Pehlivan: Türk ve Müslüman halklar, Rus etnik kimliğinin paryası haline getiriliyor

23 Mart 2020, 23:51

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Rusya Federasyonu’nda 22 Nisan 2020 günü Putin iktidarı tarafından önerilen yeni anayasa değişikliği kapsamındaki halk oylaması ile, federasyon içerisindeki Türk ve Müslüman halklar yeni bir meydan okuma ile karşı karşıya kalacak.

Federasyon içindeki Rus olmayan halkların ölüm fermanı niteliğindeki değişiklik teklifi, çoğunluğu Türk ve Müslüman olan milletlerin temel hak ve özgürlüklerini yok olma derecesine getiriyor. QHA, Putin iktidarının sessiz sedasız referanduma soktuğu değişiklik teklifini Türk ve dünya kamuoyunun gündeminde tutmak adına Turan Araştırmaları Derneği Başkanı Avukat Hasan Basri Pehlivan’ın görüşüne başvurdu.

“FEDERASYON VATANDAŞI TÜRK VE MÜSLÜMAN HALKLARI ENDİŞEYE SEVK ETMİŞTİR”

Pehlivan, Rusya Federasyonu içindeki çoğunluğu Türk ve Müslüman olan halklara yönelik temel hak ve hürriyetleri kısıtlayıcı ve yok edici uygulamaların, endişe verici olduğunu dile getirdi.

Turan Araştırmaları Derneği Başkanı Avukat Hasan Basri Pehlivan’ın konuya ilişkin görüşleri şu şekilde:

“Siyasal sistemin coğrafya, kültür ve soya bağlı özgün vasıfları olmakla birlikte günümüz dünyasında, her siyasal sistemi içte ve dışta kuşatan norm ve denetim mekanizmaları bulunmaktadır. Bu bağlamda, demokratik standartları tartışmalı olmakla birlikte Rusya Federasyonu da iç veya ulusal olarak tanımlanan insan hakları hukuku ve dış egemenliğini sınırlayan, uluslararası insan hakları hukuku normları ile bağlıdır.

Uzun yıllardır devam eden Putin yönetimi altında otoriter vasfı pekişen Rusya Federasyonu’nun, 22 Nisan 2020’de yapacağı yeni anayasa değişikliği halk oylaması, federasyon vatandaşı olan Türk ve Müslüman halkları, derin bir endişeye sevk etmiştir. Halk oyuna sunulacak maddelerden biri  ‘Rusya Federasyonu topraklarında, devlet kurucu halkın dili olan Rusça devlet dilidir. Rus halkı, devlet kurucu bir halk olduğu gibi, Rusya Federasyonu’nun ortak hukuka sahip halklarının çok milletli ittifakına dahildir.’ şeklindedir. Bu madde ile yalnızca ana dil değil devletin kurucu unsurlarından olan egemenlik hakkı da, Rusya Anayasası’nın  ‘Rusya Federasyonu’nda egemenliğin taşıyıcısı ve hakimiyetin tek kaynağı, onun çok uluslu halkıdır’ şeklindeki 3 /1 maddesine açıkça aykırı olarak bir etnik kimliğe hasredilmektedir. Rusya üniter bir devlet olmadığı gibi federatif devlet niteliği Sovyetlerden kalma çok kademeli bir özelliğe sahiptir ve yürürlükteki anayasaya göre Rusya Federasyonu, ‘Rusya Federasyonu’nun eşit haklara sahip unsurları olan cumhuriyetler, topraklar, vilayetler, federal şehirler, özerk vilayetler ve özerk alanlardan’ oluşmaktadır.

“RUS ETNİK KİMLİĞİNİN PARYASI HALİNE GETİRMEYE DÖNÜK SUİNİYETLİ GİRİŞİMLER…”

Yapılmak istenen Anayasa’ya ve uluslararası hukuka aykırı değişiklikler, Rusya Federasyonu Anayasası’nın giriş kısmında geçen ‘kendi toprakları üzerinde ortak bir kaderde birleşmiş Rusya Federasyonu’nun çok uluslu halkı’ ifadelerine rağmen, Rus etnik kimliğinin paryası haline getirmeye dönük suiniyetli girişimlerdir. Adı halk oylaması da olsa yapılmak istenen, Anayasa ile güvence altına alınmış kişi ve grup haklarını ortadan kaldırmaktır. Aksinin düşünülmesi ve yapılması ise yine mer’i olan Rusya Anayasası’nın, ‘İnsan, onun hak ve özgürlükleri yüce değerlerdir. İnsan ve vatandaş hak ve özgürlüklerini tanımak, uymak ve korumak devletin görevidir’ şeklindeki 2. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Halk oylamasına sunulacak maddeler arasında ‘Rusya kanunları uluslararası hukuk normlarından üstündür’ şeklinde bir madde olması ise mer’i (yürürlükteki) anayasanın ‘Uluslararası hukukun evrensel ilke ve normları ve Rusya Federasyonu’nun uluslararası antlaşmaları, Rusya Federasyonu’nun hukuk sisteminin bir parçasıdır. Eğer; Rusya Federasyonu’nun uluslararası antlaşmasıyla, kanunla öngörüldüğünden farklı bir hüküm öngörülmüşse, uluslararası antlaşmanın hükmü uygulanır’ şeklindeki 15/4 maddesine aykırı olduğu gibi çağdaş dünyanın II. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşturduğu evrensel hukuk düzenine açıkça meydan okumaktır. Rusya Federasyonu’nun iç hukukuna aykırı olan bu tür emeller, başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere Birleşmiş Milletler Antlaşması’na hatta Bağımsız Devletler Topluluğu Antlaşması’na da aykırıdır.

FEDERASYON İÇİNDEKİ TÜRK VE MÜSLÜMAN HALKLARA TARİHTEN BUGÜNE UYGULANAN BASKILARIN SON HALKASI: RUSYA’DAKİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Gündemdeki yeni anayasa değişikliği sonuçları itibariyle en çok, federasyon içindeki Rus olmayan halkları ilgilendiriyor. Rusya Federasyonu’nda Rus olmayan halkların temel hak ve özgürlüklerini neredeyse sıfıra indirecek olan anayasa değişikliğinin kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Sürecin neler doğuracağını ise, Putin Rusya’sının mevcut politikalarına bakarak öngörmek mümkün.

Kırım Haber Ajansı (QHA), Putin’e “ölene kadar” devlet başkanlığının yolunu açan ve federasyon içindeki Rus olmayan halkların temel hak ve hürriyetlerini yok olma noktasına getiren yeni anayasa değişikliği konusunu gündemde tutmaya devam ediyor.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
hasan basri pehlivan
Rusya
Bunlara da bakın: