Adas Jakubauskas: Baltık ülkeleri halklarının ve Kırım Tatarlarının tarihleri çok benziyor

28 Haziran 2020, 21:08

Adas Jakubauskas, Litvanya’da epeydir tanınıyor. Mykolas Romeris Üniversitesi Profesörü, Sosyal Bilimler Doktoru, Litvanya Kırım Tatarları Derneği Başkanı ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu üyesi Jakubauskas aktif bilimsel ve sosyal faaliyetlerde bulunuyor.

Litvanya Tatarlarının tarihi üzerine birçok çalışmalar kaleme alan ve 25 Haziran 2020 tarihinde, Litvanya Soykırım ve Direniş Merkezi Genel Müdürü olarak seçilen Jakubauskas, Kırım Haber Ajansı‘na (QHA) verdiği röportajda; yeni görevinden, Litvanya’da Kırım Tatarlarının durumundan ve kendisinden bahsetti.

“İLK ZİYARETİMİ KIYİV’E YAPMAK İSTİYORUM”

-Adas ağa, siz Litvanya Soykırım ve Direniş Merkezi Genel Müdürü oldunuz. Bu Merkez neler üzerinde çalışıyor? İşleyişinde değiştirmek istediğiniz bir şey var mı?

Merkez 30 yıldır faaliyet göstermekte. Merkez, Alman ve Sovyet işgali, Litvanya’nın savaş sonrası direnişi, Litvanyalıların sürgün edilmesi ve benzeri konularla ilgili Litvanya politikasını oluşturuyor. Bu nedenle, bu kurum Litvanya’da çok önemlidir.  Merkez ayrıca, işgalci rejimlerin suçlarını inceleyen ana organlardan biridir. 

Yani Merkez tarafından yapılan çalışmaların kapsamı çok büyük ve tabii ki sorumluluk da çok büyük. Litvanya ile benzer bir tarihi olan ülkelerde de benzeri merkezler var. Letonya’da da aynı merkez var, Polonya’da Ulusal Hatıra Merkezi var, Estonya’da Soykırım Müzesi, Ukrayna’da Ulusal Hatıra Enstitüsü. Merkezin Başkanı olarak ilk ziyaretimi Kıyiv’e yapmak istiyorum. Ukrayna, Litvanya’nın 30 yıl önce yaşadıklarının aynısını görüyor. Umarım, Litvanya, Ukrayna, Polonya, Estonya, Letonya, Macaristan ve totaliter bir rejim geçirmiş olan diğer ülkeler arasında iletişim artar, çünkü tarihin korunması çok önemlidir. Gençlerimiz 30 yıl önce neler olduğunu bilmiyor, 70-75 yıl önce olanlar hakkında ne söyleyebiliriz ki!

-Ukrayna, Letonya, Estonya, Polonya’daki benzer kurumlarla iş birliğini derinleştirmek istediğinizi söylediniz. Sizce bu iş birliği hangi alanlarda gerçekleşebilir?

Merkezimiz İngilizceye geçmeli. Merkezimizin dünyada tanınması gerekiyor. İngilizce iletişim henüz istediğimiz kadar gelişmiş değil. Ben akademik ortamda çalışıyorum, Romeris Üniversitesi Profesörüyüm. Bu nedenle daha çok bilimsel konferanslar ve müzakereler yapmak istiyorum. Gerçek şu ki, şimdilik açık bir şekilde yorumlanamayan birçok soru var. (Geçirdiğimiz dönem) çok zor bir dönemdi. Litvanya ve diğer ülkelerin arşivlerinde saklanan belgelere, olaylara ilişkin yazılı kanıtlara dayanan sonuçlara varmak çok önemli bizim için. Tüm belgeler yüzde yüz güvenilir olmalı.

LİTVANYALILAR VE KIRIM TATARLARININ SÜRGÜNÜ

-Adas ağa, 14 Haziran 1941 yılında Litvanya halkı sürgün edildi, bu nedenle Kırım Tatarları ve Litvanya halkının kaderi çok yakın diyebiliriz. Litvanyalıların sürgününü anlatabilir misiniz? 

14 Haziran 1941’de Litvanya’da Stalin tarafından yapılan ilk sürgün gerçekleştirildi. O zaman ülkeden yaklaşık 27 bin kişi sürgün edildi. Onlar arasında bilim adamları, politikacılar, din adamları, yani milletin en iyi temsilcileri bulunuyordu. Sürgün edilen bazı insanlarla, onların torunlarıyla konuştum. Sürgün edilen kişileri taşıyan trenler hareket ederken, 22 Haziran’da savaş başladığında, çoğu insanlar savaşın onları yakalayacağını ve onların eve dönebileceğini düşündüklerini anlattılar. İnsanların böyle düşünceleri olmuş. Maalesef, bu insanların çoğu o zaman hayatını kaybetti. 

-Litvanya, Letonya’dan sonra Kırım Tatar Sürgününü soykırım olarak tanıdı. Sizce, bir başka Baltık ülkesi olan Estonya bu kararı onaylamaya hazır mı?

Bence, hazır. Eğer gerekirse, ben kendim Litvanya Kırım Tatarları Derneği Başkanı, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu üyesi ve DQTK Genel Sekreterinin Yardımcısı olarak buna katılabilirim. Baltık ülkeleri de Kırım Tatarları gibi çok zorluklar gördü. Ancak Kırım Tatarlarının hepsi sürgün edildi, Litvanya, Letonya ve Estonya’da ise nüfusun bir kısmı. Bu nedenle Kırım Tatarlarına karşı yapılan tüm zulmü Baltık halklarına anlatmalıyız. Çünkü onların tarihinde de benzer olaylar oldu. 

“KIRIM TARİHİ VATANIMIZDIR”

-Litvanya Tatarlarının tarihini anlatabilir misiniz?

İlk Tatarlar daha 1319-1320’de Litvanya Büyük Dükalığı zamanlarında ortaya çıktı. Bu Polonyalı tarihçi Stryikovsky’nin tarihçesinde anlatılıyor. Stryikovsky, Litvanya Büyük Dükü Gediminas’a (1275-1341) müttefik olarak yardım etmeye gelen Tatar savaşçıları hakkında bilgi veriyor. Daha sonra onlar dağıldı ve yerel etnik gruplarla karıştılar. Biz kendimizi 1397’de Litvanya’ya gelen Tatarların torunları olarak görüyoruz. Buraya gelen Tatarların, Emir Timur (1336-1405) tarafından devrilen (Altın Orda hükümdarı) Toktamış Han’ın (1342-1406) destekçileri olduğunu belirtmek isterim. Onlar Altın Orda topraklarından gelen ilk Tatarlardır. Sonra, XV-XVI. yüzyıllarda Litvanya’ya Kırım Tatarları da yerleşmeye başladı. 17. yüzyılda da Litvanya’ya Kırım Tatarlarının geldiğine dair kanıtlar var. Tüm bu Tatar toplulukları birleşti ve sonuçta ortaya “Litvanya Tatarları” çıktı.

-Litvanya Tatarları  ana dillerini neden kaybetti?

Burada yerleşen ilk Tatarlar imparatorluğun farklı yerlerinden geldi ve birbirlerini anlamıyorlardı.  Onların için yerel dile geçmek daha kolaydı, ancak yazıları Arap harfleriyleydi. Bütün açıklama bu. Kendimize Litvanyalı Tatarlar diyoruz, ama Kırım’ı tarihi Anavatanımız olarak onurlandırıyoruz. Kırım Tatarları ile kan bağıyla bağlıyız ve onlarla bir milleti oluşturuyoruz. 

-Yanılmıyorsam, Kırım Hanlığı’nın kurucusu I. Hacı Geray da Litvanya Büyük Dükalığı topraklarında doğdu …

Evet. Hacı Geray Trakai kalesinde doğdu. Trakai Litvanya Büyük Dükalığı’nın eski başkentidir. Büyük ihtimalle Hacı Geray uzun zaman Trakai’de ve sonra da bir süre Lida Kalesi’nde yaşadı. Hacı Geray’ın iki kez Kırım Hanı olmaya çalıştığını biliyor musunuz? 1441’de onun girişimi başarılı oldu. Geraylar (Giraylar) sülalesinin ataları Litvanya’da doğdu dememiz bir gerçektir. Bu nedenle, kendimizi Kırım Tatar halkı olarak görüyoruz. Ve ben 30 yıldır burada bu halkı koruyorum. 

Litvanya Tatarlarının sayısını ne kadar?

Günümüzde Litvanya’da yaklaşık 3100-3200 Tatar yaşıyor. Kesin bir rakam vermek çok zor, bunun için nüfus sayımı yapılması gerekiyor .

“KIRIM’IN İŞGALİNİ HİÇBİR ZAMAN TANIMAYACAĞIZ”

-26 Haziran’da Ukrayna ve Kırım Tatarlarının yaşadığı başka yerlerde Kırım Tatar Bayrak Günü kaydediliyor. Litvanya’da Bayrak Günü vesilesiyle etkinlikler yapıldı mı?

Etkinlikler bizde her yıl düzenleniyor. Ukrayna’nın Vilnius Büyükelçiliği’nde Kırım Tatar Bayrağı göndere çekiliyor. Bildiğiniz gibi, Ukrayna’nın Vilnius Büyükelçiliği 18 Mayıs’ta Kırım Tatar bayrağını Ukrayna bayrağı ile birlikte asan ilk büyükelçilik oldu. Sonra başka ülkelerdeki büyükelçilikler de aynısını yapmaya başladı. 

Kırım Tatar Bayrak Günü’nde de Büyükelçilik iki bayrağı asıyor. Bu törene hükumet temsilcileri, Avrupa Parlamentosunun milletvekilleri, Kırım Tatar ve Ukrayna topluluklarının temsilcileri katılıyor. 

Ayrıca, Kırım’ın işgalinin 1. yıl dönümünde biz Litvanya Parlamentosunda Kırım Tatarlarının haklarının korunmasına dair uluslararası konferans düzenledik. Konferansa Litvanya ve Avrupa’nın meşhur politikacıları katıldı. Ayrıca, etkinliğe ABD’li Senatör John McCain de katıldı. Açıklamalarda bulunan McCain, “Bay Putin’in Kırım’ı işgalini hiçbir zaman tanımayacağız” demişti. Sonra da Vilnius’a geldiğinde, onunla görüşme yapıldı. Ben de davet edilmiştim. Görüşmeye de Kırım Tatar bayrağı götürdüm. John McCain de bayrağı görünce elini kalbine götürürdü ve önünde eğildi. 

30 yıl önce de, 19 Mayıs 1989 yılında Vilnius’ta Kırım Tatarlarını desteklemek için miting düzenledik. O zaman Özbekistan’dan büyük bir grup gelmişti. Onlar arasında Kırım Tatar Milli Hareketi emektarlarından Sinaver Kadırov, Şevket Gaybullayev, Sabriye Seutova, Server Kerimov ve başkaları vardı. Litvanya’da Kırım Tatar halkını gündeme getirip 13 bin imza toplamamız bizim için çok büyük bir başarı oldu. Ben bu imzaları, Moskova’da Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesine de, Sovyetler Birliği Halk Vekilleri Kongresi’ne de gönderdim. 

Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile tüm Litvanya politikacıları, milletvekilleriyle görüştük. Ve tamam o zamanlarda Litvanya Parlamentosunda Kırım Tatarları meselesi gündeme getirildi. Buna katkıda bulunduğum için çok gurur duyuyorum.

-Adas ağa, siz Mykolas Romeris Üniversitesi’nde çalışıyorsunuz, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu üyesi oluyorsunuz, 1990’larda ilk şiir kitabınız yayımlandı. Bize kendinizi, doğduğunuz yeri, profesyonel ve sosyal faaliyetlerinizi anlatır mısınız?

Ben Alytus ilçesinin Butrimonis adlı küçük bir kasabasında doğdum. Burası Litvanya Büyük Dükası Büyük Vytautas (1350-1430) zamanında Tatarlar tarafından kuruldu, yüzyıllar boyunca burada Yahudiler de yaşadı. Ancak İkinci Dünya Savaşı sırasında onlar tamamen yok edildi. Kasabada yaşayan bin kişiden sadece dördü hayatta kaldı. Bu yerde mezun oldum. Sonra ailemiz Alytus şehrine taşındı. Orada bir teknik kolejden mezun oldum, daha sonra Vilnius Pedagoji Enstitüsü’ne girdim. Daha sonra Adam Mickiewicz Üniversitesi’nde doktoraya başladım. Tezimi Lehçe savundum. Litvanya’ya döndüğümden sonra Litvanya Cumhuriyetinin Seimas (Parlamento) ofisinde çalıştım, Ulusal azınlıklar konusunda Başbakana danışmanlık yaptım ve 2010’dan beri de Mykolas Romeris Üniversitesi’nde çalışıyorum.

25 Haziran’da ise Litvanya Soykırım ve Direniş Merkezi Genel Müdürü olarak seçildim. Orada 150 kişi çalışıyor, çoğu tarihçi. Benim için bu çok ilginç bir iş olacak.


Adas Jakubauskas
Kırım Tatarları
Litvanya
Litvanya Tatarları
Bunlara da bakın: