Almanya'dan BM İnsan Hakları Komiserliğinin Çin ve Doğu Türkistan ziyaretine tepki! Hayal kırıklığı...

Güncel
qha muhabir
31 Mayıs 2022, 19:46
qha muhabir
31 Mayıs 2022, 19:46

Almanya Dışişleri Bakanlığı, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’in Çin ve Doğu Türkistan ziyaretini hayal kırıklığı olarak değerlendirdi. Almanya Çin’in, insan haklarını son derece ağır şekilde ihlal ettiğini ve bağımsız incelemeleri engellediğini vurguladı.

Almanya Dışişleri Bakanlığından 30 Mayıs 2022 tarihinde yapılan açıklamada, geçen hafta Çin ve Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ile ilgili incelemelerde bulunmak üzere bölgeye giden Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’in ziyareti “hayal kırıklığı” olarak değerlendirildi.

“ÇİN, KONUYU ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE AÇIKLIĞA KAVUŞTURMALI”

Bakan Annalena Baerbock’un geçen hafta Çinli mevkidaşı Vang Yi’ye Doğu Türkistan’da “insan haklarının son derece ağır ihlal edildiği konusunun şeffaf bir şekilde açıklığa kavuşturulması” talebinde bulunduğu hatırlatılan açıklamada, Bachelet’in Çin ziyaretinin bu beklentileri karşılayamadığı vurgusu yapıldı.

Açıklamada, “Çin’in kısıtlamaları nedeniyle Bachelet’in ziyaretinde kişi ve bölgelere özgürce, engelsiz bir erişimin mümkün olmadığı ve bölgedeki durumun bağımsız bir şekilde değerlendirilmesine imkan tanınmadığı” ifadelerine yer verildi.

ALMANYA: İNSAN HAKLARI İHLALLERİ ÇİN’İN İÇ İŞLERİ DEĞİL!

Açıklamada, insan haklarının ve işlenen konudaki ihlallerin, devletlerin iç işleri kapsamına girmediğin,, ülke sınırlarının insan haklarını sınırlandıramayacağını belirten Alman Dışişleri Bakanlığı, bunun Çin’deki insan hakları için de geçerli olduğunu vurguladı.

“SÜREKLİ ERTELENEN RAPOR ARTIK YAYIMLANMALI”

Öte yandan açıklamada, BM insan hakları komiserine, Doğu Türkistan’daki insan hakları durumuna dair aylar önce hazırlanmış olan fakat yayımlanması sürekli ertelenen raporun bir an önce yayımlaması çağrısında bulunuldu.

Bachelet, geçen hafta Çin ve Doğu Türkistan ziyareti sonrası, soykırıma karşı kesin bir tavır sergilemek yerine, Çin’in Doğu Türkistan’daki baskılarına karşı temkinli bir eleştiri yapmış ve Çin yetkililerini övmüştü.