek istedim. Polis arabası ile evime giderek üzerimi değiştirdim. Daha sonra beni sirenler eşliğinde Dedeağaç otoyolu üzerinde bulunan gişelere kadar götürdüler. Burada sivil bir araca bindirdiler. Dedeağaç Savcılığına gitmemiz gerekirken, Ferecik kasabasında bulunan Kaçak Göçmen Kabul ve Kimlik Tespiti Merkezine götürdüler. Burada asla kabul edemeyeceğim davranışlar gördüm.”

“SABIKALI TABELASI OLUŞTURDULAR”

Kaçak Göçmen Kabul ve Kimlik Tespiti Merkezi’nde de insan haklarına aykırı muamele ve uygulamaların devam ettiğini belirten Tahsin, “Duvarda bulunan sabit metre ölçeği ile boyumu ölçtüler. Sabıkalı tabelası ile kayıt numarası oluşturdular. Boy boy uzaktan ve yakından, gözlüklü gözlüksüz, maskeli maskesiz, düz ve yan profil fotoğraflarımı çektiler. İki elimin serçe parmaklarından tutun da baş parmaklarıma kadar, avuç içlerimi, avuç içi yanlarını defalarca ışıklı cihazda tarayarak izlerini kaydettiler. Bu da yetmedi, siyah boya sürerek tekrardan parmak izi aldılar. Ardından bir krem sürerek tekrar baş parmaklarımın izlerini kaydettiler. Sonra da bir belge imzalattılar. Sorduğumda, ‘bu işlemlerin yapılması ve hakkınızda dosya oluşturulması için’ dediler. Sonra da en önemlisi; ‘Savcı artık serbest kalma kararı verdi’ dediler ve 5 bin Euro da ceza makbuzunu elime tutuşturdular. Ardından ise ‘Tutuksuz yargılanmak üzere artık buradan evine gidebilirsin’ dediler.” diye konuştu.

“KAÇAK GÖÇMEN VEYA MÜLTECİ DEĞİLİM”

Tahsin, kendi ülkesinde bu duruma düşecek hiçbir davranışta bulunmadığını ifade ederek, sonuna kadar hakkını arayacağını kaydetti. En kısa sürede olayın açıklığa kavuşması gerektiğini belirten Tahsin, “Ben bu muameleyi hak edecek hiçbir kötü davranışta bulunmadım. Rapid testi yapmayı reddetmedim, çünkü benden böyle bir talepte bulunulmadı. Kaldı ki bir dava da görülmedi. Yani suçum daha belli değil. Ben bir gazeteciyim. Ben bir kaçak göçmen veya mülteci değilim, terörist asla değilim. Yaşadığım vatanıma kaçak girmedim. Suçsuzum adalete güveniyorum” dedi.